kendisini sevgiyle aniyorum. keza bana boxer diye aldigi pacavralar nedeniyle esef etmek istiyorum. 5 boxer aldirdim 1 tanesi hayatimda hic gormedigim parlak cizgileri olan seftali rengi ne idugu belirsiz bir pacavra bir digeri pazar mali gorunumlu "kokan adam"larin uzerinde gormeye alisik oldugumuz donumsu bisey. ucuncusu ise cicekli hafif japon ve guney amerika havalari karismis, afbuyur kazara catalini gorseler cicek acmis diyecekleri dandirik bir akdon.
amerikancı dedim eksi aldım lakin adam amerika'nın bağımsızlık gününde doğmuş işte. daha ne olsun? kendim gibi yengeç bir insan. duygusal aptal mı bilemem ama doğum günü kutlu olsun.
ömrü bayunca savaşmış bir nevi şahsına münhasır. bu saatten sonra kendisine aşağıdaki fransızca pasifist sloganı salık veriyorum; "faites l'amour, pas la guerre" hemi de Fransızca seviş!
orada bir köy vardı; henüz gidemedim, göremedim. köy pek s.kimde değil aslında, bir adam vardı içinde; hala da var...
hatrımı bile sorsa, o an çıkarıp alıyor beni, havasını soluduğum fason dünyamdan.
sözümüz de var; vuracağız dibine...
o değil de, iyi ki yazmışım diyorum o entry'i; yazmışım da denk gelmişiz be üstat. yoksa ne etrafımdaki boşluğu farkedebilirmişim ne de bir dost, bir kardeş eksikliğimi...
bu arada o köy de sizin bizim köyümüz değil, sadece benim köyüm. kıskanç bir adamım, evet doğru...