can yücel

entry1111 galeri48 video7 ses2
    230.
  1. sevgi emekmiş,
    emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak
    kadar sevmekmiş...

    (bkz: anladım)

    bir usta şair..

    ve tekrar bakalım neymiş sevgi; anlamak ile özdeş olan, dogru anlamlar verilen degerler, o degerler ile oluşturulan duygular topluluğu.
    1 ...
  2. 229.
  3. Yerin seni çektiği kadar ağırsın
    Kanatların çırpındığı kadar hafif
    Kalbinin attığı kadar canlısın
    Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
    Sevdiklerin kadar iyisin
    Nefret ettiklerin kadar kötü
    Ne renk olursa olsun kaşın gözün
    Karşındakinin gördüğüdür rengin
    Yaşadıklarını Kar sayma:
    Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
    Ne kadar yaşarsan yaşa,
    Sevdiğin kadardır ömrün
    Gülebildiğin kadar mutlusun
    üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
    Sakın bitti sanma her şeyi,
    Sevdiğin kadar sevileceksin.

    Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
    Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
    Bir Gün yalan söyleyeceksen eğer
    Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
    Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
    Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın

    Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın
    Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak.
    Kendini yalnız hissetiğin kadar yalnızsın
    Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü.
    Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
    işte budur hayat!
    işte budur yaşamak
    Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
    Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün
    Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
    çiçek sulandığı kadar güzeldir
    Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
    Bebek ağladığı kadar bebektir
    Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren,

    Sevdiğin kadar sevilirsin.

    Çok doğru söylemiş.
    1 ...
  4. 228.
  5. buralardan göçeli 10 yıl olmuş sapına kadar şair... bir şişe şarapla mezarına gitmek vardı şimdi!

    kaybederken kazanmayı şiirden öğrendim
    öyle bir harp meydanına döndü ki ömrüm
    mağlup bir şah iken gâlip bir nefer-i merkûm
    yürüyorum sılaya, uyağımda ölüm.
    1 ...
  6. 227.
  7. "Gölköy adında bir yer varmış gelibolu'da

    Televizyonda gösterdiler geçen gün.

    Gelenek edinmiş köy halkı,

    "ben kendimi bildim bileli bu böyledir"

    Diyor muhtar:

    29 ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...

    Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi

    Kirvesi tutmuş kolundan

    Yatırdılar bir kamp yatağına,

    Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi

    Elinde bıçağıyla,

    Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:

    "yaşasın cumhuriyet" diye

    Bunun üzerine de ekran karardı



    Korkarım bu, sade gölköylülerin değil, umumuzun

    Sade küçüklerimizin değil, büyüklerimizin de

    Düştüğü bir tarihsel yanılgı

    Çünkü sünnet değil, farzdır cumhuriyet"
    2 ...
  8. 226.
  9. ölüm yıldönümünde saygı ile andığımız can babamız. o gittiğinden beri küfürler bile küfür değil.
    3 ...
  10. 225.
  11. bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne."o olmazsa
    yaşayamam." demeyeceksin.
    demeyeceksin işte. yaşarsın çünkü.
    öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
    ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
    çok sevmezsen, çok acımazsın. çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
    çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
    hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    senin değillermiş gibi davranacaksın.
    hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
    onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
    çok eşyan olmayacak mesela evinde. paldır küldür yürüyebileceksin.
    ille de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi, ayı, yıldızları... mesela kuzey yıldızı,senin yıldızın olacak.
    "o benim." diyeceksin. mutlaka sana ait olmasını istiyorsan birşeylerin...
    mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
    mesela turuncuya, yada pembeye. ya da cennete ait olacaksın.
    çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın.
    hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
    ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...
    3 ...
  12. 224.
  13. Fazla söze ne hacet...

    MARE NOSTRUM
    En uzun koşuysa elbet Türkiye' de de Devrim,
    O, onun en güzel yüz metresini koştu
    En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
    En hızlısıydı hepimizin,
    En önce göğüsledi ipi...
    Acıyorsam sana anam avradım olsun,
    Ama aşk olsun sana çocuk, aşk olsun!
    1 ...
  14. 223.
  15. sivas katliamı sonrası yazdığı şiir;

    Nasıl Kıydınız?

    Sivas'ta 37 ler yandı kül oldu,
    Onlar yanmadı birer gül oldu,
    Hakkın verdiğini hani hakk alırdı?
    Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
    Akşamdan kalsam sabaha diz çöksem yerde,
    Camii ben, ben camii olsam bir yerde,
    insan öldürsen etsen bin tövbe,
    Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
    Bir koyun oldum aldın canımı,
    Pişirdin etimi neden yemedin?
    Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
    Allah'tan gayrı dostumuz yoktu.
    Madımak'ta dedin Allah yoktur...
    Allah yolu için Yakın! dedin,
    Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?
    Günahımız '' Muhammed , Ali '' miydi?
    12 imamın güllerimiydi?
    Neden kıydın Can'a bilebildin miydi?
    Sevap mıydı bu söyle hoca efendi?

