bakıldığında türkiyeden çok geride olduğunu görüyorsunuz.
lakin belirtmem gereken bir kaç ufak ayrıntı var, onları yazdıktan sonra bulgaristanın türkiyeye göre ne kadar geri kalmış bir ülke olduğunu göreceksiniz.
türkiye den göç eden bulgarların mülklerine karşılık 10 milyar$ isteyen, aksi halde türkiye nin ab ye girmesini engellemekle tehdit eden ab ülkesi.
(bkz: bi siktir git)
Türkiye ile Bulgaristan arasında 18 Ekim 1925 tarihinde imzalanan ve Bulgaristan parlamentosunda 27 Mayıs 1926 tarihinde onaylanan Ankara Anlaşması anlaşmanın ek protokolünün "V" maddesine dayanarak, 2. balkan savaşında Bulgar göçmenlerin varisleri adına, Türkiye'deki mal varlıkları için tazminat isteyen ülke. bunu isteyen de bulgaristan trakya dernekleri adına yurtdışındaki bulgarlar bakanı olan ve aslen doğu trakya'dan göçme bir bulgar ailesinden gelen Bozhidar Dimitrov*. talep edilen malvarlıkları çoğunlukla bugünkü edirne * ve kırklareli *, daha azı tekirdağ ve istanbul illerinde. bulgarlar eğer dava açarsa, zararlı çıkacaklarının farkında olmalıdırlar. çünkü 1878-1925 tarihleri arasında yaklaşık 2 milyon türk, türkiye'ye göçmek zorunda kalmıştı ve bu sayı bulgar göçmenlerinden daha fazla. bizimkiler onlara dava açarsa, ülke olarak şapa oturacağının farkında değildir. bence güney komşuları yunanistan'a tazminat davası açsalar daha iyi olur. çünkü, 1878-1925 arasında yunanistan'dan giden bulgarların sayısı, bulgaristan'dan giden yunan sayısından fazlaydı. bu da haberin linki:
yaşanılması insanı stresten uzak tutan bir ülkedir. her ne kadar son yıllarda milliyetçilik akımları artsada milletinin bazı sağ duyulu davranışları burayı halen çekilir halde kılar.
türkiye sınır kapısına kadar dayanıp türkleri ülkelerine sokmamak için uğraşan, ırkçılıkta tavan yapmış olan ülke. aşırı bir türk karşıtlığı hakimdir burda, bu yüzden gelecekte bir gün 'türk açılımı' yapması farzdır. ve ayrıca ab'ye girdiklerinde ingilizlerden "çalışmaktan başka bir amaç için gelmeyin" diye bir tepki almıştır. elin ingilizi bile biliyor ne olduklarını aslında işte.
iskan politikasıyla atalarımın gönderilmiş olduğu, yüzyıllarca yaşamış olduğumuz, benim de doğduğum ülkedir. bulgarların bulgaristanda türk yoktur diyerek asimile çalışmaları yapmaları türklere zor günler yaşatmıştır. şu an iktidara gelmiş olan gerp türk muhtarları görevden almaktadır.
tanıdığım bulgarlar gayet sıcakkanlıdır. türklere düşman değillerdir. bütün işleri güçleri eğlencedir. orda kimse kimseye malak gibi bakmaz. seninle tanışmak isteyen de gelir selam verir ve sen de istersen tanışırsın. laf atmaydı bilmem neydi rastlanan şeyler değil. ha arada çıkarsa öyleleri dağlı diye nitelendirilir.
tatillerimin tek adresi. doğduğum 3 yaşında göçtüğüm teyze dayı amca hala gibi birinci dereceden yakınlarımın yaşadığı güzel balkan ülkesi. her gittiğimde farklı bir sıcaklık hissederim orda. insanı doğduğu toprak çekiyor sanırım.
tatil amacıyla 2000 yılında gittiğim, o zamanlar birkaç şehri dışında- sofya,filibe gibi- anadolu kasabalarını andıran, türkiye'nin karayolu ile avrupa'ya açılan en önemli kapısı olması sebebi ile, üzerinde yaşayan pekçok vatandaşımız nedeni ile ve tarihi bağlarımız nedeni ile her zaman yakın ilişkiler içinde bulunduğumuz, özellikle kış turizmi ile ilgilenenlere pamporovo yu şiddetle önereceğim,zamanında komünist rejimle yönetilen pekçok ülke gibi kültür, sanat ve sporun pekçok dalında her daim isim yapmış kişileri yetiştiren sınır komşumuz balkan ülkesi. nüfusu giderek azalmaktadır ve bulgar hükümeti evliliği, çocuk sahibi olmayı teşvik edici önlemler almaktadır.
halkının bir bölümünün sürekli türkiye ve türkler aleyhinde ırkçı gösteriler yapmasıyla gündeme gelen ülke. işin garip yanı ise bu gösterilerin türkiye'den hiçbir karşılık görmemesi. belki de en iyi cevap kendilerini muhattap olarak görmemektir.
son seçimlerde bir parti birinci oldu. hangi parti, adı nedir, ideolojisi nedir bilmiyorum. fakat parti başkanı borisov todor jivkov'un eski koruması. hemşehrilerimi zor günler bekliyor anlayacağın yani hocu. adam zaten başa geldiği gibi ''çifte vatandaşlığı kaldırmak istiyorum'' demiş. adamı kanırtırlar borisov'um.
1950 seçimlerinde ırkçı bir partinin seçimiyle bölgede yaşayan türklerin soyadlarını bulgar soyadları koymuş, türkçe konuşmayı yasaklamış, camileri kapatmış, ibadete yasak getirmiş ülke. bir çok türk bu dönemde kaybolmuş ya da öldürülmüştür. öldürmeler genelde devletle pek bir bağı olmayan cugulinin geldiği çingene muhitlerinde yaşanmıştır.
1950'lerde başlayan ve 1989 yılında son bulan bu asimülasyon turgut özalın sınır kapılarını açmasıyla biraz olsun durmuş, ırkçı partinin ülkede oylarının azalmasıyla tamamen bitmiştir.
futbolda hızla çöken, çökmeye de devam eden ülke. buna rağmen en son yıldızları stillian petrov, martin petrov, dimitar berbatov, valeri bojinov'dur. büyük ihtimalle de devamı gelmiyecektir. 10-15 yıl sonra avrupa futbolundan tamamen silinecektir.
ikinci vatanım, annemin babamın doğup büyüdüğü, eğitim aldığı, dedelerimin mezarlarının olduğu, ama 89 yılında ailemin zorla isimlerinin değiştirilip sonra yine zorla göç ettirilmesinden dolayı biraz kırgın olduğum ikinci vatanım...