bambaşka bir kafa var bu adamda. hüznü bile neşeye dönüştebiliyor. zaten kendisi de gülen insanların aslında acılarını kapatmak için güldüğünü söylemiştir. kendisi de yeterince acı çekmiş olmalı ki hayatın anlamını çözmüştür. kendisini tanımak isterdim doğrusu. bir de şöyle bi yazısı var ki inanılmaz:
''O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da;
Hatta herhangi bir tanesi de.
Unutma tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil..
ama şayet o, seni olup olmadık yerlerde güldürebiliyorsa,
Seni iki kez düşündürebiliyorsa,
Onu seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver.
Seni günün her anında düşünmüyor olabilir;
ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını verecektir: "kalbini".
Yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye kalkma,
Ve verebileceğinden fazlasını bekleme..
Seni mutlu ettiğinde gülümse,
Kızdırdığında fark etmesini sağla ve birlikte değilken özlendiğini bil.''
Babamla bı gun oturup konustuk. Ismın ne olsun dedı bana. ben de top oynamayı sevdıgım ıcın bob olsun dedım. Ikımızde bobun guzel bır ısım oldugu bılıyorduk ve sızde kabul edın kı bu sıfata cok ıyı otuRmustu. Gel zaman gıt zaman 1964 fılıstınınde ısler zorlasmıs ıc savasa suruklenıyorduk. Babamda oldukca puffy bır ınsan oldugu ıcın daha fazla dayanamadık ve amerıkaya goc ettık. Tabıı kı kacak olacak. Sonrasında babam benı bır okula yazdırdı. Sınıf ayrımını ılk kez burada tanıdım. Bana lanet olası zencı lakabını takmıslardı. Onlara zencı olmadıgımı aslında gunesten dolayı bronzlastıgıma ve annemın bır beyaz olduguna aslında kemıklerımın kalın olduguna ınandırmaya calıstıysamda nafıle. Lanet olası zencının yanına artık asagılık pıslık, kahrolası gıbı sevımsız terımlerde gelmeye baslamıstı. Bu mutsuzluk ıcınde ben de kendımı muzıge ve aforızmaya vermıstım. Alabıldıgıne aforızma yapıyor ve tek arkadasım olan gıtarla konusuyordum. Derslerımde normal seyrını koruyor hatta dıslanmanın verdıgı yalnızlıkla yukselıse gecıyordu. Tabı bu mahallenın pıclerının gozunden de kacmamıstı. Elvıs, lennon ve james benı adeta bısıkletlerıyle abluka altına alıyor sagdan soldan bındırmeler yapıyorlardı. Buna cok kızan ben -neden benımde bır bısıkletım yok dıye babama hayıflanmaya baslamıstım. Babam o gun basını asagıya eyıp - olum butun derslerın bes olsun sana bısıklet alacagım, demıstı. Bende sevıncımden adeta havalara ucmustum. O aksam FLYING denılen bestemı yapmıstım. Zıra benım ıcın butun derslerı bes yapmak cok kolaydı. Sadece 2 hafta butun notlarımı yukseltmıs fınallerı beklemeye baslamıstım. Fınallerde hayırlısıyla ıyı gecmıs son sınavım matematık kalmıstı. Butun notlar acıklanmıs hepsı bes ve pekıyı gelmıstı. Sonrada bı aksam eve gıdıyorkene babamın takıldıgı meyhanenın onuden gecıyordum. Camından goz ucuyla bakınca babamın ıcerıde onunde jack danıels sıseyle oturdugunu gordum. Beynımden vurulmusa donmustum. Az daha ılısıp camdan bakınca babamın efkarlı bır sekılde konustuguna sahıt oldum. O puffy ınsan ne hallere gelmıstı. Sonrasını babamdan dınleyelım; " hepsının bısıkletı varmıs ha. Hepsının bısıkletı varmıs. Soylesen bana morgın bı bısıklet kac para ha. Bı bısıklet kac para. Cocuguna bısıklet alamayana adam mı denır ULEN adam mı denır. Bı sıktır ol gıt denır :( uhuhuuhu "
Pekı babasını bu hallere dusuren ınsana evlat mı denır?