    Can Yücel
    2 ...
  16. 222.
  17. şiir okumaya başlama sebebidir.
    0 ...
  18. 221.
  19. sivri dili, keskin zekası, babacan tavır ve görüntüsüyle birlikte, şairliğinin yanı sıra insanlığıyla da örnek alınması gereken büyük üstat, büyük idoldür..
    1 ...
  20. 220.
  21. sevgi duvarı isimli şiirine kendi sesi kadar hiç bir sesin hayat veremediği şair. her kelimesi hayatın ta kendisi olan şiirler ve fikirlerini bırakmıştır bu millete*.
    0 ...
  22. 219.
  23. "biz halkçı değiliz halkın ta kendisiyiz" diyen üstad.
    5 ...
  24. 218.
  25. Tansu Çiller Datça'yı ziyaret eder ve Can Yücel'i getirin bana der. korumaları Can Yücel'in evine giderler, başbakanımız sizi görmek istiyor der. Can Yücel kalkar Çiller'in kaldığı yere gider. Çiller olanca küstahlığıyla şöyle der;
    "Can Bey, siz çok güzel şiir yazıyormuşsunuz. bana da bir şiir yazar mısınız?"
    Can Yücel düşünür ve peki der. başlar o anda yazdığı şiiri okumaya;
    "Sarı saçlı güzel kadın!
    Sarı saçlı güzel kadın!"
    Tansu Çiller şöyle keyifle süzülür, şiiri dinlemeye devam eder.
    "sarı saçlı güzel kadın!
    Sarı saçlı güzel kadın!
    Anasını ... vatanın!"
    Can Yücel derhal korumalar tarafından Çiller'in yanından uzaklaştırılır.
    38 ...
  26. 217.
  27. üniversiteden arkadası olan gazi yasargil ile birlikte babası hasan ali yücel'in yanına giderek, yurt dısında okumak istediklerini belirtirler, ancak can yücel'in babası oğlunun torpille gideceğinin düşünülmesinden ve\veya, bursu arkadası için daha uygun gördüğünden (su an pek hatırlamıyorum nedenini) oğlu can yücel'e vermez. can yücel'de biriktirmiş oldugu tüm parayı arkadası gazi yasargil'e verir.
    gazi yasargil su an dünya'nın en ünlü beyin cerrahlarındandır.
    4 ...
  28. 216.
  29. rahmetli evini çok severdi. *
    0 ...
  30. 215.
  31. 214.
  32. babadır, o baba. bir insanın ağzına 'kadın' kelimesi ve küfür bu kadar mı yakışır.
    4 ...
  33. 213.
  34. "...Sevgi emekmiş, Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş, anladım."

    Can Yücel
    2 ...
  35. 212.
  36. --spoiler--
    yalnızlığa dayanırım da,
    bir başınalığa asla,
    yaşlanmak hoş değil,
    duvarlara baka baka.
    bir dost göz arayışıyla,
    saat tıkırtısıyla ...
    korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
    ama "günün aydın, akşamın iyi olsun" diyen biri olmalı.
    bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.

    yoksa zor değil, hiç zor değil,
    demli çayı bardakta karıştırıp,
    bir başına yudumlamak doyasıya.
    ama "çaya kaç şeker alırsın ?"
    diye soran bir ses olmalı ya ara sıra ...
    --spoiler--
    2 ...
  37. 211.
  38. Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?

    Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.

    Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?

    ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu kemirirken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.

    Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?

    Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

    Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?

    Seni hiç tanımadığım bir sürü insanla paylaşmak. Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.

    Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

    Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.

    Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

    Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

    Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?

    Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek. Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde. Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.

    Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

    Nereden bileceksin?

    Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

    Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıdada sarhoş olmazdım.

    Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

    Ama sen hiç benimle olmadın ki...
    YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDi YA YÜREĞiN...

    Can YÜCEL
    2 ...
  39. 210.
  40. miko da yıllarca takıldıktan sonra mikonun sokağına adı verilen güzel insan.
    0 ...
  41. 209.
  42. çingene benleri, ne dersiniz, pembe olmalıydı
    değil mi?
    ama dünyada her şey olması gerektiği gibi
    olmuyor ki... demiş şair.
    0 ...
  43. 208.
  44. vefat etmeden önce bir dergiye verdiği röportajda kendisine sorulan;

    '' solcular neden necip fazıl okumuyor ? '' sualine;

    '' solda adam mı var necip fazıl' ı anlayacak ? hepsi dangalak '' diye cevap veren delüğanlı ve dobra şair...

    not: röportaj selim çoraklı tarafından yapılmıştır. haftalık, necip fazıl özel sayısı, no: 120...
    12 ...
  45. 207.
  46. mezarı datça'da bulunan, neyzen tevfik kadar içtiği söylenen harika bir insan. hasan ali yücel'in oğlu.

    şöyle de bir şiir'i vardır ki favorimdir,

    "anamın amına kar yağdı,
    sonra öyle bir güneş doğdu ki güneş.."

    mezarındaki çakıl taşları bile şiir gibi durur.
    2 ...
  47. 206.
  48. LAPACı

    Ne karanlık kar bu !
    Ne biçim pirinç bu siyah !

    Ayaklarım donuyor
    içim öyle eziliyor ki
    Bir tabak lâpa olsa şimdi
    Anamın hanımelleriyle pişirdiği
    Akpak ve onun elleriyle sıcak
    Bir tabak lâpa olsa
    Anamın pişirdiği
    Bir tabak lâpa
    Lâpa ...

    Olmayacak da olsa
    Ne güzel dua
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük