Bencil insanların dilinden hiç düşmeyecek bir cümle.
Yalnız olduğu için kendinden utanan, birine "Seni seviyorum" dediğinde kendine kapanan.. sokak köpeklerini, sahi sokak köpekleri, eşgalini yalnız insanlara bakıp çizdikleri.
Toplayın takımları ! Siktir olup gidiyoruz.
Bugün hayatta bir yalnızlık var.
Belli, yanağından, eteğinin altından,
Küçük şehre fazla geldi güzelliği, anlaşılan.
------ ------ ------
Usta: Benim çıkmam lazım, Burda bir tane demir tezgah, diğer tarafta da kapılı, burayı bitirip gidersiniz. Mermer ölçüleri alınacak sizi bekliyorlar..
Ben: Tamamdır. Yarın gelecek miyim ben ?
Usta: Yok gerek kalmadı. Ben çıktım, kusura bakmayın. (aramızda ki az yaş farkına istinaden kibarlığı)
------
Büyük bir alışveriş merkezinin inşaatında çalışıyorum, iş bitmek üzere, bunaldım tek dersten kalıp okulu bitiremeyince, birde şu oturduğum kafe yüzünden durmadan aileyi rahatsız etmekte, Terörle Mücadele.Yapacak en iyi işteyim anlayacağın..
Ben: Kahve koyuyorum
Musa: Boş ver, acele edelim.
Ben: Ne işimiz var ki,
Musa: Olum benim karım hamile
Ben: Doğru ya. (Bekleyeni olan insanlara içten gelen itaat ile)
- Bir saat sonra -
Gençler "Bunların yeri değişmeli" dedi. inşaattan sorunlu adam yüzünde emeğimizi boşa çıkarmasının verdiği mahçupluk. "Tutan demirleri kesip değiştirmeniz yeterli" diye ekledi. Telafi etmeye çalışarak..
Halbuki, bugün pikniğe gidecektim biriyle. ellerim ellerinde olacaktı. Neyse..
Kabela işlerde hep bir aksaklık olur dedik kesmek lazımdı, Girdim içine demir ızgaranın, Sipralle. (demir kesmek için kullanılan kesici bir alet)
Hep düşünmüşümdür bir gün bileklerimi kesecek olsam kesin bu aletle keserim. Sahi insanlar neden bunu denememiş ?
Kolay bulunmadığından.. intihar Düşünülerek fakat hazırlanılarak yapılan birşey değil anlaşılan..
intihar . . .
dalmışım,
sesler geliyordu, Demir parçalarının kıvılcımlar artmış yüzüme geliyordu,
bugün sondu,
Aldırış etmedim derken parça sıyırdı yanağımı, ellerim zorlanmaya başladı. Büyük parçalar kopmaya başladı Kafam arkamdaki ızgara demirlerine çarptı,
Bırakmadım..
Gören biri fişini çekmiş..
Nasılsın ? bir şeyin var mı ?
cevap vermem gerektiğinin bilincinde ama veremeyen, sipral hala elimde..
Kendime geldim bir kaç dakika sonra..
Musa: Takımları da boş ver gidelim.
Yürüdük öylece.. Yalınlaşmak gerek.
Bugün hayatta bir yalnızlık var. Belli, yanağından, eteğinin altından,
iki otobüsle eve yetişeceğim..
Bindim.
Ustayı aradım.
- Sipral taşı patladı, işi bitiremedik.
+ Kimseye bir şey oldu mu?
- Yok.
+ Siktir edin işi. Size birşey olmasın, eve gidin.
- yoldayız zaten
..
Otobüs'ün camından bir kıza baktım, silüeti görünüyordu aramızda adam vardı. insanlar neden birbirlerini sever ki.. ? birini seviyordur şimdi bu kadın, sevdiği adam...
yağmur başladı..
Düşündüm,
"insan kendini sevemediğinden başkasını seviyordur" ya da "kendini sevdiğinden"
aradaki adam çekildi, yağmur yüzüme geldi.
karar veremedim..
indim.
Yağmur arttırdı varlığını, yürüyordum..
Eve yetiştim, pencereden seyrettim biraz, yağmuru ve kendi silüetimi altında olmayınca yağmurun sesi daha bir güzel geldi, havai fişekler patladı az ileride, Yağmurda yürüyordu bir çift, gördüler gökyüzünü, öpüştüler sonra. Islaktım hala.
kendime anlatacak pek bir şeyim yoktu, sevemedim kendimi. Bir kızı aradım bende, şu an memleketinde,
kardeşinde beyin tümörü var, konuştuk, durum kötüymüş. Yağmuru balkondan seyret dedi, ekledi, "iyiki varsın".
Köpek sesi geliyordu ileriden.. Rahatsız oldum, indim aşağı ıslanıyordu o ve yavruları. Aldım onları alttaki boş eve.
Açtım,
biraz yiyecek getirdim oturdum yanlarına, ıslaktılar hala,
ateş yaktım..