şöyle ki; reklamlarında şampuanın yenilenen formülü sayesinde daha fazla köpürerek saçı daha güzel temizlediği ima edilmektedir; fekat bilinenin aksine çok köpüren şampuanların saça yararından çok zararı mevcuttur. zira bu şampuanlar içlerinde çoğu kanserojen olan köpürtücü maddelerden fazlaca bulundurur. bu yüzden saç bakımında bu tip şampuanlar yerine az köpüğü olan şampuanlar tercih edilmelidir.*
iq ölçme aracı.
artık saç tipine ya da parasına göre almıyor insanlar şmpuanını.
blendax; 0-0,1
panten; 0,1-4,5*
elidor; 4,5 tan 5 şeklinde.
öyle, oh çok şükür.
bir erkek bu kadar aptal olabilir mi? sorusunu akla getiren reklam. kız saçlarını savurur er kişinin fikri değişir, kızın dediğini yapar. ama blendax bunu hep yapıyor.
son reklamıyla sinir katsayımı sürekli yükselten reklamdır.can adlı silik kişilikli arkadaşın kızın dolgun saçlarına bakarak fikrini değiştirmesi sonucu tv yi camdan aşağı atmak istediğim reklam.
bu aralar nerdeyse her reklamda bir can olması furyasına son reklamıyla dahil olan şampuan markası.Reklamdaki repçi canın sahnede slow rock takılıyor gözükmesi de ayrı dumur sebebi.
ürün olarak pek fikir sahibi olunmasa da, reklamlarına tüm samimiyetle "yuh" denilen şampuan markası.
yıllardan beridir erkekleri ciddi biçimde aptal yerine koyan reklam serisine eklediği son zincir ile en büyüğünden bir "yuuuuuuhhhhh"u bileğinin hakkıyla kazanmıştır. *
ablanın biri "dolgun saçlarını" * sallamak sureti ile pek kıymetli erkek arkadaşını istediği gibi oynatmaktadır, hatta ipli kuklalara dönmüştür. kadınlara da "bu şampuandan alırsanız siz de böyle iyi bir hayvan terbiyecisi olursunuz" mesajı dayatılmaktadır. aklı, mantığı olmayan hatun kişi sessiz kalmış istiyorum istiyorum istiy-yor-ruuum nidaları ile kendini hafifletmekte, saçları * sallamak suretiyle istediğini de elde etmektedir. vs...vs... **
(bkz: reklamları yüzünden tercih edilmeyen ürünler)
küçükken tester olarak dağıtılan bir pakedini kedimize yedirmiştim. midesi yıkanmıştı hayvancağızın. o günden beri ne zaman etrafta blendax kullanan biri olsa kokusunu tanırım. yılların blendaxta değiştirmediği tek şey sanıyorum ki kokusu ve köpüğü, eskiden şişesi de bir garipti konik şekilde kum saati gibiydi.. hey gidi günler.