cahit külebi

    45.
  1. bilinmeyen şiirinin parantezlerinden emekli olduğuma inandıran şairdir. O parantezlerin her birinde gizlenmiş gerçek vardır. Bu yüzdendir bilinmezliği...

    O ki bardağa dökülen seraptır
    (Bal yoğunluğundadır, sıcaktır, ışıktır)
    O ki sabah erken, bir bahçedir
    (Çayır kokusudur, serinliktir, muttur)
    O ki esen yeldir kar erirken
    (Çiğdemdir, ağaç çiçeğidir, okşayıştır)
    O ki içilen sudur kana kana
    (Özlemdir, doymayıştır, kardeştir)
    O ki bir yüce ırmaktır akar
    (Ürküntüdür, baş dönmesidir, gidiştir)
    O ki maviliği belirsiz denizdir
    (Buğulanmadır, düştür, sevmekte ölümdür)
    O ki bir ince kızdır ak tenli
    (Yaşamdır, umuttur, gözyaşıdır)
    9 ...
  2. 50.
  3. Zemheride bahar mı olur
    Akşamları seyret anlarsın
    Sakın erkenden çiçek açma
    Küçük zerdali ağacım.
    8 ...
  4. 5.
  5. ....
    benim doğduğum köylerde şimal rüzgarları eserdi
    bu yüzden dudaklarım biraz çatlaktır
    öp biraz.
    .....

    değerini yıllarca koruyabilmesi ve şuan kitlelerce pek bilinmemesinin sebebi değişik dönemlerin adamı olmayıp adam gibi adam olmasında gizli sanırım..

    (bkz: ismet özel)
    5 ...
  6. 19.
  7. sen yokken

    Sen yokken gittim
    Korkularımın üstüne
    Hiç ardıma bakmadım
    Gümüş şiirler yazdım sen yokken
    Çok yangın çıktı yüreğimde
    Küllerini bile savurmadım
    Irak denizlerin fırtınasıydım
    Uzak iklimlerin sert rüzgarları
    Kulaçlarken denizinde gurbeti
    Kanlı savaşlarım,
    Belalı sevdalarım olmadı hiç
    Ama hep sustum,
    Hep ağladım, hep yandım sen yokken.
    Bekliyorum dönüşünü yeniden,
    Bir gelsen,
    Hayatın önünden alsan beni
    Bir gelsen,
    Sellerin önünden alsan beni
    Bir gelsen,
    Ölümlü düşlerimden alsan beni.

    Çok durdum güneşe karşı bir başıma
    Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin
    Sen yokken,
    Az dolaşmadım gönlümün kuytularında
    Üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda
    Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında
    Zifirlerinde sadece ben üşürdüm.
    Hiç aldırmadım esen rüzgara
    Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya
    Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından
    Ama bütün yangınlar beni yaktı önce
    Hep ortasında kaldım vurgunların
    Vurgun nedir ki? deme
    Bir babanın serzenişi nasılsa öyle
    Bayrakları indirilmiş,
    Bozguna uğramış bir hisardım sen yokken
    Hep sustum,
    Hep yandım, hep ağladım sen yokken.
    Bir gelsen,
    Yangınlardan alsan beni,
    Bir gelsen,
    Dünyalarımdan alsan beni,
    Bir gelsen,
    Şafaksız gecelerden alsan beni,
    Ama ne zaman gelsen,
    Akşam kızılı gözlerimle bulacaksın beni.
    5 ...
  8. 2.
  9. "Sana borçluyuz ta derinden
    Çünkü yurdumuzu sen kurtardın
    Hasta, yorgun düşmüştük
    Yaralarımızı iyice sardın

    Yiğittin, inanç doluydun, yapıcıydın
    Sanatkardın, denizler kadar engin
    Kimsenin görmediğini görürdü
    Sevgiyle bakan gözlerin

    Dedin ki: Bu millet, bu büyük millet
    Yüzyıllar boyu geri kalmış
    Bu yurt, bu güzel yurt, bizim yurdumuz
    Her yanından yaralar almış

    Dedin ki: Bir güzel savaşmalı
    Kurmak için yeniden
    Bilgiyle, inançla, coşkunlukla
    "Öğün, çalış, güven"

    Sana borçluyuz ta derinden
    Işığısın bu yurdun
    Dilimizi, ulusallığımızı öğrettin bize
    Çünkü cumhuriyetimizi sen kurdun

    Hürriyeti sen yaydın içimize
    Halkçıyız dedin halk içinden
    inançta hür yetiştirdin bizi
    Borçluyuz sana ta derinden

    Devrimlerle yüceltti, çok yüceltti
    Bu milleti temiz ellerin
    Sana borçluyuz ta derinden
    En büyüğü Mustafa Kemal'lerin..."

    Mısralarıyla Atatürk'e duyduğu minnettarlığı ölümsüzleştiren halk şairi.
    5 ...
  10. 27.
  11. Tek bildiğim ve içimde yer etmiş o şiirin yazarı.

    BEBEK
    Senin dudakların pembe
    Ellerin beyaz
    Al tut ellerimi bebek
    Tut biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Ceviz Ağaçları yoktu,
    Ben bu yüzden serinliğe hasretim
    Okşa biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Buğday tarlaları yoktu,
    Dağıt saçlarını bebek
    Savur biraz!

    Benim doğduğum köyleri
    Akşamları eşkiyalar basardı.
    Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
    Konuş biraz!

    Benim doğduğum köylerde
    Şimal rüzgarları eserdi,
    Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır
    Öp biraz!

    Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
    Benim doğduğum köyler de güzeldi,
    Sen de anlat doğduğun yerleri,
    Anlat biraz!
    4 ...
  12. 63.
  13. Bugün ölümünün 20. Yıl dönümü olan şair.
    3 ...
  14. 47.
  15. "Şu dünya güzelim dünya
    Tıkır tıkır işliyor,
    insanlar insanlar insanlar
    Neden böyle çekişir durur?
    Aklım ermiyor."
    3 ...
  16. 72.
  17. "Önce Kristof Kolomb buldu Amerika'yı,
    Sonra biz.
    Umutlar azaldı, günden güne, mutluluklar
    Ve ekmeğimiz.

    Bir çocuk ağlarsa dağ başında
    Gözyaşında Amerika akar.
    Vurdularsa birini, kanı şorladıysa
    Bilin ki o kurşunlarda Amerika var.

    Kişi kişiye köle tutulduysa, asıldıysa
    Darağaçlarında Amerika var.
    Ama biz yine de direneceğiz
    Sonuncumuza kadar."

    1971

    Cahit Külebi
    3 ...
  18. 30.
  19. hikaye adlı şiiri *bir yakarıştır:

    senin dudakların pembe
    ellerin beyaz,
    al tut ellerimi bebek
    tut biraz!

    benim doğduğum köylerde
    ceviz ağaçları yoktu,
    ben bu yüzden serinliğe hasretim
    okşa biraz!

    benim doğduğum köylerde
    buğday tarlaları yoktu,
    dağıt saçlarını bebek
    savur biraz!

    benim doğduğum köyleri
    akşamları eşkıyalar basardı.
    ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem
    konuş biraz!

    benim doğduğum köylerde
    insanlar gülmesini bilmezdi,
    ben bu yüzden böyle naçar kalmışım
    gül biraz!

    benim doğduğum köylerde
    kuzey rüzgârları eserdi,
    hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır
    öp biraz!

    sen türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!
    benim doğduğum köyler de güzeldi
    sen de anlat doğduğun yerleri,
    anlat biraz!
    3 ...
© 2025 uludağ sözlük