pearl jamın güzel bir parçasıdır.
üşenmeden sözlerini de ekliyeyim.
Hey... oooh...
Sheets of empty canvas, untouched sheets of clay
Were laid spread out before me as her body once did.
All five horizons revolved around her soul
As the earth to the sun
Now the air I tasted and breathed has taken a turn
Ooh, and all I taught her was everything
Ooh, I know she gave me all that she wore
And now my bitter hands chafe beneath the clouds
Of what was everything.
Oh, the pictures have all been washed in black, tattooed everything...
I take a walk outside
I'm surrounded by some kids at play
I can feel their laughter, so why do I sear?
Oh, and twisted thoughts that spin round my head
I'm spinning, oh, I'm spinning
How quick the sun can drop away
And now my bitter hands cradle broken glass
Of what was everything?
All the pictures have all been washed in black, tattooed everything...
All the love gone bad turned my world to black
Tattooed all I see, all that I am, all I'll be... yeah...
Uh huh... uh huh... ooh...
I know someday you'll have a beautiful life,
I know you'll be a sun in somebody else's sky, but why
Why, why can't it be, can't it be mine
pearl jam grubunun daha ilk dinleyişte kendini sevdiren ve solistin içtenliği karşısında hislendiren eseridir. sololarına öldük. ben ve yalnızlığım olaraktan. evet.
her dinleyişimde aynı şey başıma geliyor, dinlemeyeyim diyorum yine dinliyorum. şarkı zaten pearl jam şarkısı, güzel olduğu belli ama bütün şarkıyı mülayim bir ruh halinde dinleyen ben, o sonda eddie'nin coştuğu bölümde yine dayanamıyorum, yine dayanamıyorum arkadaş. bu kadar içten söylenir mi? uzun lafın kısası mükemmel pearl jam şarkısıdır, çarpar.
her dinleyişimde silahını çekip, üçe kadar sayacağını söylediği halde ilk anda vuran şarkı. "nasıl bir tanım, nasıl bir acıyla harmanlanmıştır da bana beni anlatır hale gelmiş?" dersiniz. bazı duygular evrenseldirin kanıtıdır.
amerikan kültüründe afro-amerikan yani zenci şahısları nitelemek için kullanılan, ahlaki açıdan yasal * kabul edilen sıfat. adamlar sırf rengi siyah diye bir insana black (siyah) diyebiliyor. fakat bu arkadaşlara zenci (nigger)demek, ahlaki, bazen de hukuki açıdan yasal olmuyor. sen şimdi kalkıp bir adamı rengiyle tanımlıyorsun ama nigger deyince kötülüyorsun. işin ilginç yanı zenciler kendilerine nigger (zenci) derken beyazlar nigger diye onlara seslenemiyorlar. ırkçılık oluyormuş. siyah deyince olmuyormuş.
usta grubun pearl jam usta şarkısı. etkileri ise; peşi sıra iki paket camel soft, bunalmış ve kafayı yemiş bir insan evladı. sonuç; nerden geldiği tam kestirilemeyen intahar etme isteği.
düşünüldüğünde bile gözyaşlarının harekete geçmesini sağlayan, dinleyen herkesin müziğinde, sözlerinde, gitarında, bassında, davulunda birşeyler bulabildiği ancak eddie vedder in acayip bir yaratık oluşuyla yine dinleyen herkesi trans a soktuğu muhteşem pearl jam şarkısı. . .
yönetmenliğini Sanjay Leela Bhansali'nin yaptığı,Milyoner Sokak Köpeği filmindeki yarışma sorularından birinin cevabı olan Amitabh Bachchan'ın rol alarak pek çok ödülü de hak ettiği olağanüstü yapımdır kendisi.
Kör bir kızın, ehlilleştirilerek yaşama kazandırılmasını anlatıyor diyerek filme büyük bir haksızlık yapılacağını düşünüyorum.
