bu son tiradım

entry1 galeri0
    1.
  1. bu son oyun, son perde...
    gözlerimi kapatmadan önce ki son masal bana anlatılan,
    bu ne yalnızlık,
    ne de efece bir kalabalık,
    son öksürük, verem tadında!
    kan kusma çılgınlığı benimki,
    saklı kent tabutlarında tabu,
    ölmek belki,
    bu son oyun, kapanmaması gereken son perde,
    hiç gibi, kuşkusuz,
    korkak cesaret endişesi içimde,
    yalan dolan sevişme tadı dudaklarımda,
    bayatlamış ten kokusu,
    kokusu ve özrü,
    tek bi' tebessüm ellerimde,
    yalandan bir gülümse belkide,

    sorguladıklarımın endişesi, uzun uzunca kaçmak ister gibi, yalansız ve bedava olsun isterim hayat, tasalarım görüpte bakamadıkların aslında,
    nefes almayı unuttum artık, yeşil kağıt efendiliği lafını duymamak için uzaklarda, bilki, yalnızlığım ruhuma aittir.
    yavaş yavaş bedenimi kemiren olgu gibi,
    bir tek ikisi sevişir gözlerimin önünde, muhteşem ve gerçek hastalık çığlıklarımla...
    anladığın ama hiçbir zaman söyleyemeyeceğin cümlelerin,
    bu sefer tanıklık etmeyecek kirli su tezgahımız,
    kahkahalar anlamsız ve korku dolu olacak,
    olacak ve sorgulayacak,
    için için bizi kemiren geçmişimiz gibi,
    alaya alınmayacak cesaret gözlerim, aynalayamayacak kendini bir daha,
    ne sende ne de fahişe kırıntılarında,
    türlü türlü sitem matemi bu, ruhumu yorgun kılan soğuk ve çökme bi' oda,
    alaya alınmış bildiklerimle son zulam hayata inat cebimde,
    sahnedeyim,
    kimse görmeden kapansın isterim perde! ama imkansız,
    son tiradım bu,
    bir pinhan edası cinsel mimiklerimde,
    delice ve ağır oynanan bir pandomim,
    usul usul kararan ışık,
    bir kişiye ait ayaküstü alkış,
    demlenmekten yorulmuş fon müziği,
    kapanan son perde rengi gözlerinde,
    kıpkırmızı...

    hayat yanmak için ölmeyi beklemekten çok,
    yaşarken ölmeyi seçmekmiş,
    yanmak, yolları göze almak değil,
    yolun, perdenin sonunda senin olmayacağını bilmekmiş.

    perde.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük