insanın psikolojisini bozan şehir. Yılın çoğu günü havası kapalıdır. Akdeniz ikliminden gelmiş biri olarak 39 dereceden sonra 20 dereceye inmek içimde büyük bir kasvet oluşturdu.
Deniz desen yok gezilecek yer yok hava desen kasvet yüklü kültürel etkinliği yok gidip görülecek birkaç göl dışında tarihi kültürel hiçbir şey yok yemek kültürü yok. sebze yüklü yemekleri. et ve baharat kültürü ya da tatlısı da yok. işin daha kötüsü gelişime kapalı, minik bir şehir. Niye yaşıyoruz burda onu da bilmiyorum. Sadece havası güzel. Oksijen dolu temiz.
kanımca yanlış bölünme sonucu karadeniz bölgesinin batı kısmına düşmüş şehirdir. oysa bolu ve düzce marmara bölgesinde olmalıymış zaten konum olarak da buna daha uygun. marmara'da olsa hem marmara bölgesi, iç anadolu ve karadeniz'e daha yakın olur hemde bolu daha çok gelişirdi.
Şimdilerde benim için kötü anılar, yenilmiş Kazıklardan ötesi olmayan il. Bir şehri sevdiren içindeki anılarmış bir de insanlar. Hala sevdiğim insanlar olsa da ne yalan söyleyim hiç özlemiyorum be.
Tek vasfı büyük şehirlere yakın olması ve bir iki adet gölü olması olan vasat şehir. Öğrenciler için geçtim barı adam akıllı cafe sayısı bile çok azdır. Sıcaklığın sıfırın üstünde olması garip karşılanır.
Batı Karadeniz'de bulunan yaklaşık 300.000 kişilik nüfusa sahip küçük bir il.
Şehir merkezinin bir cazibesi olmamakla beraber kırsalında Abant, gölcük, yedigöller, sülüklügöl, çubuk gölü, kartalkaya gibi güzel lokasyonlar bulunmaktadır.
Demografik olarak incelersek doğum oranının en düşük olduğu illerden bir tanesidir, tüm Türkiyede Bolu nüfusuna kayıtlı sadece 440.000 kişi bulunmaktadır.
Soğuğuna, göllerine, çamlarına ve Gölköy'üne hayran olduğum şehir, memleketim. Yazları sizi havasıyla hiç boğmaz gerçi biraz soğuktur. Ağustosta bile geceleri yorganla yatabilirsiniz.
Genellikle Abant, gölcük ve yedigöller ile bilinse de sülüklü göl, gölköy, tokadi hayreddin türbesi de harikadır. Yeşile doyarsınız buralarda. Haziranda giderseniz bol bol kiraz ve vişne, ağustosta giderseniz bol bol kızılcık, kuşburnu, böğürtlen ve erik, yağmurlu mevsimde ekim, kasım gibi de rahatlıkla kanlıca mantarı toplayabilirsiniz.
Mezun olayım da taşınayım şuraya yav...
çok yeşil bir yerdir. öyle ki kendine has saydam tuhaf şekilli bir böceği vardır. giysiye konar ve ne kadar üflesen de sallasan da düşmez. ya başparmağına işaret parmağınla vurmak suretiyle uçuracaksın, ya da elinle alıp dağıtarak üstünden uzaklaştıracaksın. anca öyle.
istisnalar elbet vardır fakat genel olarak insanında kaba ve agresif olmak gibi özellikler gözlemlediğim kuzey anadolu/iç karadeniz kenti.
Ayrıca bu şehrin kırsalında akşam soğuğu, üç mevsim gökteki yıldızı dondurur.