Hayatımda hiç kimseye(ciddi manada) lanet etmedim ama illaki edecek olsam ilk edeceğim kişi bunu yapan alçak serefsizler olurdu kesinlikle.
Bunun yapilmasinda en büyük sebep kiskancliktir hatta menkibelerde geçtiği uzere ona , sana gelecek iyilik veya kötülüğün 2 katı gelecek ne istersin dediklerinde benim tek gözünü kor edin diyecek hain şerefsiz dünya ahiret nasibi olmayan yaratikciklar da yok degildir
Büyü de Baban sana hayatın boyunca ödeyeceğin (o da şanslıysan) araba, ev kredileri alacak.
Büyü de baban sana büyü de büyü...
Koltuk takımları, faturalar, gereksiz akrabalar, can sıkıntıları alacak.
Büyüyüp de 35'ine geldiğinde baban sana;
"bu nasıl bi hayattı anasını satayım? Yolun yarısına geldim, ne yaşadım? Ne gördüm? Ne kadar gülebildim?"
Sorularından alacak.
Büyü de baban sana büyü de büyü...
Orta sınıf beğenilere hapsolmuş, gösyerişsiz ve kompleksli beğeniler alacak... Haftasonları avmlerde takılmacalar, betonların arasında geçecek bi ömür, kendini unutacağın, sevmeyi, anlamayı, dinlemeyi ve hatta nefret etmeyi bile sana unutturacak über teknolojik oyuncaklar alacak büyü de büyü...
Büyü de baban sana büyü de büyü.
Büyüyüp de 50'ine geldiğinde baban sana, yaşamın boyunca seni zehirlemiş olan bir zorunluluğun sonucu çok tatlı kanserler alacak, pişmanlıklar, unutkanlıklar, nefretler, küslükler, ölüm korkuları alacak... Büyü yeter ki büyü!
Büyüyüp de eğer şanslıysan ve yaşın da 70'e dayanmışsa baban sana: "şimdi değil, bu şekilde değil, hayır istemiyorum, korkuyorum!!!"lar alacak.
O nedenle yavrum çok düşünme, keyif alabiliyorsan, 7 milyar içerisindeki boş vakte sahip olan şanslılardansan takılmana bak, güzel takıl, yaşama becerisini elde etmeye bak!
Bunu yapan da yaptıran da ahirette nasibi yoktur diye bilirim
Allah büyü yapılan kullarına sabrı ve acizligimizin Allaha bizi daha çok yaklastiracagi mesajını ve hikmetini gösterir.
Allah sadece kendisine aciz kul eylesin kimseye hem de hiçkimseye muhtaç etmesin.
Ve şeytanların, Süleymân’ın saltanatı aley hin de söylemekte oldukları (sihir yaptığına dâiruy dur dukları) şeylere tâbi' oldular. Hâlbuki Süleymân kâfir olmadı (sihir yapmadı); fakat şey tan lar insan lara sihri (ta'lîm ederek) ve Bâbil’deki iki me leğe, (yani) Hârût ve Mârût’a indirilen şeyleri öğre terek kâfir oldular. Hâlbuki (o iki melek): 'Biz ancak bir imtihan (için gönderilmiş)iz, sakın (sihri câiz görerek yapıp da) kâfir olma!' deme dikçe hiçbir kimseye öğret mez lerdi. Buna rağmen o ikisinden, koca ile karısının arasını kendisiyle ayı racakları şeyleri öğreni yorlardı. Hâlbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça, onunla hiçbir kimseye zarar verici değillerdi. Böylece kendilerine zarar verecek ve fayda vermeyecek şeyleri öğreniyorlardı. Şânım hakkı için, (yahudiler) onu (o sihri) satın alan kimsenin âhirette hiçbir nasîbi olmadığını bilmişlerdi. Mukābilinde kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi! Hâlbuki (o iki melek): 'Biz ancak bir imtihan (için gönderilmiş)iz, sakın (sihri câiz görerek yapıp da) kâfir olma!' deme dikçe hiçbir kimseye öğret mez lerdi. Buna rağmen o ikisinden, koca ile karısının arasını kendisiyle ayı racakları şeyleri öğreni yorlardı. Hâlbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça, onunla hiçbir kimseye zarar verici değillerdi. Böylece kendilerine zarar verecek ve fayda vermeyecek şeyleri öğreniyorlardı.Şânım hakkı için, (yahudiler) onu (o sihri) satın alan kimsenin âhirette hiçbir nasîbi olmadığını bilmişlerdi. Mukābilinde kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi bakara 102.