çok su verince ölür ya çiçekler.
çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer.
ben senin gülbahçende oyunlarıyla mutlu
ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.
sen ne güzel güldün, solmuyordun.
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun.
çiçekler.... çiçekler sevildikçe büyür.
gitme diyorum sana gitme!
çiçeklerim benimle ölür.
buralardan gitme.
buralar gitsin, sen gitme.
gitmek çözecekse...
ve biri gidecekse...
buralar gitsin, sen gitme...
sen gitme!
(feridun düzağaç'ı sevme nedeni olabilir mesela) fd şarkısı.
'buralar gitse' diye kendi için düşünmez kimse. (bkz: kıymetini bil.)
kenan doğulu'nun seslendirmiş olduğu çakkıdı adlı eserindeki söze karşılık söylenecek söz .
buralardan hemen gidesim var (bkz: buralardan gitme)
yeniden başlamak hevesim var
ne varsa attım içime
cart diye gülesim var
sen, dünyanın en güzel ölen kadını..
bir pazar sabahı yine en sevdiğin adama giderken,
kanadı ellerin saçların bulaştı avuçlarına..
kendinden geçip yığıldın yere..
sen, dünyanın en güzel ölen kadını
saçların güneşe değmişti ve rengi gömülmüştü binbir rengin arasına
yine ellerin kanadı..
ilk defa beyaz giymiştin..
vücudun tek renkti.
sonra kanadın sen..
kırmızıydın.
sen, dünyanın en güzel ölen kadını..
sen yerde yatıyordun
hiç tanımadığın insanlar tependeydi..
aralarından birini seçiyordu ruhun
gitme diyordu.
"buralardan gitme."
sen, dünyanın en güzel ölen kadını
sen ölüyordun..
ruhun parmak ucundaydı..
ayrılıyordunuz.
geri dönebilmek vardı aklında
ama ölümün güzelliği girmişti aklına.
gitmemeyi denedin
ama sen,
"dünyanın en güzel ölen kadını"
gitme.
eğer gitmek bir zorunluluksa, kesinlikle dinlenilmemesi gereken bir şarkıdır. şarkıyı her dinleyişinizde içinizden geçirirsiniz "keşke biri kulağıma bu şarkıyı fısıldasa da gitmesem, hep burda kalsam..." diye ama çözüm değildir. çözüm olmadığını bile bile defalarca dinlersiniz. sanki ortada bir zorunluluk yokmuş gibi, sanki biri kulağınıza bu şarkıyı fısıldıyormuş gibi...
sen ne güzel güldün, solmuyordun, hem cok seviyordun hem beni yormuyordun..
an itibariyle bu cümlesiyle bunu düsündüren sarkı :
aslında ne güzel anlatmis.. cok sevelim, baglanalım, sadık olalım ama yormayalım.. agzımızdan tek kelime cıkmasın di mi? aynı zamanda bakımlı olalım, güzel olalım.. bir porselen bebek gibi işte.. porselen bebek gibi güzel ama ruhsuzzz......
aşık değilseniz bile aşık olupta ayrılmış kadar sizi hüzünlendiren bir f.d parçası insanın içine işliyor sanki onunla birlikte söylerken sizi alıp başka bir yere götürüyor. oralardan gidiveriyorsunuz.
feridun düzağaç'ın yaptığı en güzel 3 şarkıdan biri.
hani bir şarkı vardır, o sizin şarkınızdır, sizi anlatır aşkınızı. o kadar güzel anlatmıştır ki bu şarkı aşkı. herkesin duygularına o kadar güzel tercüman olur ki. çok ağlarım çürür gözlerim gidersen eğer diyor üstad, sevgilinin yokluğunun dayanılmazlığı daha güzel nasıl anlatılabilir ki ?
ben senin gülbahçende oyunlarıyla mutlu ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum demiş, dünyam sensin, senin içinde yaşıyorum ben, hatalar yaparım kimi zaman ama bilirim sen affedersin beni seversin çünkü çok..
sen ne güzel güldün, solmuyordun hem çok seviyordun hem beni yormuyordun ah ne güzeldi aşkın, kaprislerden uzak, duru ve çok güzel, birbirimizin dilinden anlamak ne güzeldi..
çiçekler çiçekler sevildikçe büyür gitme diyorum sana gitme. çiçeklerim benimle ölür. şimdi gitme, elimizdeki çiçek solmasın, beraber büyütelim onu aşkımızla, sevgimizle, gitme istiyorum içimi kanatma, soldurma aşkımızı.. buralardan gitme. buralar gitsin, sen gitme yanımdayken sen dünya gözümde değil biliyor musun ? yeter ki sen ol yanımda. dünyam olmasa da olur, ama sen ol. gitme buradan..
feridun düzağaç, istanbul üniversitesi'ne davet edildiğinde bu şarkıdaki şu buralar gitsin kısmını nerden salladın diye sormak istemiştim. ama güzel sallamış. mümkün olsaydı ne güzel olurdu matrix ulan yani. neyse bu kadar saçmaladıktan sonra sonuç olarak feridun düzağaç'ın ilginç yorumu ve sözleriyle hoş olan parça.
sizi gozunuzden yas aktigini bile fark edemeyecek kadar alip goturen yuzunuzde huzunlu bir gulumsemeyle aglatabilen cok ender sarkilardan biridir, yazar icin vazgecilmezdir.
buralardan gitme deriz hep,ama gidecek olan aklına koymuşsa onu yoldan çevirmek mümkünmüdür.giden gitmişse artık benim değildir..ama yüreğinde hep varolur ve giden gitmiştir,sen delirsende,ağlasanda zırlasanda o çoktan karar verip gitmiştir.artık tüm şarkılar onun için çalarr ama nafile giden gelmez.
giden sevgiliden artık vefa beklenmez
biten bir aşk için böyle acı çekilmez
beni o isyankar sevdalara gömüün.. demiş adını şuan hatırlayamadığım bir şarkıcı...
feridun duzagac'ın orjinal altyazı albümünün 2. şarkısı olan çok çok güzel parçası..
çok su verince ölür ya çiçekler.
çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer.
ben senin gülbahçende oyunlarıyla mutlu
ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum.
sen ne güzel güldün, solmuyordun.
hem çok seviyordun hem beni yormuyordun.
çiçekler.... çiçekler sevildikçe büyür.
gitme diyorum sana gitme!
çiçeklerim benimle ölür.
buralardan gitme.
buralar gitsin, sen gitme.
gitmek çözecekse...
ve biri gidecekse...
buralar gitsin, sen gitme...
sen gitme!!!