albümlerinde bulunmayan, canlı performansları esnasında seslendirdikleri, giriş, gelişme, sonuç şeklindeki
süper redd parçası.
mum kokuyordu odası sabaha doğru
duvarlarda çiçekler asılmış kuruyordu
masada eski birilerinin boş kutuları
belli ki, atmaya kıyamıyordu
elbiselerini kaldırıp bana yer açarken
onu izliyordu gözlerim, çok güzeldi
radyoyu açıp duruma uygun bir kanal buldu
"bir içki ister misin?" diye sordu
boşver çok içtim yanıma gel
boşver zaten kafam güzel
karbon kağıdı konmuş gibi duyguların arasına
birbirimize dokunduk sabırsızca
gözlerine bakınca utnadığını anlamak kolaydı
ama durmadı, öptü beni, kısıp gözlerini
elbiselerini çıkartıp saçlarına dokunurken
onu kokladım, içim ürperdi
soluk soluğa yatıyordu, terlemişti vücudu (buraya dikkat)
ve beklenen soruyu sordu:
boşver, sevdim de ne oldu?
boşver, böylesi daha güzel
elbiselerimi giyerken oda aydınlanıyordu
ve güzelliği ışıkla eriyip gidiyordu
çıkıp giderken beni izliyordu yatağından
"neden burda kalmıyorsun?" diye sordu
boşver, bir taksi çağır giderim ben
boşver, rahatını hiç bozma sen
boşver, bir taksi çağır giderim ben
bıoşver, böylesi daha güzel...
boşvermek.
herkesin hakkı olan eylem. daha doğrusu eylemsizlik. kayıtsız kalma durumu ve bu durumun seçilmiş olması.
iyimidir yoksa kötümü ? tartışılır muhakkak. lakin insanlar çok dolu. ve bazen kontrolünü elinizde tuttuğunuza inandığınız hayatınızın belli dönemlerinde, bazı şeylere yada herşeye boşverirsiniz.
herkesin bir kez delirmeye hakkı vardır. boşvermeye hakkı olduğu gibi. ben buna inanırım. tek sorun alışkanlık haline gelmesi durumudur.
zira sorumsuzluk ayrı şey, kafayı dinlemeyi istemek ayrı şeydir.