Bana gore denmezdı. Ertesı gun matematık sınavına gırdım. Bır hafta son sonuclar acıklandıgında butun derslerım bestı yalnızca matematık dorttu. Cunku bızım paramız yoktu.
önce şarkılarına sonra da saçlarına bayıldığım efsane ses sanatçısıdır.
tamam pis olabilir ama oldukça hoş ve çekici bir şey bence rasta. yine de pis olmayaydı iyiydi.*
dinlediğinizde yavaş yavaş huzur kaplıyor içinizi, özgürlüğe çağırıyor sanki.
dünyanın en güzel ritmi, onun senin için çarpan kalbidir.
sadece müzisyen değildir. dizelerinde bir fikri savunur yeri geldiğinde acı, aşık olma, melankoli hali gibi durumları da katık eder o notaların üzerine.
Sadece çocukken güler insan, diğerleri palavra.
Çünkü insan büyüdükçe komikliklere değil,
acılara gülmeyi öğrenir aslında.
jamaika'nın bağrından kopan kendini halka adamış sıradışı ve mütevazı tavırlarıyla afrika'nın sevdiği bir reggae sanatçısı abimizdir. Jamaika'da ilk merit ödülü alan adamdır ne işe yararsa artık.
2000li yıllarda feysbuk diye bir meretin ortaya çıkacağını, orda da kapak fotoğrafları diye bir platform ortaya çıkacağını bilse o lafların hiç birini etmezdi diye düşündüğüm gönlü güzel insan.
"O'nun ilk aşkı olmayabilirsin, son aşkı da; hatta bir tanesi de, daha
önce aşık oldu, tekrar olabilir. ama şu an seni seviyorsa daha ne
olabilir ki? tıpkı senin gibi, o da mükemmel değil ve ikiniz birlikte
asla mükemmel olamayabilirsiniz. ama şayet o seni güldürebiliyorsa, iki
kez düşündürebiliyorsa -kabul edersin ki; insanlar hata yaparlar- onu
seninle tutmaya çalış ve ona verebileceğin herşeyi ver. seni günün her
anında düşünmüyor olabilir ama sana kırabileceğini bildiği bir parçasını
verecektir -kalbini. yaralama onu, değiştirmeye çalışma, çözümlemeye
kalkma ve verebileceğinden fazlasını bekleme. seni mutlu ettiğinde
gülümse, kızdırdığında fark etmesini sağla ve yokken özlediğini bil."
6 şubatta doğup, 11 mayısta ölen reggae sanatçısı. benimle aynı gün doğup, ablamın doğduğu gün ölen ve benim için yeri çok başka olan biri. reggae tarzını onunla sevdik, onunla tanıdık. hatta bir tarz artık onunla anılır oldu. müzik hayatına ilk grubu the wailers ile başlayıp ilk çıkışı yakaladıkları parçaları da simmer down dır.
rastafarianizm dinine mensup olmasından dolayı saçları rastalıdır, bir dönem gençlerinin beğenisini toplamıştır. 36 yaşında deri kanserinden dolayı hayata veda eder..
Nesta Robert "Bob" Marley (6 Şubat 1945 - 11 Mayıs 1981; Miami), Jamaikalı reggae sanatçısı. Bob Marley, 130'un üzerinde plağı, her biri dillere destan olmuş yüzlerce şarkısı bulunan bir reggae efsanesi olarak kabul edilir.
5 yaşındayken, annesi Kingston'a taşınmaya karar vermiş ve orada Bob ve ailesi, yaşamı boyunca Bob'un en iyi arkadaşlarından biri olan Bunny Livingston ve ailesi ile birlikte yaşamışlar. Bob ve Bunny, o yıllardan beri müzik ile uğraşmışlar.
