günümüz gazeteci kimliğini tam anlamıyla gerçekleyen, kokuşmuşluklar içerisinde "halkın ne ilgisini çeker, ne yazsam haber olur ve ülkede kaos yaratır" anlayışı içerisindedir. evet üstadane gazetecidir ancak; üstadane bir insan mıdır sorusu tartışılır. zaten gazeteciliğin gereği de budur.
serdar turgut birkaç gün önceki köşe yazısında Alaattin çakıcı'nın Can dündar'ı tehdit etmesi mevzusunu bahane ederek can dündar hakkında gerçekçi olduğu kadar esprili bir yaklaşımda bulunmuş. sonuçta kendini aydın diye tanımlayan can dündar'ın da içinde bulunduğu kesimin toplumsal olayları tahlil etmedeki yetersizlikleriyle kendilerini konumlandırdıkları yeri kesinlikle haketmedikleri gerçeğini ortaya koyan ilginç bir yazı olmuş...
memlekette kendilerine 'aydın' denilen insanlar halktan hayli kopuktur. Onlara dostça bir tavsiyem olacak: Bu memlekette her şey net ve tekdüzedir. Öyle empati, sinerji gibi karmaşık ilişkiler içeren şeylere yer yoktur. Sadece aslında zararsız olan bazı yazarlar bu gerçeği göremez ve onlar olmayanı varmış gibi zannedip anlamsız yazılar yazmayı sürdürür. Can Dündar, bu ekolün tipik temsilcilerinden birisidir. Can Dündar, toplumda var olmayan hislerin sözcüsüdür. Onun lafları, yazıları, ses tonu insanı bayabilir. Bayılanlardan bir tanesi de Alaattin Çakıcı olmalı ki, toplumda empatiyi en iyi kavrayan insanlardan birisi olduğunu gösterdi ve Dündar'a bir mektup yazarak, 'senin aklını başına almanı istirham ediyorum' mealinde bir şeyler söyledi.
Alaattin Çakıcı'nın bu kadar ince ve nazik olmaya çalışması hayli ürkütücü ve bana sorarsanız Hannibal Lecter'in karşısında duran kadına 'ben diyetteyim' diye konuşmasına benziyor. Dündar'ın, televizyonda ve yazılarında uzun süredir ağlamadığından dolayı bayağı empatilenmiş olduğunu zannediyorum.
türkiye'nin gündemi konusunda yeterli sertliğe ve alakaya sahip olmayan, daha çok romantik kalan ve kalbi ile hareket eden; beynini ise geri planda tutan gazete yazarı. "neden?" programında bu nedenle ne bir ali kırca, ne de bir reha muhtar'ın vakti zamanındaki programlarındaki kadar (evet, reha!) etkin ve etkileyici olamıyor, konuşmayı yönlendiremiyor.
romantik yazar. okuyorum, okuyorum da dişe tokunacak birşey bulamıyorum. ağzımı açıyorum küfretmeye bunun için mi yazıyorsun diye ama olmuyor, kızdığıma da pişmanlık duyuyorum çünkü öyle çocukca bakıyorki sadece lan neyse ben bişey demiyorum diyebiliyorum.
metal hakkında "katliamın fon müziği" dese bir yere kadar hazmebilebilirdi. kendi düşüncesi denirdi bilmem ne denirdi.
ama yazdığı satırlar kendi resmi sitesinde tamamen "Ve ağır metal, 21. yüzyılda katliamın fon müziği -misyonunu- üstlenmiştir." şeklindedir. heavy metal'in misyonu bu değildir.
bugunkü yazısının kesinlikle okunması gerektiğine inandığım yazar
Sayıyla kendine gelmek
NTV'deki "Neden" programında "Aleviler ve Siyaset"i tartıştık. Açılışta Alevi-Bektaşi Federasyonu Genel Sekreteri Turan Eser'e sordum:
"Neden her seçim öncesi 'Sünniler ve Siyaset' değil de 'Aleviler ve Siyaset' tartışılır?"
