hastasıyım. evet ama şuna da sinir oluyorum her röportajında, her konuk olduğu tv programında, '' kadınlar bana hasta' , işte '' ben bir yere gideyim kadınlar bana bakmaktan kendilerini alamaz'' vs vs açıklamalarıyla itici gelmiştir artık. yahu tamam farkındalık iyidir, güzeldir, karizma yapar farkındalık ama bana sanki hafiften andropoz durumumları yaklaşmış gibi de gelmiyor değil hani. yaş 55 falan sanırım ee haliyle..
hemşerimdir.
bu yüzden mi bilmem gayet çekici bulduğum perküsyon üstadı. ayrıca kayınco ve karacalı şarkılarındaki ritimleriyle insanın bokunu bile oynatabilen şahsiyet.
(bkz: bokumdan önce ben oynamıştım be)
kırklareli doğumlu müzisyen, müzik yaşamını 24 yaşindan itibaren isviçre'de sürdüren ve italyan erkeklerine çok benzeyen er kişi.
aşağıdaki dizeleri okurken, tarif edilemez ses tonu müziğiyle beraber eserini öyle bir derinleştirmiştir ki, düzgün olmayan türkçesi bile cümleleri manasızlığa değil manaya boğar. gurur kaynağı diyorum, karizmatik diyorum, allah yarattı demeyeceksin diyorum başka da birşey demiyorum.
şu sözlerle yüreğimi titretmiş insandır,
sevgilimden bir izdir her ögesi gövdemin
her parçam dilidir sevgilimin
bir çalgiyim göğsüne yaslanmış,
parmaklarından çikar iniltilerim.
dudağı yedi yıllık sirkeye tatlılık verir
kuru dikenler de gülünden güzelleşir
bakışından donmuş gönüle bir kıvanmadır gelir
ölmüs kara taşa yürüyüşünden can erişir
soğur yanından geçerken en büyük ateş
diriler bir bakışı ile erenlere yetişir
öyküler anlatsa bir ölüye sevdiğim güzel,
dinlemek için sıçrar mezarından dirilir
söz yok güzelliğine alımının boyunun
güzelliği yerin altını üstüne getirir
her adım bir ateştir ayrılığından onun
sevdim diye kınamalarla yüreğim tükenir...
makinada o kadar cidden komik * durumlarda bile odun gibi duran arkadaş. insan biraz sırıtır, hiç mi komik bulmuyorsun okan abinin bazı söylediklerini?
geçen gün bağdat caddesinde gördüğüm, siyah ceketi ve gözlükleriyle etrafa keskin bakışlar atan perküsyon ustası. onu tanıdığımız anlayınca da bir sevinmedi değil yani.. *
geçen gün tv'de takılırken bir dizide rastladığım (adı, maçolarmış) ama oyunculuğunun o şimdi mahkum'da övüldüğü kadar iyi olmadığını gördüğüm perküsyon ustası. çok yapay kaçıyordu kızması, sinirlenmesi .
kibar adam. ayrıca cok uzun boylu. etkileyici bir gulumsemesi var.
konusurken insanın gozlerinin icine bakıyor. hep sahnedeymis gibi.
iyi giyiniyor. seviyorum ben. hem dinlemeyi, hem sahnede izlemeyi.
Neden bu kadar abartıldığını anlayamadığım müzisyen. Ondan çok iyileri varken perküsyon denilince akla onun gelmesi, popülizmin ne kadar etkin bir silah olduğunu kanıtlar nitelikte.