sanki senelerdir esir kamplarında yaşamış gibi 'sürgün bitti. ülkeme dönüyorum' diye komik açıklamalar yapan. en sevdiği diziler sorulduğunda dalga geçer gibi "payitaht, uyanış selçuklu ve kuruluş osman" diyen mesut efendi değil burak içi boş milliyetçilik yapıyormuş öyle mi? hadi lan ordan.
vatanını o kadar seviyordun madem vatandaşlıktan niye çıktın? 30'undan sonra mı aklına geldi memleketin? reisinden öğrendiği taktiklerle asıl içi boş milliyetçiliği kimin kastığı ortada.
milli takımda tekrardan forma giymesini hala daha hazmedemediğim karakter yetmezliği olan vatandaş.
euro 2016 da milli formaya çetesiyle beraber ne kadar değer verdiklerini ispat ettikten sonra bir daha o kutsal formayı rüyalarında bile görmemeleri gerekirdi.
son olarak mesut özil konusunda yaptığı o lakayt açıklamada gözlerinin içindeki bütün kötülük adeta açığa çıktı.
ulan seni odunla kovalayan belediye şoförü keşke sakat bıraksaydı diyesim geliyor bazen.
virüs gibi adam yemin ediyorum.
bence değeri bilinmeyen, yeteneklerine paralel antipatik olduu yönünde kabul gören, ne galatasaray'ın, ne beşiktaş'ın taraftarına yaranamamış ve bilakis irite olunmuş ayak topçusu.
sevilsin sevilmesin, türk fıtbol tarihinin en skorel ve uzun soluklu golcülerinin başında geldiğini, ekstra bir durum yoksa sahada eteğinde ne varsa döküp faydalı olmaya çalıştığını ve işini üst düzey yaparak defalarca kalitesini konuşturmak suretiyle en lazım geldiği anlarda skoru değiştirdiğini kimse inkar etmemeli.
Hollanda'ya attığı ilk gol lille tecrübesi sayesindedir.
Fransa ligini arada izlerim. Maçlar hep alt bitiyor. Defans ön planda.
Öyle ceza sahası dışından kolay vurdurmazlar adama.
Dün akşam topu sağ ayağına alıp kaleye şut çekmeyi denese, o top kaleye gitmeden savunmadan dönerdi. Karşısında de Light var!
ikinci yarı ozan tufan'ın pozisyonunda nasıl geriden gelip atladı topun önüne.
Dün gece de Burak topu aldığı gibi beklenmedik şekilde sol ayağı ile hemen vurdu. 25 yaşındaki Burak olsaydı o vuruşu yapamaz ve o golü atamadı.
Artık Yıllanmış şarap gibi oldu.
(bkz: tecrübe)
karakterinin beğenilecek bir tarafı olmasa da futbolculuğuna laf edebilmek mümkün değildir.
beş on yıl evvel avrupaya gitmiş olsa türk futbol tarihinin en büyük markası olabilecek potansiyeli olduğunu futbol hayatının son demlerinde bile gösterebiliyor bu adam.
bu anlamda çok büyük bir kaybımızdır.. sadece burak adına değil ülkemiz adına bir kayıptır. bizim en büyük problemimiz de bu değil mi zaten?
neyse ki genç kuşaklar abilerinin yaptığı hataları tekrar etmiyorlar. tekrar etmiyor olmalarının sebeplerini hatalarını gençlere aktaran abilerine bağlıyorum ben...
oğlum biz kafamızı çalıştırmadık siz çalıştırın. biz gitmedik siz gidin diye öğütler verdiklerini biliyoruz.