Eser, rakamlarla yanıtladı bu soruyu...Verdiği rakamlar, tartışmaya yer bırakmayacak kadar net bir tablo sergiliyordu.
Bu rakamları yorumsuz olarak sizlerle paylaşmak istiyorum:
* * *
Türkiye'de kaç okul var?
67 bin...
Kaç hastane var?
1220...
Kaç sağlık ocağı var:
6 bin 300...
Peki kaç cami var?
85 bin...
Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.
Peki kaç kilise var?
270...
Kaç cemevi var?
100.
* * *
Türkiye'de kaç doktor var?
77 bin...
Peki kaç din görevlisi var?
90 bin...
Türkiye'de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.
Eğitim-Sen'e göre Türkiye'nin 200 bin öğretmen açığı var.
* * *
Türkiye'de kaç kütüphane var?
1435...
Almanya'da kaç kütüphane var?
11 bin...
Türkiye'nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?
13...
Kaç kentte kuran kursu var?
81...
Bu kursların toplam sayısı kaç?
3852...
* * *
Türkiye'de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.
Peki kaç tane "cami yaptırma derneği" var?
35 bin...
* * *
içişleri Bakanlığı'nın bütçesi ne kadar?
783 trilyon...
Ulaştırma Bakanlığı'nın?
678 trilyon...
Bayındırlık ve iskân Bakanlığı'nın?
677 trilyon...
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın?
632 trilyon...
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın?
280 trilyon...
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın?
249 trilyon...
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın?
404 trilyon...
Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet işleri Başkanlığı'nın bütçesi ne kadar?
1.3 katrilyon...
8 bakanlığın bütçesi kadar...
22 üniversitenin toplam bütçesine denk...
* * *
Diyanet işleri Başkanlığı bütçesinin yıldan yıla büyümesine bakalım:
1997'de 66 trilyon.
1998'de 119...
1999'da 180...
2000'de 270...
2001'de 302...
2002'de 553...
2003'te 771...
2004'te 1 katrilyon...
2005'te 1 katrilyon...
2006'da 1,3 katrilyon...
2007'de 1.7 katrilyon...
* * *
Bir ülke, Diyanet'e, bütün üniversitelerine ayırdığı bütçe kadar pay ayırıyor ve bunu son bir yılda ikiye katlıyorsa, doktordan, öğretmenden fazla imam yetiştiriyorsa, hastane değil cami yaptırıyor, kütüphaneden çok Kuran kursu açıyorsa, o ülkenin durup bir daha düşünmesi gerekmez mi?
ulusalcı paranolarda kaybolmamış, türkiye' nin batı ile bütünleşme politikasında duran en sağlam kalemlerden birisi. mehmet ali birand dan daha kalitelidir, araştırmaları- belgeselleri keyifle ele alınır.
(bkz: provokatörün dönüşü)
birçok kitabını * okumuş biri olarak test ettim onayladım, sağlam bir kalem. ****
görüşleri her ne kadar benimle uyuşmasa da belgesellerindeki başarıyı takdir ettiğim ve sadece belgeselci olarak hatırlamak istediğim kişi. * milliyet gazetesinde yazarlığa devam etmektedir.
yakın dönem siyasi tarihini gayet iyi anlatan bi çok yapıta imzasını atmış başarılı bir kişiliktir.mehmet ali birand ve bülent çaplıyla birlikte oluşturdukları eserler okunmaya değerdir.yalın ve akıcı anlatımıyla okuyucuyu sıkmadan konuyu başarılı bir şekilde işlemektedir.aynı zamanda belgesel niteliği taşıyan yapıtları nekadar iyi bir araştırmacı kimliği olduğunu da ortaya koymaktadır.televizyon dünyasında da başarılı yapıtlar sergilemiştir.sunduğu tartışma programı ve belgesellerindeki başarılı seslendirmesi ile takdiri haketmektedir.
Ilımlı, burjuva türü aydındır. Bir aydında olması gereken karşıt düşünce üretme formatı kendisinde bulunmaz. Zorlayıcı sorular ve aydınlatıcı bilgilerden uzak durur.