Evliliğin ne kadar kötü olduğuna bağlı olarak insana kendini tatile çıkmış gibi veya bataklığın tam dibine iniyormuş gibi hissettirebilen eylem. Her halükarda uzun vadede insanı daha huzurlu biri haline getireceği kesin. Kadınlar korkuyor, ya yapamazsam ya ayakta kalamazsam, ya çocuğumun(larımın) mutsuz olmalarına sebep olursam? Ama kimse şunu unutmasın ki mutsuz anne veya baba asla mutlu bir çocuk yetiştiremez. Birlikte ama huzursuz olmaktansa ayrı ama huzurlu olmak inanın daha faydalı.
Üzerine çok da konuşulacak bir mevzu değil esasen.
Evlenmek kadar doğal.
Yolunda gitmeyen bir şeyler varsa çocuk olsun ya da olmasın bitmesi gerekir evliliğin.
Evlenmek, ömür boyu zincirle birine bağlanmak değildir.
Gönlünüzden gitmiş birine sırf imza attınız diye ömür boyu katlanmak zorunda değilsiniz.
Çünkü gönül bağı yoksa saygı da yoktur ve eğer saygı yoksa aynı evi ve yatağı paylaşmanın da anlamı yoktur.
insan gibi evlenip insan gibi ayrılmayı bilmek lazım. Tek mesele bu.
şunu da eklemek lazım sırf minnet duygusu ile, aman aşım pişsin düzenim bozulmasın diye de evlilik sürdürülmez.
Bir kere geliniyor hayata.
insan kiminle mutluysa onun yanında olmalı.
bundan yaklaşık 2 yıl önce gerçekleştirdiğim eylemdir.
eşinizle anlaşamıyorsanız ve profesyonel destek almanıza rağmen işler yürümüyorsa gerçekleştirilmesi gerekendir.
anlaşmalı boşanma davaları genelde tek ya da iki oturumda avukata ihtiyaç duymadan sonuçlanır. bu bağlamda protokol düzenleyerek boşanmak her iki taraf için de daha az yıpratıcıdır.
işleri avukatlara bırakırsanız olaylar biraz daha can sıkıcı hale gelebilir. ancak eşinizle meseleleri oturup da konuşamayacak seviyeye geldiyseniz yapacak bir şey yok.
arada çocuklar varsa daha dikkat etmeniz gerekir.
boşanacağınızı çocuğunuza söylemek ayrı bir yüktür. ancak kendisi de artık sizin kavgalarınızdan sıkıldığı için sizi tahmin ettiğinizden çok daha büyük bir anlayışla karşılayabilir.
boşandıktan sonra yas tutma süresi vardır. bu sürede genelde yaptıklarınızı değerlendirir ve ne yapacağınıza karar verirsiniz. eşinizle geçirdiğiniz güzel günleri anımsarsınız.
bir de sosyal medyada her sabah önünüze sunulan geçmişten kalan paylaşımlar size bir nostalji yaşatabilir.
bunları takmayın, aldırmayın, yolunuza bakın.
boşanan ailelerin çocuklarının büyük çoğunluğu anne ve babasını bir arada görmeyi çok ister. ancak bunun mümkün olmadığını ve boşuna hayal kurmaması gerektiğini ona çok iyi anlatın ki enerjisini imkansız hayaller peşinde koşarak harcamasın.
boşandıktan sonra da eski eşler arasında ufak tefek tartışmalar cereyan eder. ancak bu tartışmalar zaman içinde sönümlenir.
bu tartışmaların büyük çoğunluğu genelde pişmanlık duyan taraf eliyle çıkartılır.
unutmayın kavga etmek ve tartışmak da bir iletişim kurma yöntemidir ve kavga etmek için 2 kişiye ihtiyaç vardır. eğer siz bu talebe yanıt vermezseniz hem sinirlerinizi bozmaz hem de eski eşinizin sizinle yeniden iletişim kurma yolunu kapatmış olursunuz.
ha bu arada beyler nafaka ödemelerini sakın aksatmayın. yoksa mapushanede boncuk dizerken bulabilirsiniz kendinizi..
Komik ve acınası olay. Bu iki gerizekalı sanıyordu ki birbirleri için yaratıldılar. Eksiğiniz var evet ama onu evlenerek kapatamazsınız beyinsizler. Şimdi ağlayın evde beceremediğiniz evliliği düşünüp.
Evlenirken bir kere evleniyorum diyip 60 bin liraya düğün yapmalarına ve sonrasında boşanma aşamasında 10 bin tl fatura kesen avukata, bu fazla değil mi? Diye sormalarına bitiyorum aq. Ee bir kere boşanıyorsun?
Evliliğin kıyısından döndük biz. Nikaha on gün, altı saat kala vazgeçtik.
Beraber kurduğumuz, kapı kollarını dahi beraber taktığımız evden yalnızca bir minik halı aldım.çocukluğumdan beri benimleydi çünkü. "Kalanını ister sat, ister kullan ister fakire fukaraya hediye et" dedim. O da ayrıldıktan üç ay sonra evlendiği eşiyle kullanmayı tercih etti. Ama kendince adil olmaya çalıştı, yaptığımız masrafları kalem kalem hesaplayıp yarısını anneme zorla vermiş ben kabul etmem diye. Beraber emek verdiğimiz eve başka bir kadınla yaşamak için girdiğini duyduğumda içim burkulmadı desem yalan olur, biraz üzüldüm, diğer yandan da verdiğim kararın doğruluğunu düşünüp mutlu oldum.
Bugün sabah öğrendim, boşanmışlar. Evlendiği zaman O kadınla ölene kadar kalacağını düşünmüştüm, aileleri yıllardır tanışıyor, ortalık karışmasın diye hayatta cesaret edemez boşanmaya diyordum. Düşündüğüm kadar korkak değilmiş. Aslında korkak da, keyfine düşkünlüğü korkaklığından daha yoğun.*
Neden yazdım bunları bilmiyorum, hissettiklerimin binde biri bile değil, yazacak takatim olursa yine gelir editlerim.
Evlilik pranga değildir, olmamalıdır.
Mutsuz ve huzursuz insanların evlilikleri, hem kendi, hem aileleri, hem de toplum açısından zararlı bir birlikteliktir ve bu durumda boşanma alınacak en mantıklı karardır.
Hepimizin tek hayatı var ve o hayatı huzurlu geçirmek herkesin hakkı!
Kimseye senin çocuğun sorunlu demedik. istatislikler belli, tüm dünyada var olan bir gerçeği dillendirdik.
"evet evet çocuğumuz sorunlu. biz de her gün kavga gürültü halindeyiz. rezalet dedikodu gırla." böyle yaparak benim absürtlüğümü değil tekil örneklerle, sizin çocuğunuzun iyi yetişmiş oluşuyla büyük verilerin çelişmesini ispatlıyorsunuz.
istatislikler genele bakar, sizin özelinizde durumun iyi olması genel eğilimi değiştirmez.