stephen king'in ilk romanı. ayrıca harika da bir filmdir.
roman iyidir güzeldir de pek kısadır. şöyle en az bir 400 sayfa olsa tadından yenmezdi.
spoiler verip şurası şöyle güzel burası böyle güzel diye anlatmama gerek yok diye düşünüyorum. korku-gerilim izleyicileri filmini muhakkak izlemelilerdir, bence başyapıttır, özellilkle carrie karakteri mükemmel oynamıştır, resmen oyunculuk dersi vermiştir.
kitap ise, klasik stephen king işte. alın okuyun. her zaman ki gibi harikulade.
Yeni versiyon çevriminin fragmanı nihayet evrene düşmüş, Stephen King'i dünyaya tanıtan başyapıt.
Bu arada yeni versiyonun başrol oyuncusu chloe grace moretz'i buradan tebrik etmek istiyorum. Sissy Spacek'in efsane performansı karşısında tırsmayıp rolü kabul etmek her babayiğidin harcı olmasa gerek.
brian de palma'nın 1976 yapımı, stephen king'in aynı adlı eserinden uyarladığı gerilim filmi. bazı yerlerde korku filmi olarak adlandılırsa da şahsen "korku filmi" kavramını çok karşıladığını düşünmüyorum. korkacak bir şey yok yani, sakin. bir de brian de palma'nın malum sahnede ekranı ikiye bölmesinden pişmanlık duyduğu söyleniyor, ben bu söylentiye pek inanmıyorum çünkü ekranı ikiye bölmeyi saçma ve gereksiz bulsa bunu diğer filmlerinde yapmazdı daha sonra çektiği bazı filmlerde de bu yönetme başvuruyor palma başgan. ha sadece o sahneyle ilgili bir pişmanlıksa bilemem. ben seyirci olarak gayet başarılı buldum. gayet pratik bir yöntem.
(bkz: #4464702) ayar vermekden baska isi olmayan yazar. kendisine türk dil kurumunun sözlügünde yazmasini tavsiye ederim cünkü burada dilbilgisi dersinden cok yazarlarin düsüncelerine yer veriliyor..
the final countdown'la hayatımıza girmiş europe grubunun efsane şarkısı. laylaylom müzik yaptığı düşünülen gruplarında harika baladlar çıkartabileceğinin güncel ispatı.
öyle ya da böyle kendine ait fikir sahibi olan, yeri geldiğinde bu fikrini de dile getirmekten çekinmeyen ve fikrinin de sözünün de sonuna kadar arkasında duran yazar. ha fikrine katılırsınız katılmazsınız; siz de kendi fikrinizi fikir ifade etme üslubu içerisinde dile getirirsiniz. ancak bir fikir beyan etti diye neredensey belden aşağı denecek tavırlarla yüklenip fikir sahibine günah keçisi muamelesi yapmak hiç de düzgün bir tavır sayılmaz. o yüzden keşke müsbet ya da menfi herkesin onun gibi bir temel gerekçeye dayanan fikri olsa da fikirler mütalaası olabilse; polemik de şu ortamda layığıyla gerçekleşebilse şeklinde kendi fikrimi dile getirmeme aracı olmuş kişidir kendileri.
Gerçekten haklı olan yazar ,1 günlük tatil için işçiyi nerdeyse öldürün emri veren bir hükümetin arkasında durmak mı işçiyi sevmek ,sanırsam ben sosyalist olamam o durumda ,9 günlük tatili verenlerden yana olup da gelip de 1 mayısın hesabını sormayanlar hiç boşuna işçiden sabaha kadar çalışmasından hesap sormaya kalkmasın. yaptığının doğru veya yanlış olduğunu söyle bilirsiniz ama 9 günlük tatilin işçiler için iyi olduğunu söylemezsiniz zira benim 9 günlük kesilen paramı hükümet vermeyecek ve bende işçiyim.
(bkz: doğruyu söyleni 9 köyden kovarlar)
kimisinin sürekli okula gidip, kimisinin çalıştığı hatta bazılarının sabahladığı şu ülkemizde 9 günlük tatil olunca vatanı satıyoruz değil mi? kusura bakma ama eksiler haklı. 9 günlük tatille vatan satılmaz!