insanı yoran ve yaşama hevesini sikip atan en büyük faktördür. fakat bu bir tercih meselesi değil insanoğlunun varoluşundan itibaren istem dışı gelişen ve hayatı idame ettirebilmek için toplum içine karışma zaruriyetinin ürünüdür. toplum dışına itilen birey -ki buradaki en önemli faktör aile- kendi doğrularıyla yaşamaya başlıyor. fakat toplum ve birey arasında oluşan büyük etik ve ahlak farklılıkları iki tarafında hastalanmasına ve felçleşmesine neden oluyor. bozuk sistem ve insan üzerinde ki etkileri, sosyal çevreyle olan çıkara bağlı ilişkiler, sahtelikler ve bir yığın tiksindirici unsur.
öğretmenlerin, eğitimcilerin ve sivil toplum gönüllülerinin işidir.
adı geçen meslek sahipleri işlerini iyi yapamazsa başkaları uğraşmak zorunda kalacaktır. ki çoğunlukla uğraşan kimse de olmayacaktır.