Olağanüstü deyiminin yerli yersiz sarfetmekten de çekinirim açıkcası ama bu filmi izlemenin verdiği o hazzı başka bir kelime ile ifade edebileceğimi pek sanmıyorum...
''Benim kızım imkansız kelimesini hiç bilmez; çünkü öğretmeni ona hiç öğretmedi ki..''diyen bir annenin cümlesi anlatıyor aslında filmi...ve ''Water/su'' ile başlayan bir hayat yolculuğunun güzelliğini...
Filmin bir de holywoodversiyonu var.Ancak kaynaktan beslenmek çok daha lezzetli gelecektir inanın.
Gerçek bir öykünün sinema diliyle anlatılması olduğu rivayettir; izlenmesi gerekir..
hintli oyuncuların yer aldığı amerikan yapımı film. slumdog millionaire'deki jamal'in kendisini görebilmek uğruna bok çukuruna atladığı Amitabh Bachchan, filmin
başrol oyuncularından biri. kör ve sağır olan michelle'in başarı öyküsü öyle bir anlatımla sunulur ki, iki saatin nasıl geçtiğini anlamaz insan. kimi yerlerde tebbessüm ettiren ama salya sümük ağlamanıza sebep olan bir drama. izlenmeli...
.. o değil de amitabh bachchan'ı bir ara al pacino sandım yahu.
muhteşem pearl jam grubu tarafından yapılmış; acıyı, hüznü böyle böğrünüze böğrünüze sokan, akşam akşam ebenizi siken, alkol alınırken dinlemesi daha acı verici olan, götüm götüm insanı kansere sürükleyen parça.
izlenilmesini tavsiye ettiğim düşündürücü bir bollywood filmidir. kör ve sağır bir kızın karanlık dünyasını konu alır. ancak hayatına bir öğretmen girer ve kızın karanlık dünyasına ışık getirmeye başlar. gerçekten izlenilmeli.
insanın içine işleyen 2005 yapımı mükemmel bir hint filmi. zamanında bütün ödülleri kapmıştır.
--spoiler--
michelle adlı kör, sağır, dilsiz bir kızın, debraj sahai adlı bir öğretmen tarafından dokunma ile hayatı öğrenmesi anlatılır. filmin 2-3 yerinde ağlatabilitesi vardır ama sonunda ağlamak garantidir. birbirini boynuzlayıp bir sarılışa göz yaşı dökeceğinize izleyin bu filmide gözyaşlarınızı dökmeye değer bir şey yapmış olun bari.
--spoiler--
pearl jam adli grubun bir gun kafa kafaya verip "bilader oyle bir sarki yapalim ki, insan irkinin amina cakalim." diyerek bestelediklerini dusundugum sarki. pinkpop ta sarki biterken, normalde sozlerinde yer almayan "we belong together" i titreyerek haykirirken eddie vedder, eger o grupta caliyor olsam, ya da ordaki guvenlik gorevlilerinden biri olsam, gider, elimi omzuna koyar ve derdim ki: "abi soyle bunu sana kim yapti? her kimse benimde bacimi sikmistir." iste boyle bir sarki black.
ea'nın (electronic arts) en güzel ps2 oyunu, grafikleri, sesleri, oyunun kendi mantığı vs. herşey çok güzel tasarlanmış, en az bir haftanızı meşgul edecektir...
melankolik dönemleri depresif, depresif dönemleri dipsiz kuyulara çevirir. allah muhafaza.hele ki eddie' nin o "why, why, why cant it be mine" hatta "we belong together" demesi yok mu.ancak bu kadar yakıcı söylenebilir.
insanın içine eden şahane bir pearl jam klasiği.."i know someday you'll have a beautiful life, i know you'll be a star in somebody else's sky" der bi irkilirsin, sonra "but why, why, why.." derken bıçak saplanır kalbine, "can't it be, why can't it be mine?" dediğinde o bıçak her şekilde vücudunda dolaşır. şarkı bitince geriye cesedin kalır.