can yücel

entry1111 galeri48 video7 ses2
    827.
  1. maalesef sosyal paylaşım sitelerinin vazgecilmezi olan yüce ruhlu şair.
    0 ...
  2. 826.
  3. "Kaldır kadehi eyyy sevgili;
    Önce gelişine, sonra gidişine ...
    Dibini bulunca gelmişine geçmişine"
    0 ...
  4. 825.
  5. " Yaşamak düğünse, sen orda gelindin.
    Seni soydum, güler, dünyayı giyindim.. "

    satırlarının sahibi olan şair.
    0 ...
  6. 824.
  7. başka türlü bir şey benim istediğim
    ne ağaca benzer, ne de buluta
    burası gibi değil gideceğim memleket
    denizi ayrı deniz,
    havası ayrı hava..

    bir başka yolculuk dalından düşmek yere
    yaşadığından uzun

    bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
    ağacın yüksekliğince
    dalın yüksekliğince rüzgarda
    ve bir yeni ömür
    vardığın çimen yeşilliğince

    nerde gördüklerim
    nerde o beklediğim
    rengi başka
    tadı başka..

    bu da üstadın en sevdiğim şiiridir.
    1 ...
  8. 823.
  9. yazdığı şiirlerden çok yazmadığı ergen şiirleriyle anılan koca şair. bi siktirin gidin şiir nedir bilmeyen aptallar, bırakın can baba'yı.
    0 ...
  10. 822.
  11. bir sergide ortada dolanırken, alımlı bir kadın heyecanla yanına gelir:
    - can bey, tanıştığımıza ne kadar memnun oldum anlatamam. sizin en büyük hayra nınızım.
    can baba sırıtır:
    - demek öyle, yatalım o halde?
    kadın küskün bir ifadeyle bozuk atar:
    - aşk olsun can bey!!
    can baba cevaplar:
    - aşk da olacak elbet..
    2 ...
  12. 821.
  13. "Ben gidiyorum dediğimde, 'gitme' diyen birini değil, Ben de geliyorum, yalnız gidemezsin! diyen birini istiyorum.."
    0 ...
  14. 820.
  15. Gazetede yazı yazmaya başladığında götü aleni şekilde yazdı diye hakkında açılan davada hakim Can Yücel'e sorar neden böyle yazdın diye.Can Yücel uzun bir savunma yapar.Savunması aynen şöyledir:Hakim bey bizim köye ilk kez doktor atandığı yıllarda köylülerden biri hastalanır ve doktora gider.Doktor bizim köylüyü muayene eder ve fitil yazar çıkarken de bunu anüsten alacaksın der.Köylü de tamam diyerek doktorun yanından ayrılık kahveye gelir.Kahvede oturanlara doktor bunu anüsten al dedi demeye de bu anüs nere diye sorar.Herkes birbirine bakar bilen yoktur ama adamın da rengi iyice solmuştur ne yapmalı ne etmeli derken köylülerden biri doktoru arayıp soralım der.Ama devletin koca doktorunu kim arayacak sorununu aşamazlar.Düşünür taşınırlar ve muhtara derler sen arayacaksın devletin doktorunu muhtardan başkası arayamaz.Muhtar eli mahkum kabul eder ve doktoru arar.Dohtor bey bizim köylülerden bir tanesi sana gelmiş sen ona bir ilaç yazmışsın ve anüsten al demişsin amma biz anüs neresi bilemedik der.Doktor haa makattan verin makattan der telefonu kapatır.Muhtar köylülere döner ve makattan verilecekmiş dohtor öyle dedi der.Herkes birbirine bakar makat neresi peki?Bilen yoktur bu arada hasta iyice ağırlaşmıştır.Herkes düşünmeye başlar ne yapalım diye,en son muhtarın doktoru tekrar arayıp makatın nere olduğunu sormasına karar verirler.Ama muhtar yok ben arayamam devletin doktoru dalga geçtiğimizi zannedecek kızacak der.Fakat köylüler bastırır sen madem muhtarımızsın adam ölüyo araman lazım.Neyse muhtar ikna edilir ve doktoru arar muhtar.Dohtor bey ben muhtar siz biraz önce makat dediniz ama biz makat neresi bilemedik der.Doktor biraz acelesi olan sesle götünden sokun der kapatır. Muhtar telefonu kapatır tüm köylüler muhtarın cevabını beklemektedir. muhtar konuşur demiştim size dohtor çok kızacak diye götüne sokun dedi der.
    Hikayeyi bitirir ve savunmasını tamamlar:Kısaca hakim bey bizim köyde göte göt derler.
    0 ...
  16. 819.
  17. "Hayat ne yaşadıklarındır
    Ne de kazandığın başarılar.
    Hayat dediğin;
    Ömür boyunca 'hayatım' diyebileceğin insanı bulunca başlar."
    2 ...
  18. 818.
  19. kalemi eline alınca coşan şairdir.

    Şiirlerinde küfür etme diyorlar usûlsüz, Lan bu kadar or.spu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?

    Can Yücel
    3 ...
  20. 817.
  21. ismi cam baba değil ki kırılsın. kırılan mermerdir, ziyan olan da şarap.

    http://www.cnnturk.com/20...ldiri/626640.0/index.html
    0 ...
  22. 816.
  23. --spoiler--

    Öyle sevmelisin ki beni; bırakıp giderken hayatı, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde.

