evlenmek ne kadar doğru bir kararsa boşanmakta o kadar doğrudur.
ilginç olanı, birinin doğru olması için ötekinin yanlış olması.
hangisi doğruydu hangisi yanlış, cevabı bilinmez.
3 yıllık evliliği bitirmeye gerek yokken, uzlaşılabilecekken karşı taraftan gelen istektir. Kırmamak için onu da kabul edersin, boşanırsın. Ardında bıraktığı tek şey evdeki kokusu olur....
bizim ferhat. iki yıl henüz dolmak üzereyken geçen hafta boşanmışlar. daha bugün haberim oldu. dükkana uğradı saolsun. pek tadı yoktu zaten halinden tavrından. ben tabi takılıyorum normal baktım var bir şeyler "anlat hele" dedim. böyle böyle ayrıldık dedi. yüzeysel anlattı. ulan amma üzüldüm yaa. çok etkilendim. yok ciddi etkilendim. ben böyle etkilendiysem onların hali kim bilir nasıldır. çocukları da olacaktı. önce inanmadım zaten de sonradan gayet ciddi, sıkıntılı. ne bileyim..
hayırlı olsun demekten başka ne gelir elden.
Bu duruma çoğu kesim yanlış baksa da bence evlilik huzurlu bir şekilde devam etmiyorsa kişiler arasında ki saygı sevgi kaybolduysa bu işleme başvurulmalı.
her evli insanın başına gelebilecek bir olaydır. boşanmadan önce kalınacak yer, eşya gibi şeylerin ayarlanması şarttır. kesinlikle hatunla aram belki düzelir diye "evi sana bırakıyorum sıkıntıya düşme" denmemelidir. bu salaklığın ve teslimiyetin göstergesidir. bayan tarafı erkek tarafı kadar düşünceli değildir. kafada bitirdiğinde saraylar bağışlasanız acımazlar.
(#21694147) no'lu entry'de geçen beş durumun beşinin de rutin bir hal aldığı evliliklerde, en azından bir tarafın isteğiyle gerçekleşmesi kaçınılmaz olan evlilik halinin son bulması durumu.
ve benim eşiğinde olduğum durum... bugün yarın ya benim ya da onun ilk adımı atıp davayı açması an meselesi. aile terapistiyle konuşuldu, evler ayrıldı, aileler haberdar edildi. geriye avukat araştırması ve hukuki süreç aşaması kaldı. ilk adımı atacak olmam muhtemel olsa da en çok canı yanacak olan da benim aslında.
çünkü insan, hayatta her şeyin bir sonu olduğu fikrine alışıyor da, beklemediği zamansız sonlara ağlıyor en çok.
yığınla vaad, yığınla emek, 9 senelik aşk... 6 aylık evliliğe yeniliverdi. sadece 6 aylık şans tanıdı aşık olduğum adam, hep hayalini kurduğumuz evliliğimize. en acısı da "sevmiyorum, istemiyorum, kafamda çoktan bitirdim."ler. o hangi kafayı yaşıyorsa allah'ım, aynısından bana da ver!
çünkü yarın başlayacak ilaç tedavim bile onunla geçen iyi-kötü 9 yılımı ve 6 aylık evli kadın kimliğimin benden aldıklarını geri veremez.
bu derece değersizleştirilmeyi hak etmedi 9 seneye heba ettiğim emeklerim.
erkek zihniyeti mi paslanmış yoksa benim tanıdığımı sandığım o adam başkası mıymış, bilemiyorum.
tek bildiğim; iyi günde kötü günde yeminleri etmesin kimse. tutulmadığında yeniliyorsun iyiye de, kötüye de...
"evlilik birliliğinin temelinden sarsılması" başlığı altında hakim karşısına çıkarak yapılan mevzudur.
iki çeşidi vardır. anlaşmalı ve çekişmeli
örnekle; benim evliliğim anlaşmalı olduğu için duruşma salonuna dahi girmeden hakime hanımın makam odasında 15 dakika sürdü. 15 gün sonra alınan karar yazısıyla bitti.
birde çekişmeli vardır ki en sıkıntılı boşanma şeklidir. hakim ocak ta gel mayıs ta temmuz da gel diyerek öteler ve iki tarafın uzlaşma durumunu tespit etmeye çalışır. son ihtimal boşar fakat sinirler fazlasıyla gerildiği için sıkıntılar olabilir.
yine de evlilik aşamasında olan herkese tavsiyemdir. evlenirken eşinizi iyi seçin. evlilik hakikaten evcilik oyunu değil.
boşanan kadın aradan 9 ay geçmedikçe başka biriyle evlenemezmiş kanunen. sebep olarak kadının boşandığı erkekten hamile kalmış olabilme ihtimali ile soyun karışması ihtimalini önlemek. erkekte herhangi bir süre yok yeniden evlenebilmesi için.
9 ay ayrısın, görmemişsin, alışırım sanıyorsun, olmuyormuş, hakim sorduğunda "evet" derken boğazına yine bir düğüm takılıyor, uğurlarken yine sarılıyorsun. hoşçakal tatarcık, yolun ve bahtın açık, benden yana hakkım helal olsun.
eğer arada çocuk varsa olan çocuğa olan, ve akabinde çocuğun hayatının sonuna kadar bir eksiklik hissedeceği, gerçek dir evet boşanmalar da olan ne yazık ki çocuğa oluyor.