kutusunda ki deve nin içinde; çıplak kadın resmi, çıplak adam resmi, sex yazısı, falan filan yazdığı rivayet edilen sigara. içmeyin yani çok gizli güçlere hizmet ediyor. benden söylemesi.*
candır. aslında candır cümlesi yeter bu sigara için. ama ben devam edeyim. bi kere bunu içen cidden başka sigara içemez. kalabalık ortamlarda masadaki camelcıları keşfettirip muhabbet ettirir bu sigara. diğer sigaralara göre biraz ağırdır. ama eski camelcılar eskisi daha iyi der hep. şimdi ağırsa eskiden kimbilir nasıldı diye düşündürür. kokusu kötü değildir. iğrenç bi tat bırakmaz ağızda. o sürekli baş döndürmesi için bile içilir.
son yol paramı harcamam sebebimdir bazen.
bu aralar zam gelecek dendiği için sarmaya dönecek olsak da her zaman yerini koruyacaktır kalbimde. ve isterse başım çatlasın camel yoksa başka sigara içilmeyecektir.
bir de hatunlar içemez pek deniyor da çok fazla hatun bunu içiyor. sanırım onlar da kendini ispat için içiyor.
box'tan farklı bir tadı olmamasına karşın, lisede bacağımla bütünleşen pakedini hocalarının bulamamasıyla sempatimi kazanmış sigaradır.
halen eğer marlboro blue ice yoksa, camel soft alırım.
bira sigarası olarak da revaç gören sigara. bugünlerde çok kişi kullanınca kıskanıyor insan. eskiden herkesin parliament ve marlboro'ları masanın üstüne koydukları zaman, masaya camel soft koymanın belli ve haklı bir gururu vardı. şimdilerde herkes tiryakisi olmuş bu nadide sigaranın.
not: eski tadıyla tabi ki karşılaştırılamaz ama efsane olduğu bir gerçek.
95-96 yıllarındaki halini bilenler için uzun zamandır hiçbir anlam taşımayan öylesine bir sigaradır. aah ah, nerde o eski camel soft, olsada içsek dedirtir tiryakisine.
18 sene bir fiil sigara içmiş bir kişi olarak eski kırmızı açma halkalı (isim koyamadım idare edin) paketin yerini tutmasa bile bırakana kadar içtiğim iki sigara markasından birisi.
diğeri için bakınız kısa maltepe, ikisi de esfane idi, artık ikisi de nefret edilen eski sevgili.
on yıl oncesinin camel softuyla uzak yada yakından alakası olmayan sigaradır. on yıl öncesinde üstüne sigara yokken, bugün karşısında kısa marlborlo soft, marlborlo white gibi sigaraları gören sigaradır. marlborlo'nun kalitesini yükselttiğinden değil, camel kaliteyi çok düşürmüştür. yinede bedava sigara kazandığım zaman tercih olarak camel soft isterim. *
sigarayı içiyor muyum içmiyor muyum anlayamıyorum bu sigarayı içerken.
muratti içerken ciğerler pöfür pöfür yelleniyordu. hissediyordun dumanı. ama camel soft ilginç bi yapısı var. sanki hiç ciğere gitmeden uçup gidiyor amk.
fiyat-performans açısından dolayı uzun süre winston içtikten sonra geçiş yaptığım sigara. yemin ediyorum ben bundan önce sigara içmiyormuşum. bildigin kağıt sarıp içiyormuşum meğer. camel soft a geçtikten sonra sigara içmeye başlamışım.
tek kötü yanı, günlük içtiğim sigara sayısını ikiye katlamasıdır.
pek çok yerde ağır sigara denilse de kaymak gibi akıyor gırtlaktan. hele o kokusu arka arkaya sigara yakma isteği uyandırıyor insanda.
yalnız günümüzde, camel'ı sırf bi karizma göstergesi olarak kullanan dallamalar var. evet efendim camel bir nebze karizma katabilir insana. ama sırf karizma sahibi olmak için bu sigarayı içen dalya.rakların mabadında söndüresim geliyor o caanım sigarayı.
üç hafta önce başladığım bırakma eylemine rağmen, tek dal dahi tüketmediğim halde aramadığım sigaraydı, şu son iki üç güne kadar. güzeldi sahi; dışarıdaki yağmuru izleyerek, türk kahvesi eşliğinde dumanını ahenkle dans ettirmek, çok özleyeceğimi sanıyorum.
girişi winston la yapıp, gelişmeyi marlboro ya bırakmak ve sonucu camel soft un söylemesine izin vermek. hala sonucun içindeyim. yıllar geçse bitmez bu sevda.