tanıdıklarımın "çok küçük amaa *" diye şikayet ettiği ancak benim çok sevdiğim şehrim. tek caddesine kurban. istanbul'un hengamesinden sonra insana kendini cennette hissettirir. tamam sürekli yapılabilecek kültürel, teknolojik vesaire aktivite yoktur bolu'da ancak onun yerine oturup arkadaşlarınızla sosyalleşirsiniz. caddeye çıktığınızda istemediğiniz herkesi görme ihtimaliniz bakidir, öyle de bir olumsuz yanı vardır. olsun gene de candır.
doğduğum ve yaşadığım yer. bu yıl üniversite sebebiyle kendisinden ayrı kalacağım için üzmüştür beni. küçük, sıkıcı, yemek yemek için bile bir yer düşünmeye kalksanız aklınıza elit olan 2-3 mekan gelir. yine de insanın doğup büyüdüğü yerden ayrılması bir başka oluyor sözlük.
Gecen yil itibariyle istanbula yerlesmek icin ayrıldığımız şehirdir. Küçüktür pek bir halt barındırmaz içinde fakat anıların olduğu her yerin özlenebildiğini öğretmiştir bana.
Doğal güzellikten bol birşeyin bulunmadığı şehrimiz. Abant, Yedigöller, Gölcük, Kartalkaya sadece birkaçı. Üniversite'nin çok etkisi olduğu bir şehir. Şehirde sadece bir tane ana cadde olması ilginç gerçekten. Çoğu yere direk otobüsün olmaması ya da şehir içinde Karaköy'den başka alternatif bulunamaması da ayrı konu. En azından artık gelişmeye başladı. Yeni otobüs firmaları açılmaya, doğalgaz döşenmeye başladı. Kökez suyu da çok ünlü; nereye baksanız görürsünüz, halk genelde sıra olmuş su dolduruyordur heralde. Küçük bir şehir olduğu için adım başı tanıdıkla karşılaşınız genelde. Yollarda oturmuş mantar satan teyzelerle karşılaşırsınız. Büyük şehirden oraya gidenler için köy gibi görülür. Üniversitesi çok kaliteli ama eğer büyük şehirlerden birinde oturuyorsanız çok tavsiye etmem. Yine de gezilip görülmeye değer doğal güzellikleri var.
bolu hakkında entry giren bütün bu arkadaşlara katılıyorum sosyal hayat namına hiç bi şey yok bar bile yok. Memleketim olmasına rağmen hiç sevmem. Kesinlikle gelmeyin. Millet genelev için bile ankara yollarını tutar. *
1. Adalet ve Kalkınma Partisi 58,47 oy oranı ile toplam 103.158 oy almıştır.
2. Cumhuriyet Halk Partisi 20,07 oy oranı ile toplam 35.417 oy almıştır.
3. Milliyetçi Hareket Partisi 16,12 oy oranı ile toplam 28.438 oy almıştır.
bu yıl üniversite kazanıp ayrılmak zorunda kaldığım havasını, suyunu, yeşilini özlediğim, izzet baysal'ın katkılarıyla gelişmiş küçük ama güzel memleketimdir.
kartalkayası kayak için güzel hoş ama abant ı bir tabiat harikası... çok yerler gezdim, görmedim böylesini... beyaza bürünmüş ağaçlar yol boyunca insana deriiin derin iç çektiriyor huzura erdirerek. gölün buz tutmasıyla üstünde yürünüyor bembeyaz doğa harikasına bakarken...
bolu'nun milli parkında bir gölü vardır ki -adını hatırlayamadım- gündüzler çuvala girmiş gibi gecenin karanlığında giderseniz bastığınız yere toprak demeyin; bilin ki çamur... orası da karla güzeldir ama o gölü karlı görmek bu seferlik nasip olmadı. bir de etrafı yuvarlak olduğundan 2 arabaysanız birbirinizi kaybederseniz illaki bir yerde karşılaşır bulursunuz birbirinizi. bolu merkezde de durum böyle, kaybolma ihtimaliniz yok çünkü orda da yaklaşık 500 metrelik tek ana cadde var, baştan sona yürüyün bulursunuz aradığınız kişiyi.
aklıma gelmişken şimdi hakkını yememeliyiz, becikoğlu avm diye tek bir avm si var o ana caddede, 4 günlüğüne gittiğim kongrede 10 kere ziyaret ettiğim avmdir kendisi. ve yine hakkını yememeliyiz ki bu avm de en iyi mekan cafe de essin dir, ben bu tespiti yaptım. boluya gittiğinizde sizi gezdiren boluda yaşayan arkadaşlarınıza sakın bu avm ismiyle ilgili espri yapmaya kalkışmayın, bozulabilirler... bir de ali bey köşk diye cafesi var bolu merkezde, istanbulun cafelerini aratmıyor. küçük bir havuzu var ortada, hemen yanında nargilenizi içip tavlanızı oynayabiliyorsunuz.
gece eğlenmek istediğinizde seçenekler hayli kısıtlı. destina ve mazı öğrencilerin sık takıldığı eğlence mekanları imiş. mazıyı bilemeyeceğim ama destina istanbuldan geliyorsanız çok ciks gelmeyebilir. güzel ortamı vardır da üst katı club alt katı türkü evi gibi olduğundan müzikler arada birbirine karıştı, durduramadık. bir de 1 gibi kapanmaktaymış. gece daha yeni başlıyordu oysa ki. *
şehir yaşamının yapaylığını boluya gittiğinizde daha iyi anlıyorsunuz...
içten, samimi, soğuk havası olan sıcak ilmiş. çok sevdirdi kendini.
öğrencilere kira adı altında tecavüz ederek yaşayan, beş kuruşa beş takla atan insanlığı, samimiyeti bilmeyen bencil insanların yaşadığı yer. doğasının kıymetini bilmeyen insanlar patates yiye yiye patates kafa olmuşlardır. hiçbir eğlence yeri olmadığından abaza mühendisin biri abant'ta at ile dost hayatı yaşamıştır. kimseyle samimi olmadan güzel güzel yaşanabilir. sanıldığı gibi yemek zevkleri de yoktur. bir gelen pişmandır, bir de gelmeyen. r harflerini söylemezler. pazar yerinde kocasının elindeki yükü bırakması için bir kadın şöyle seslenir.
- götüme kooooy.
halbuki demek istediği; ''götürme oraya bırak '' dır.
ana meydanda at üzerinde elinde saz olan köroğlu heykeli vardır. o'nu atatürk heykeli olduğunu sanan bolu'lular az değildir.hepsi cuma namazına göstere göstere gider ama nafiledir.
bir de '' burası bolu, burada herşey oluuuu'' derler.
bu şehrin kendine has yemeklerinin başında kızılcık tarhanası gelir ki kendisi özellikle kış aylarında tüketilir ve gribe, soğuk algınlığına iyi gelir. bir de kiş vardır, peynir çeşitidir, eriştelerde ve makarnalarda kullanılır.
aşcılarıyla ünlü olmasına ramen kendine has ünlü bir yemeği olmayan şehir.daha da enterasanı meşhur bolulu hasan usta tatlıcısının bu şehirde bir şubesinin bile olmamasıdır.
köroğlu, izzet baysal ve bolu dağı'ndan ibarettir.
üniversitesi olmasa hiçtir.
kısa bir not; halk bir ara valiliğe "kerhane isterük" diye gitmiştir ve vali de " üniversite açtık ya, ne kerhanesi" diye cevap vermiştir, öyle diyotlar, ben onların yalancısıyım.
ankara ve istanbul arasında köprü durumunda olan , havası genellikle soğuk ve kapalı olan, izzet baysal'ın kurdukları ile büyük gelişme gösteren * il. ama böyle içine çeker sizi samimi ,doğanın içinde bir şehir.
benim de ailemden dolayı memleketim olan ve hayatımın ilk dönemini geçirdiğim, geçirmekte olduğum yer.