    --spoiler--
    1 ...
  24. 815.
  25. Diyelim yağmura tutuldun bir gün
    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    Öbür yanda güneş kendi keyfinde
    Ne de olsa yaz yağmuru
    Pırıl pırıl düşüyor damlalar
    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    işte o evin kapısında bulacaksın beni
    Diyelim için çekti bir sabah vakti
    Erkenceden denize gireyim dedin
    Kulaç attıkça sen
    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    Ege denizi bu efendi deniz
    Seslenmiyor
    Derken bi de dibe dalayım diyorsun
    içine doğdu belki de
    işte çil çil koşuşan balıklar
    Lapinalar gümüşler var ya
    Eylim eylim salınan yosunlar
    Onların arasında bulacaksın beni
    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    Çakmak çakmak gözleri
    Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
    Herkes orda sen de ordasın
    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    Özgürlüğe mutluluğa doğru
    Her işin başında sevgi diyor
    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    Bi de başını çeviriyorsun ki
    Yanında ben varım..
    0 ...
  26. 814.
  27. "insan aklındakilerle gündüzleri,
    yüreğindekiyle geceleri uğraşıyormuş"..
    2 ...
  28. 813.
  29. her açıldığın da başlığı, beğeniyi belirtme isteği duyulan yazar. Nasıl da içten vurur alatımı. Nasıl yaşamıştır bu kadar çok duyguyu ki bu kadar güzel anlatır.
    0 ...
  30. 812.
  31. Gitmek

    Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
    Küçük bir sahil kasabasına,
    Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

    Hayatından memnun olan yok.
    Kiminle konuşsam aynı şey...
    Herşeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

    Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
    Bir kendisi.
    Bu yeter zaten.
    Herşeyi, herkesi götürdün demektir.
    Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
    Ama olmuyor.

    Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
    Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

    Böyle gidiyoruz işte.
    Bir yanımız "kalk gidelim",
    öbür yanımız "otur" diyor.

    "Otur" diyen kazanıyor.
    O yan kalabalık zira...
    iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
    Güvende olma duygusu...
    En kötüsü alışkanlık.
    Alışkanlığın verdiği rahatlık,
    Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
    Kalıyoruz...
    Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

    Evlenmeler...
    Bir çocuk daha doğurmalar...
    Borçlara girmeler...
    işi büyütmeler...
    Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

    Misal ben...
    Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
    Değil bu şehirden gitmek,
    iki sokak öteye taşınamıyorum.
    Alıp götürsem gelmez ki...
    Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
    Herkes onu, o herkesi seviyor.
    Hangi birimizle gitsin?

    "Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
    Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
    Kendi imalatımız küfeler.

    Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
    Ölüm var zira.
    Ölüme inat tutunmak lazım,
    inadına kök salmak lazım.

    Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
    Var tabii yapanlar, ama az.
    Sadece kaymak tabakası.
    Hepimiz kaçabilsek...
    Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
    Gün içinde mesela...
    Küçücük gitmeler yapabilsek.

    Ne mümkün.
    Sabah 9, akşam 18
    Sonra başka mecburiyetler
    Sıkışıp kaldık.
    Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
    Bu kadar ağır olmamalı.

    Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
    Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
    Ne saçma...
    Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
    Galiba.

    Ben her bahar aşık olmam ama
    Her bahar gitmek isterim.
    Gittiğim olmadı hiç,
    Ama olsun... istemek de güzel.

    Can Yücel
    (bkz: adamın dibi)
    0 ...
  32. 811.
  33. anladım!
    yar'la bir olmayınca,
    yer'le bir oluyormuş insan!
    0 ...
  34. 810.
  35. "oyle sıcaktı ki copculerin elleri,copculerin elleriyle oksardım seni" dizeleriyle hayran bırakmıs sair.
    1 ...
  36. 809.
  37. her şiiri ile insanı yerden yere vurabilen insan. her kelimesinde ayrı duyguyu yansıtır.
    2 ...
  38. 808.
  39. -Can’ın Canı Cehenneme-

    Can çıkıyor
    Canı çıkasıca
    Canı sıkılmış evden

    Can çıkıyor
    Evden bahçeden bayırdan
    Can çıkıyor Çamlıca’ya

    Öyle güzel bir istanbul ki efendim
    Can çıkıyor cansıkıntısından

    Ve çalıyor, çalıyor taa
    Kınalı’daki Rum Kilisesi’nin çanı

    Sonra iniyor Can’ın canı
    Can’ın çıktığı Çamlıca’dan
    Ki Allah birikmiş taksitlerini affetsin
    Canı öyle çektiği
    Ve de tatlı tatlı can çekiştiği için

    – Can Yücel -
    0 ...
  40. 807.
  41. "Bazen her şeyi unutup, sadece sarılmak istersin
    -ama bir şey seni hep durdurur. Adı ne mi?

    gurur ! "
    1 ...
  42. 806.
  43. Gözüme bir şey kaçtığı falan yok, ağlıyorum işte amk.

    Ehi.
    0 ...
  44. 805.
  45. 804.
  46. Bir çift yaprakmış dalında yumuşacık,
    Tutmuşum tutmuşum ellerinden senin;
    Düşmüşüz yavaşça bir sâkin derenin
    içindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.

    Balıklar gibiymiş, sessiz ve karanlık,
    Yüzermiş saçların, yüzermiş nefesin;
    Susarmışız öyle, bir sâkin derenin
    içindeymişik, yeşilmişik, sazmışık.
    1 ...
  47. 803.
  48. "çatal yüreğimle türkülü yollara düştüm ki okadar olur. seke seke ben geldim, sike sike gidiyorum". dizelerindeki gibi, doğallığı şiirlerine yansıtmış; büyük şaairlerimizden di.
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük