canan karatay

entry328 galeri67
    222.
  1. ben bu kadının hala doktor olduğuna falan inanmiyorum.

    diploma var mi ?
    salak salak açıklamalar falan filan
    yakında bununda düzenbaz olduğu ortaya çıkarsa şaşırmayın a dostlar.
    3 ...
  2. 223.
  3. Söyledikleri gayet mantıklı ama ilaç sektörü baronları tarafından lince uğramış birisidir.
    5 ...
  4. 224.
  5. gebelere şeker yüklemesi yapmak yerine, açlık tokluk kan şekeri değerlerine bakılmasının daha doğru olacağını, hatta ve hatta buna dahi gerek olmadan tüm gebe kadınların şerbetli tatlı, hamur işi, asitli içecek, hazır gıda gibi ürünlerden uzak durması gerektiğini söylediği için linç edilen profesör. bu konuda sonuna kadar haklıdır. hamile kadınlara şeker yükleyip o defalık sonuca göre tamam problem yok istediğini yiyip içmeye devam edebilirsin ya da gebelik şekerin var demek yerine, bu tip besin değeri olmayan yiyecek ve içeceklerin, hareketsiz bir yaşamın 'her bebeğe' olumsuz etki edeceğini hatta kontrol altında olmayan şekerin anne karnında ölüme sebep olabileceğini anlatmak daha doğru değil mi? anne karnındaki bebeğin plasentadan kolayca, sınırsızca aldığı iki şey su ve şekermiş. kontrolsüzce vücuda alınan şekeri ya da kolayca şekere dönüşen yağları o küçücük bedenin tolere edebilmesi mümkün değildir. karatay'ı linç etmeden önce iki kez düşünün derim.
    5 ...
  6. 225.
  7. onu yeme bunu yeme ulan bu maaşla ne yiyelim aç kalırız bunun yasaklarıyla.
    0 ...
  8. 226.
  9. Bazı konularda katılıyorum, bazı konularda doğru yanlış bilemem ama mesela ben meyveyi sınır koymadan yerim. Her zaman da yedim şimdi bende anormal bir durum, hastalık vs 20 yıldan fazladır tükettiğim halde olmadi. Steve Jobs hayatı boyunca meyve yedi peki adam ahmak ya da hastalıklı mıydı? Neye dayanarak meyve zararlıdır diyebiliyor, şekersiz gdolu meyve yapsalar bu daha mi sağlıklıdır diyecek?

    Şeker kandaki proteini hücrelere ulaştırır ve hücre içi tedavi bakım ve onarım gün içinde sürekli oluyor, günde 5 gr şekere ihtiyacımız varmış ki o da 2,5 küp şeker bence bu tartışılır.

