bluetooth veya kızılötesi özellikleri olmaksızın iki adet cep telefonundan multiplayer oynanabilen pratik oyun(du). arkadaşınıza çağrı atıyorsunuz, erken davranıp açabilirse bir puan kazanıyor. sonra o sizi arıyor, aynı şekilde sizin de telefonu ani bir refleksle açıp puan kazanmanız gerekiyor. kimin kontörü geç biterse o ve turkcell oyunu kazanmış oluyor. eskiden oynardık.
telefon koltuğun, yorganın, buzdolabının, fırının falan altına kaçtığında ve biz de bu harika teknolojik nimeti bulamadığımızda başvurulası yöntem. ev telefonu ya da annenin, babanın telefonu alınır, gulu luu diye öttürmek süretiyle kendi numaranıza çağrı bırakılır. telefona bu şekilde çoğu kez ulaşılır. tabi eğer telefon sessizdeyse yapılcak bi şey yoktur. ama bu durumun da kötü bir yanı vardır ki o da şudur: bir süre sonra televizyonun uzaktan kumandasını ya da terliğin tekini ararken "ya bi çağrı atayım da bulayım" fikri geçer aklınızdan bir anlığına da olsa. kısa bir dumurun ardından telefonun ne kadar çok hayata girdiğine, alışkanlık yaptığına dair düşüncelere dalınır. bunu takiben technological devices la ilgili yazılan essay den, writing ortalamanın kaç geleceğine dair bir biri ardına gelen düşüncelere atlanır.
günümüz şartlarında pek kullanılmayan, ilkel bir yöntem...
turkcell bazında konuşursak, yıllardan 1999 turkcell hazır kart ismiyle kontörlü hat satışına başlamış... 100 kontör, eğer turkcell bir hattı ararsanız, 10 dakika konuşmaya eş değer... yani her 6 saniyede bir, 1 kontör düşmekte... mesaj 2 kontör... sevgiliniz varsa geceleri sabaha kadar çağrı bırakmaktan bitap düşerdiniz... gecenin sonunda sesini duymak için arardınız... arkadaşınızla buluşacaksanız, "oğlum ben sizin evin altına gelince caldırırım" der, ekonomik bir iletişime geçerdiniz...
derken piyasaya "biz bizecell" diye bir tarife çıkardı turkcell... böylece turkcell içinde kontör her 15 saniyede bir düşüyordu ve 100 kontörle 25 dakika konuşma imkanınız doğmuştu... özellikle sevgililer buna çok sevinmişlerdi... sonrasında "kontör bizden" falan derken insanlar telefon kullanma olayında artık cimri davranmamaktaydılar... sonra gnctrkcll, kampuscell gibi tarifelerle turkcell daha cezbedici tarifeler sunmaya başladı...
son dönemde kampuscell tarifesinde, tarife içinde 10 dakikası 1 kontör, ilk 5 ücretli mesajdan sonra ise, gün içinde sınırsız mesaj atma olanağı mevcut... tabi turkcell'in bunları piyasaya giren telsim, aria, aycell gibi şebekelerin yaptığı kampanyalarla zorlama ve rekebet ortamında yaptığı aşikardır... ama bu gsm operatörleri ebemiz ile sağlam cinsel ilişkiye girmiş... düşünün, yıl 1999 sevilimle 10 dakika görüşebiliyorken, bugün, yüklediğim 100 kontörle 1000 dakika konuşma olanağım var...
sonuç olarak, çağrı bırakmak eyleminin pabucu, gsm operatörlerinin bizi sağlam şekilde düzmesinden sonra dama atılmıştır... şimdi tasarruftan ziyade arayacak yer arıyoruz... örneğin, nar denilen bir kampanya ile kişi kendisine 50 kontör karşılığında, 500 kontörlük hizmet almıştır...
* alo memo naber?
- pardon tanıyamadım?
* ben recep oğlum...
- hangi recep?
* recep lan liseden...
- haaa, n'aber ya?
* iyilik ne olsun, ya nar'dan kontör geldi de arayayım dedim bi...
veya hattında yüklü kontörü öyle bol görmektedir ki;
sevgilimin en çok kullandığı kavga çıkartma bahanesi.
çağrı atıldıktan sonraki muhtemel konuşmalardan birkaç örnek;
-sana çağrı atalı 15 dakika oldu nerdesin sen?
-WC deydim.
-neden telefonu yanına almadın?
-klozete düşüp heba olmasın diye.
-sen bana yalan söylüyosun di mi ?
-ne alakası var kızım ya!
-yok yok sen kesin bi işler karıştırıyosun keshberfo.
-ya sen iyice paranoyak oldun ben kapatıyorum.
ya da;
-hayatım hani evden çıkarken haber vericektin 4 saat oldu nerdeyse merak ettim.
-çağrı attım ya anlamadın mı?
-yoo anlamadım.
-zaten beni bir kere anlasan adak adadım, neyse benim işim var kapatıyorum keshberfo.
-ama (telefon çoktan kapanmıştır, komple kapattığı günler de yaşandı)
1 kere çağrı yapılırsa: aklımdasın.
2 kere çağrı yapılırsa: seni düşünüyorum.
3 kere çağeı yapılırsa: seni seviyorum. manalarına gelemektedir.
yanlız çağrıların gelme aralıklarına çok büyük derecede dikkat etmek gerekir. bunu abartıp telefonu sadece çağrı bırakma aleti sanan zihniyetlerde vardır.
cep telefonunun hayatimiza girmesiyle bir sekilde ülkemizde icat olunmus haberlesme seklidir. Nitekim avrupada böyle bir sey yoktur. Türk insanlari arasinda caldirilip kapatilmak bir sevgi belirtisi anlamina gelmekte ve gün icinde sikca tekrarlanmaktadir.
çağrı bırakmak da deniyor artık.
sevgilisi olanların baya başını ağrıtan bir durum olmuştur zira:
-dün neden çağrı bırakmadın?
..bırakmam mı gerekiyordu?
-sen beni sevmiyosun.
..de kalk git ya
denesi bir duruma düşürmüş bi söz öbeğidir.