adı yolsuzluğa ve devlet-mafsya-siyaset-ticaret-tarikat ağlarına karışmayan nadir türk siyasilerindendir. ayrıca kendisi türkiyenin gelmiş geçmiş en entellektüel politikacılarındandır.
her şeyin başında ülkemizin ender olarak gördüğü temiz siyasetcilerdendi. insanlar en azından onun geceliği 7900 euro otellerde konaklamadığını bilir, afgan teröristlerle bir alakası olmadığından emin olurdu.
çoook eskilerden beri siyasetin içindeydi...sol'u farklı yorumlayarak, bu gün olduğu gibi içini boşaltarak değil, tamamiyle çağdaş bir çizgide halkına hizmet vermeye çalışırdı.
70li yılların başlarında kıbrıs adasında rumların türk vatandaşlarımıza uyguladıkları sistematik katliam üzerine daha fazla sabredememiş ve adaya çıkarma yapıp, orospu çocuğu rumları adanın güneyine attırarak, o adanın tarihini sonsuza kadar değiştiren o hamleyi yapma cüretini göstermiş ender bir liderdir.
- biz adaya savaş için değil...barış için gidiyoruz...ve sadece türklere değil rumlara da barış götürmek için gidiyoruz...
bu olaydan 2 yıl sonra(1976) a.b.d. de rum kökenli bir adamın suikast girişimine uğrar, salondaki bir kadın önceden farketmese umulmayan o son yaşanacaktır.
ve 12 eylül...satılmış komutan kenan evren ve saz ekibi, her lideri olduğu gibi onu da sürgüne yollar ve tabir-i caizse bu dönem, onun ideolojisine bir balyoz gibi iniverir. şiire verir kendisini...yasaklı bir liderdir artık o.
90'lı yılların başlarında koalisyon hükümeti ve referandum sonucu ecevit tekrar siyasi arenaya milletvekili olarak döner. dsp başkanı olur.
merve kavakçı olayı baş gösterir. bu türbanlı oyuncağa unutulmayan bir ders verir.
- burası...devlete meydan okuma yeri değildir !!!...bu hanıma haddini bildirin,
köleliğin t.b.m.m.yi ele geçirmesine o dönem izin verilmemiştir yani...
ve 99...abdullah öcalan denen soysuz köpek kenya'da yakalanır ve türkiye'ye getirilir.
- abdullah öcalan şu an türkiye'dedir. türk analarına verdiğimiz söz tutulmuştur.
bu başarılara karşın en göz önünde olan şey "ekonomi" iyi gitmemektedir. yazar kasa eylemine şahit olur. durumu düzeltmek için kemal derviş'i ingiltere'den getirir ama bu olay tam tersine çöküşü daha da hızlandırır. anayasa krizi, bülent ecevit'in 2 ay hastahane'de kalması, en güvendiği adam hüsamettin özkan'ın yanına ismail cem'i de alarak istifalarını vermesi ve solun bölünmesi...başarısız bir ytp girişimi.
siyaseti birakır ecevit...artık o onursal başkanıdır dsp'nin.
en son onu 17 mayıs danıştay saldırısında kocatepe camii'sinde görürüz, zor yürüyordur ama devlete yapılan bu saldırı karşısında evinde oturamaz ecevit.
ve beyin kanaması geçirir. uzun bir süre hastahane'de kalır...ancak kurtulamaz ve en sonunda hepimizin bildiği o acı son.
172 gün çektiği acılı günlerin ardından hayat arkadaşı rahşan ecevit i şiir yazdığı kalemini öksüz bıraktı karaoğlan.
ölüm onu çok sevdiği rahşan ecevit ten ayırdı. karaoğlan ı korkutan , ölüm
değil rahşan hanım dan ayrı yaşamak zorunda kalmaktı..
tanrı yine yapacağını yaptı ve karaoğlan a bu acıyı hissettirmedi. yine acıları yaşamak ve üstesinden gelmek zorunda kalan bir kadın oldu.
tek kötü yanı dürüst olması, tek şanssızlığıda ilerleyen yaşına ramen siyaseti bırakmayı düşünmemesi olan kadim insan. fabrikaları yoktu, yolsuzluk yapmadı, arasının iyi olması gereken kişilere bankaları peşkeş çekmedi ve pekde hoş karşılanmadı bu.. en sonunda medya nın eline alet oldu, kara oğlanlıktan, yaşlı adam a düştü. kah ayşeyi tatile çıkardı, kah şiirler yazdı, sevab işledi, günahlarıda oldu. çakal değil insandı ve ilerleyen yaşlarında direnemedi çakal sürüsüne. şatafattan uzak hayatıyla ölünce hatırlanmak üzere kahvesini yudumladı.mekanı cennet olsun, süleyman demireller hala keyif çatarken solucanları doyursun gariban adam..
* bir politikacı. insan. milliyetçi sol görüşlü demokrat. bir teyze nin ona " karaoğlan çocuk yok mu çocuk " diye sormasından sonra hafızalara karaoğlan olarak kazınmış işçi dostu parti başkanı. 1974 kıbrıs barış harekatını yapmış ve apoyu yakalatarak halkın sevgisini ve güvenini kazanan ecevit... rahşan hanım la robert koleji sıralarındaki beraberliklerini 60 yıllık mutlu bir evliliğe taşımış ; hanımı için şiirler yazan öylesine aşık sevgi dolu insan. yunanlıların nefret ettiği lider ,onları değimiyle Atilla. *
Bülent Ecevit' i babamdan tanırım bildim bileli babam bülent beyi tutar her daim partisi olan DSP oy atardı istisnasız. Türkiye de ki sisayet kültüründen uzak, tamamen insancıl ve bakıldığında alt kesime bir sürü yenilik ve kolaylık getiren bir kişilkit. hep eleştirilmiştir ama hiç bir zaman hortumlamamıştır. ülkeyi soymamıştır.
türbanla meclise girmeye kalkan aşifteye burası türkiye cumhuriyetine meydan okunacak yer değildir diyerek kürsüden en güzel cevabı vermiş ve onu oradan gerisin geri göndermiş güzel insan
kendisini bir kez daha rahmetle anıyoruz, bu kadına haddini bildiriniz diyerek 71 ve 80 in özgürlükçü sol ideolojisinin aslında ne kadar özgürlükçü olduğunu tüm cümle aleme gösterdiği için; sözlükdaşlarımızdan göreceğimiz üzre, internetin özgür ortamına bu kalemlerin (ya da klavyelerin) ne kadar yakıştığını bize gösterdiği için; bu kadına haddini bildiriniz lafına alkış tutan şakşakçıların ne kadar fazla olduğunu ve hazım sorunlarının ne şiddette olduğunu da kendisine girilen entryler vasıtasıyla bize göstermiş olduğu için; aynı zamanda dürüst politika anlayışı ile halkımızı dönem dönem aç bıraktığı için...
ölüminden sonra nedense herkezin günah çıkarmaya başladığı kişidir. yolsuzluğa karışmamıştır, sömürmemiştir ama yine de yaptığı en iyi işin Ahmet Necdet Sezer'i cumhurbaşkanlığına önermesi olduğunu düşünmekteyim.
" Sayın Başkan, değerli milletvekilleri. Türkiye'de hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor. Ancak, burası hiç kimsenin özel yaşam mekanı değildir. Burası, devletin en yüce kurumudur. Burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar. Burası, devlete meydan okunacak yer değildir. Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz! "
inatçı bi kişiliği varmış. hatta yabancı sermayenin boğaz köprüsünü yapmasını istemediği için uzun yıllar köprüden geçmemiş.iyi siyaset yapamayacak kadar dürüst, belki klişe ama tam olarak halkın sesi olmuş, işçinin, memurun, madencinin dostuydu. bu millet seni hep sevdi. allah rahmet eylesin.
cenazesinin defninden önce mecliste tören yapılmasıyla ankaralıların nefretini kazanan eski başbakandır kendileri. "bu gün hava güzel arkadaşa gidicem metro dolmuş falan hikaye, yürü oğlum" dememle kolejden harp okuluna kadar dizilmiş polisleri görp dumur olmam bir olmuştur. ayrıca bütün kızılay istikametli yollar kapatılmış ve yayalar dahi başka yollara yönlendirilmişlerdir. sayısız insan yollarda polisle tartışmaktadır. ama sonuçta suç onun değil, onun üzerinden prim yapmaya çalışan bi grup(550 kişi kadar) insan(!)ındır.
evet o da gitti. peki onuda arayacakmıyız bir bülent daha gelecekmi diyecekmiyiz acaba. bence atatürk ten sonra vatanı için en cok şey yapmaya calışan bülent ecevit tir.o da gitti belki hataları oldu ama ne yaptıysa vatanı ülkesi icin yaptı. bir eşi vardı o da onu hiç bir zaman yanlız bırakmadı.rahat uyu diyeceğim ama biliyorimki sende rahat uyuyamayacaksın.
Yaptığı güzel işlerden herkesin zaten haberdar olduğu,başbakan olduğunda bile makam arabası kullanmayan hatta çoğu zaman eski model kartal marka arabasını kullanan,gösterişten uzak,olgunluğun timsali,11kasımda gözyaşlarıyla toprağa verdiğimiz büyük devlet yöneticisidir.
politik yaşamı kuşkusuz başarılarla doludur. "çalışma bakanlığı" sırasında çağa uygun bir anlayışla çalışmış, "12 mart olayı" sırasında kişilikli bir davranış takındığı için chp'nin o zamanki başkanı ismet inönü ile ters düşerek genel sekreterlikten ayrılmayı göze almış, ortanın solu politikasının önderi olarak yerine döndüğünde, bir parti için belki de ölüm-kalım sorunu sayılabilecek bir iç savaşıma girmiş, bundan başarı ile çıkmış, halkın partisi olmak amacı ile kurulan, fakat tek parti olduğu için toprak ağaları ile, işadamları ile, eyyamcılarla dolmuş olan chp'yi elinden geldiğince ismine layık bir duruma getirmeye çalışmış, ona yeni bir hız, yeni bir güç katmış, kıbrıs anlaşmazlığı sırasında yine kişilikli bir politika izleyerek başarıya ermiş, milli selamet partisi ile koalisyonun işlemediğini görünce hükümet olmanın bütün avantajlarını bir anda silkip atmayı bilmiş, bütün bunlardan daha da önemli olarak, söyledikleriyle düşündükleri ve düşündükleriyle yaptıkları arasında az rastlanır bir tutarlılık, bir uyum bulunan güvenilir bir devlet, siyaset adamı olduğunu kanıtlamıştır.
bülent ecevit, ne yazık ki tabulaştırılmış bir insandır.* hakkında olumsuz yargı bildirmek, anlaşılmadık biçimde insanları germekte ve bu tür bir görüş bildirimi yakın tarih cahillerince kutsala küfür muamelesi görmektedir.
bir insanın eleştirilmesine tahammül edememek onu yaşarken mumyalamaya benzer. sözkonusu ademoğlu da artık hakkın rahmetine kavuşmuştur. ancak dalkavuklar bu kez de birbirlerine onu ne kadar yüceltebileceklerini gösterme yarışmasına girmişlerdir.** hayat yanlışlıklar ve kazalar tiyatrosudur. kimse senaryoyu bilmediği için sahnedeyizdir zaten. telaşa gerek yok sayın ölü sahiplenicileri. seyirciler beğenir de beğenmez de; alkışlar da yuhalar da. kendinden dalkavuk, solcu başlıklı kapitalist gazeteciler gerçekleri bilmezmiş gibi yapıp kitleleri uyuşturma mesleğinden oldukları için onları yadırgamıyorum ama bizlere ne demeli? sahte kahramanlıklara, kulaktan dolma efsanelere atlamakta üstümüze yok.
bülent ecevit kimdir? bildiğinizi yahut bilmediğinizi bir de benden duyun. yetmişlerde yaşanan sağ sol çatışmasının en az demirel kadar suçlusu ve sorumlusu; yine yetmişlerde abd ile yaşanan gerginlik neticesinde ekonominin tepe taklak gitmesinin, ortada büyük bir savaş olmamasına rağmen halkın, gaz, petrol, temel gıda maddelerinden mahrum kalmasının müsebbibi; güneş motel vakası nın başrol oyuncusu; kıbrıs fatihi gibi gülünç yakıştırmaların aksine bu meseleyi türkiyenin başına dert eden siyasetçi;merve kavakçı hadisesi ve neredeyse türkiyenin ikibinli yıllarının da heba olmasına yol açacak olan anayasa fırlatma hadisesinde de olduğu gibi cumhuriyet tarihinin en pahalıya mal olan krizlerinin sebebi.
kendisi aslında kendi halinde bir yazar olacaktı da, şansına türkiye gibi kimin ne zaman hangi mevkiye zıplayıvereceği belli olmayan bir memlekette doğmuştu. e canım boş insan değildi elbette, gazeteciydi, lisan biliyor, çeviriler yapıyordu. gençken ismet paşa gibi bir yaşlı devle uğraşmışlığı ve onu tahtından etmişliği de vardı. ama gelin görün ki, ecevit tam anlamıyla şişirilmiş bir balondu. vesikalara bakmak, dahası onun övüldüğü en önemli nokta olan dürüstlüğünün de yukarıda saydığım gibi* tartışmalı olduğunu görmek sloganlarla değil aklıyla düşünenler için yeterlidir. ya da bazılarınız için ne yazsak yetersizdir.**