    Sporcu biri için evde oturan biri için okula giden biri için sokakta oyun oynayan çocuk için vs. herkes için eşit bir durum söz konusu olamaz, sporcular hasta oluyor mu ahmak oluyor mu kanser oluyor mu o şeker oranlarına rağmen hayır hatta kaslı insanlar yattığı yerde daha çok seker yakıyor yani sindirip, bitiriyor ve sekerim çok az olması onlar için hiçbir şey. Evde oturan zaten yakamadigi ve yağ tulumu olduğu için zeka geriliği başlıyor. Bunlar benim fikirlerim ve gözlem ile kanitladigim ve karatay a katılmadığım konular. Köyün olma meselesine de gelelim ekmek değil bisküvi çok tüketen biri olarak... hiçbir siyasî parti ve ideolojiye dahil değilim, doğru bildiğim neyse onu söylerim ki siyaset yalancıların konuştuğu bir yer ben yalandan uzak kalıp, doğruları söylemeyi tercih ederim.
    1 ...
  10. 227.
  11. ağzı çorba kokan çomarlar üzerinden para kazanan cahil. he ilaç baronları amk çomarı.
    4 ...
  12. 228.
  13. --spoiler--
    Kışın hastalıklardan korunmak için sadece beslenmenin değil yaşam şeklinin de önemli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, "Kış aylarında lahana, karnabahar, turp, çiğ havuç, soğan ve sarımsak yiyorum" dedi. 12 yıl Amerika'da yaşadığını belirten Karatay, "12 sene Amerika'da kaldık ne ben ne çocuğum hamburger yemedik"
    --spoiler--
    1 ...
  14. 229.
  15. Siz şimdi ekmek yemiyoruz diyorsunuz ama; makarna da yemeyeceksiniz, pilav da yemeyeceksiniz, bulgur da, arpa da, mısır da, patates de yemeyeceksiniz!
    8 ...
  16. 230.
  17. feslinin kadın versiyonu ama bu doğru söylüyo.
    3 ...
  18. 231.
  19. Bu teyzeye bakarsak bok yememiz lazım.
    2 ...
  20. 232.
  21. Bu teyzeye bakarsak bok yememiz lazım.
    1 ...
  22. 233.
  23. Çok doğru konuşan doktor. Kadın kapitalizmle savaşıyor tek başına ilaç sektörüne kafa tutuyor, margarin almayın, zeytinyağı kullanın; nestle kahve almayın, türk kahvesi için diye veryansın ediyor. E çok haklı...
    13 ...
  24. 234.
  25. doğruları konuşan kadın. yapılan karalama kampanyasını hoş bulmuyorum. bilimsel makalelerin hepsi hatta son zamanlarda basılan tüm beslenmeyle ilgili kitaplar karatayın söylediklerine paralel.
    7 ...
  26. 235.
  27. ülkemizin malum şartlarına göre bir insanın beslenebileceği en iyi şekli bize sunup arkasını da destekleyen bir kadın. ama kendisini destekleyen kişi az.
    5 ...
  28. 236.
  29. orda burda, söylediklerini uyguladım, zayıfladım ya da hastalıklarım düzeldi diyenleri çok okudum, izledim.
    söylediklerinin benim de kafama yatıyor. ayrıca geçmişten gelen doğu anadolu geleneklerinin çoğuda kendisine destek.
    misal eskiler derdi ki doğuda, et şişmanlatmaz, et yemeden doyulmaz.
    oysa biz son 40 senelik nesil nasıl biliyoruz, olayı, "et şişmanlatır, kolesterol yapar, et yağı vücudu yağlandırır"
    gerek karatay dan gerekse netten bir miyendis olarak vücut mekanizmasını öğrenmeye çalıştım. çokta abes bişey yaptığımı sanmıyorum çünkü sonuçta insan fiziken bir makina, tabi ruhsal tarafı ile makinalardan ayrılıyor ve tabi ruhi tarafı bu makinayı çok etkiliyor. neyse konuya dönersek.
    mekanizmayı incelerken ilginç şeyler gördüm.
    kilo yapan şeylerin hakkaten buğday, pirinç, meyve ve tatlılar olduğunu anladım. nasıl oluyor bu, şöyle oluyor.
    vücdun yakıtı şeker, vücut çevirebildiği her şeyi şekere çevirip, onu bildiğin benzin olarak kullanıyor. ve de çok verimli bi şekilde. malum günlük 3000 kcal ile koca 80 kiloluk vücdu hareket ettiriyor, besliyor, ısıtıyor, beyin faaliyetlerini sürdürüyor.
    bi robot düşünün. üzerinde yalnızca 150 watlık bi pil var yani neredeyse iki laptop pili kadar. yani aşırı verimli bi sarfiyatı var.
    peki biz o ekmek türevi ve tatlı şeyleri çok yediğimizde ne oluyor? vücut gene onları şekere çeviriyor ama kullanılmadığını görünce insülün mekanizması devreye giriyor ve onları yağa çeviriyor. yağları da göbek, kalça ve diğer yerlerde depoluyor. dışarı atma mekanizması yok. mecbur depoluyor ve insan kilo alıyor haliyle.

    peki, et ve türevleri yiyince ne oluyor?
    vucut bunları şekere çeviremiyor ya da çok az bi kısmını çeviriyor. gerisini, protein ve vitamin ya da mineraller halinde organların yenilenmesi, tamiri için kullanıyor. tabi et dediğimiz zaman içeriğinde yağ da var. ikisini beraber düşünmeli. yani görüldüğü üzere yediğimiz et ve yağları vücutta depolayacak bir mekanizma yok.
    eğer bunları fazla alırsak vücüttaki uyarı mekanizması devreye giriyor. tokluk hissi yaratarak daha fazla yemememizi sağlıyor. biz dinlemeyip yemeğe devam edersek bu sfer mide bulantısını devreye sokuyor. çünkü dışarı atacak bi mekanizma yok ve fazlası zararlı ama fazlası derken mesela her gün yarım kilo veya üstü et yemek anlamında. günlük 200- 300 gram et bişey yapmıyor.
    ve işin daha ilginç tarafı proteinlerin kalan kısmının nasıl kullandığı bilinmiyor. diyelim günlük protein miktarını aşmadani protein aldık. gerekli yerlere kullandı, vücut kalanı ne yapıyor. bilim çözememiş.
    yani doğu anadolu da dedelerimizin yüzyıllardır edindiği deneyimler ve onlardan oluşturduğu yazılı olmayan ama eskilerin çok bildiği kurallar, vücut mekanizmasının çalışma şekline uygun.

    not: burada yazılanlar müyendisce bir yaklaşım içermektedir. sağlık ve diyet için kullanmaya çalışmayınız. dokturunza danışınız.
    2 ...
  30. 237.
  31. o dediğin şeyler kaç para haberin var mı diye soran seyirciye, ben onların parasını bilmem de senin makyaj malzemenle saç boyan oldukça pahalı cevabını veren efsane doktordur. makyaj falan yapmaz.
    4 ...
  32. 237.
  33. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1791387/+
    bu resim herşeyi anlatıyor karar sizin yiyin yemeyin çokta karatay yani.
    3 ...
  34. 238.
  35. bir sağlık sektörü çalışanı olarak dediği her şeyin tamamen doğru olduğunu tereddütsüz söyleyeceğim kişidir. ilaç firmaları nasıl hala kadını ortadan kaldırmadı hayret ediyorum.
    iki üç kez de konuk olarak dersine girmişliğim vardır. muhteşem bir öğretmendir aynı zamanda.
    1 ...
  36. 239.
  37. 240.
  38. Doğal olan her gıdayı yiyin diyor ne var bunda..
    3 ...
  39. 241.
  40. 242.
  41. Doğru söylediği şeyler zaten söylenenlerden farklı değil; söylediği yanlış sayısı ise doğrulardan çok daha fazla. Gebelere şeker yükleme testinin yapılmaması gerektiğini savunurken kaç kişinin hayatının tehlikeye atıldığından kimse bahsetmiyor? Ya da direk önerdiği sucuklu yumurtalar, 10 yumurtalarla kolesterolü tavana çıkıp direk kalp kriziyle servise yatan insanları biz takip ettik. Değişen değerlerini kendi gözlerimizle gördük. Bire bir derslerde sağlık bakanlığında üst düzey görevde olan bir hocamız zamanın bakanına neden ceza almadığı konusunda soru sorduğunda da gündem oluyor denmiştir. Herkes farkında bu durumun o yüzden ilaç şirketleri de uğraşmaz sizin dediğiniz gibi. Doğru dediği kısımları herkes söylüyor zaten. Ama günde 10 yumurtaymış vs geçin bunları. Biraz daha farkli yayınlar ve insanlara göz atmanızı öneririm.
    2 ...
  42. 243.
  43. Söylediği her şey bilimseldir. A.kodumunun tahıl kafalılarının ekmek yememek seker tüketmemek zorlarına geliyor diye kadına takacak kılıf arıyorlar.

    Ekmeği şekeri kesin, adam gibi dengeli beslenip sporunuzu yapın goreceksiniz ki bokunuz bile leş gibi kokmayacak. Sizin bağırsak duvarlarınızda yapış yapış hamur var arkadaşlar bu da sizin aklınızın iyi çalışmasına engel teşkil ediyor.

    Şekerden,hamurdan, hazır ambalajlı gıdalardan arındırılan bir beden ile her türlü zararlı bokun nüfus ettiği bir beden ve bunların yaşam kalitesi bir olur mu?

    Kadın aç kalın demiyor. Yiyin ama yararlı olanı yiyin diyor.

    Hem sağlıklı genç, aktif bir bireyin günde 1 veyahut 2 dilim ekmek yemesinde sakınca görmüyor. Ille de yiyeceğim ben bunu diyorsanız kararınca yiyebilirsiniz ama tavsiyem hiç tüketmemenizdir diyor. Olay bu.

    Yaşı ileri ve hasta kişiler içinse kesin ve net konuşuyor ve onların asla önerilen beslenmeden taviz vermemeleri gerektigini söylüyor.
    2 ...
  44. 244.
  45. 246.
  46. Bu kadın her programda aynı cümleyi kuruyor. Bunları ben söylemiyorum, bunlar daha önce gösterildi [akademik yayın var anlamında].

    Başka kimse bu yayınları neden referans vermiyor acaba.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük