yanılmıyorsam aşkı memnu'daki çetin özder'i seslendiren kişi seslendiriyordu kendisini. ya da çetin özder'in sesi o bilemiyorum şimdi. hayran hayran izlerdim bu ressamı. sayesinde titanyum beyazı, prusya mavisi falan öğrenmiştik.
- şuraya küçük bir ağaç yapıyoruz. evet. işte böyle.
nedendir bilmiyorum ama ben bu adamı çok özlüyorum. çevremdeki insanlara bakarak söyliyebilirim ki türkiye'de en sevilen ressamlardan biridir. cennette görüyordum umarım o mutlu ağaçları yada o ağaçları mutlu ediyordur.
"vandayk kahverengisi, fes kırmızısı; şuraya küçük, sevimli, yalnız bir kulübecik konduralım" gibi dillere pelesenk olmuş sayısız repliklerin sahibi, kelebek fırçasıyla ucup, 5 santimlik fırçasıyla sokan efsane ressam
yıllarca trt ekranlarında candayk sarısı, funji siyahı, heldenberg mavisi, tantuni kahverengisyle resimler yapmış güzide ressamdır.
"işte şuraya dendunkayte yeşiliyle üzerine hafiften kar yağmış, altına sincap pislemiş, oduncunu gazabına nail olacak kışlık bir ağaç yapıyoruz" derdi,
gözlerimi kapatır 2 saniye sonra açtığımda "ahanda yaptım bu kadar basit m.q." dercesine kameraya gülerdi.
sonra "haftaya görüşmek üzere" deyip o pofuduk kıvırcık kafayı huncarca sallayarak veda ederdi. *
"..geniş fircayi yumşak darbelerle kullanin sanki bir kelebeğin kanat çirpisi gibi evet. gökyüzünü biraz daha acalim, birkaç bulut şuraya biraz titanyum beyazı belki biraz mavi..." repliğinin sahibi gönül insani.
az önce '95 doğumlu bir arkadaş tarafından videosunun paylaşılıp yine aynı kişi tarafından "Bu adamı çok izlerdim. Harika resimler yapıyordu.. Vefat etti malesef :(" yorumunun yapıldığı resim yaparken yaşayan insan.
fakat bahsettiğim paylaşımı gördükten sonra cinlerim saç tiplerime temas etti. "ulan sen doğduğunda o adam yoktu,daha hakkında bi bok bilmeden sırf kendini entelektüel gösterip kızları etkilemek için paylaşıyorsun." demek isterdim ama çıkacağı belli bir ergen çatışmasından ötürü kendime engel olmaktayım,hadi hayırlısı.
edit: elemanın da doğum günü 6 temmuzmuş sözlük. ah nasıl laf çakasım geldi bir bilsen..
gece gece gülmekten gebermeme sebep olan penguen karikatürüne konu olmuş usta sanatçı. ** http://www.facebook.com/?ref=home# !/photo.php?fbid=144174922271403&set=a.144140975608131.19101.144134888942073&type=1&theater
çocukluğuma döndüren anı. bu günlerde de bir reklamda oynuyor. ama en hazini hergün onu izlerken aslında pgogramların tekrar olup adamın üç yıl önce öldüğünü öğenmem olmuştu. doğru mu bilmiyorum gerçi ama bir çocuk için ağır.
psikopat gibi televizyon karşısına geçip izlediğim, fakat onu izleyerek resim yapmanın imkansız olduğu çıkarımına vardığım ressam amcadır. ben kalemi elime alana kadar, bob amca manzarayı tamamlamış, kuş çizmekle meşgul olurdu. mekanı cennet olsun.
çoğu zamana sıkıcı bulduğum manzara resimlerini şahsıma sevdiren yetenekli ressam. vefatından sonra birsüre oğlu programa kaldığı yerden devam etmiştir.
(bkz: yelpaze fırça)
ilkokuldaki resim öğretmenime siz niye onun gibi resim yapamıyorsunuz dediğimde bana sittir lan pezevenk demişti, o vakit biz öğretmenin bonus kafalı ressam amcayı kıskandığını düşünmüştüm.
ailece oturup izlediğimiz, izlerken vay anasını, o nasıl oldu lan, anaaa güneş yaptı lan gibi homurdanmaları beraberinde getiren, ağaç, çalı ve dere çizmekten başka çizim yapabildiğini düşünmediğim şahsiyettir.
hala nasıl olur da öldüğünde 8-9 yaşında binlerce çocuk sokağa dökülüp sözcüleri de çıkıp
"kimse bana onun öldüğünü söylemesin, o ölmedi, o kalbimizde yaşıyor. o kıvırcık saçlarıyla, fırçalarıyla..."
diyip gözyaşlarına boğulmadı diye şaşırım.**
çocukken ressamcı amca çıktı televizyonda holey şeklinde nidalarla beklediğim süper ressam. ölümüne cidden bir aile ferdini kaybetmiş kadar üzüldüm.
(bkz: özledik seni be bob ross)