Bob Marley, reggae müziğinin sadece Jamaika sınırlarında kalmamasını sağlayıp, onu bütün dünyaya duyuran en önemli isimlerden biridir. Büyük bir kesim tarafından bu tür müziğin kralı olarak ifade edilen Bob Marley, söz yazarı, şarkıcı ve gitaristtir. Profesyonel anlamda müziğe The Wailers grubu ile başlamıştır. The Wailers, Peter Tosh ve Bunny Livingston'dan oluşuyordu ki, bu isimlerde daha sonradan Bob Marley gibi solo kariyer çalışmalarına devam ettiler. ilk hitleri "Simmer Down" olmuştu.
Bob, The Wailers'dan ayrıldıktan sonra, üç kadın reggae sanatçısının oluşturduğu The I-Threes adlı gruba müzikal alanda yardım etti. Topluluğun elemanlarından Juddy Mowatt, tecrübeli sanatçı için şu ifadeyi kullanmıştı; "Bob Marleyin şarkı sözü ve müzik altyapısı öylesine gelişmiş ki, kendisi bir müzik ansiklopedisi gibi"
Bu ünlü Jameikalı söz yazarı, sadece kendisi ile değil bu grubu ile de, "ada müziğinin" evrensel bir boyut kazanmasını sağladı. Şarkılarında politik ancak basit bir içerik vardı.
"Catch A Fire"ı 1972 yılında yayımladı. Bu çalışmayı; 1973 çıkışlı "Burnin", 1975'te kaydedilen "Natty Dread" ve 1975 tarihli "Live" albümleri izledi. ingiltere, Almanya gibi önemli Avrupa ülkelerinde de hatrı sayılır bir dinleyici kitlesine sahip oldu. Bu sayede Avrupa'da özellikle o yıllar için büyük önem taşıyan konserler verdi.
En popüler şarkılarından biri olan "Get Up, Stand Up", sosyal karmaşayı konu edinir. " No Woman, No Cry" gibi politik olmayan içerikte parçaları da vardır.
Birleşmiş Milletler "Barış Madalyası", 1978'de Afrika insanına yapılan insancıl yardımlara şarkılarıyla destek olduğu için, Bob Marley'e verilmiştir. Ve bu ödülü aldığı sene insancıl yardım amacıyla Jamaika'da konsere çıkmıştır. Müzisyenliğiyle uluslararası alanda kabul gören Marley, insani yönüyle de büyük takdir kazanmıştır.
Yaptığı "I Shot The Sheriff" ve "Get Up, Stand Up" gibi şarkılar ünlü sanatçı Eric Clapton tarafından yıllar sonra yeniden düzenlenmiştir.
Bob Marley çok az kişinin inandığı Rastafarianizm dinine mensuptur. Bu din eski Etiyopya topraklarından çıkmıştır ki saçını "Rasta" yapmasının nedeni de dini inancıdır. "Rasta" saç stili bu gün moda olarak kullanılsa da Bob Marley buna karşıdır .Bu saç stilinin gerçek adı Dreadlock olmasına rağmen Rasta olarak bilinmektedir.
1977 yılında futbol oynarken ayak başparmağında açılan bir yaradan dolayı deri kanseri (melanoma) olduğu ortaya çıktı. Parmağının kesilmesini istemedi. Çünkü Rastafarianizm inancında mezara tek parça halinde girilmek istenir. 1981 yılında ağırlaşan Marley, son günlerini yaşamak için Almanya'dan ülkesi Jamaika'ya uçakla dönerken durumu kritikleşti. Uçağı acil tıbbi yardım için Miami'ye iniş yaptı. Miami, Florida'daki Cedars of Lebanon Hastanesinde, 11 Mayıs 1981 sabahı 36 yaşında hayatını kaybetti. Son sözleri oğlu Ziggy'ye "Para hayatı satın alamaz" oldu. [1] Ölmeden önceki ay kendisine ülke kültürüne katkılarından dolayı Jamaika'nın en büyük ödülü Merit verilmişti ama almaya ömrü yetmedi.