bizans ın kararı

entry1 galeri0
    ?.
  1. Dünyadaki pek çok insan tarihi çok basit algılar. Meslea Türkler ve Yunanlılar'ın yanlış anladığı gerçeklerden bir tanesi de Bizans ve Türkler'in ilişkileridir.

    Yunanlılar kendilerini, Bizans olarak adlandırılan doğu roma imparatorluğunun varisi olarak görürler. ve bugün ülkemdeki cahil insanlar gibi yunanistandaki cahil insanlar gerçek düşmanlarının türkler olduğunu düşünürler. Ne de olsa doğu roma imparatorluğunu türkler çökermiştir (!)


    Oysa ki...


    Gerek bizim tarihçilerimiz gerek yabancı tarihçilerin açıklamaları bilinenden çok daha farklıdır. Son zamanlarda bizans halkı hristiyanlardan (latinler yani katolikler) çok daha fazla türklere güvenmeye başlamışlardı. Bizans son 300 yıl boyunca ilerleme politikasından vaz geçmiş ve sınırları belli ve sabit, halinden memnun bir imaparatorluk olarak devam etmek istemiştir. (ancak imkansız olacagını tarih bize gösterdi).

    Bu, bizansı etrafına karsı zayıf düşürmüş ancak gerek batıdan gerek se dogudan çok daha aydın bir konuma getirmeye başlamıştır. (Masaya incillerin konup sallanma hikayesi iznik konsulu bambaska bir konudur. ve endemiktir) Latinler (Haçlılar) bizansa karşı saldırgan tutumda türklerden geri kalmamışlar hatta daha bile saldırgan olmuşlardır. tarihi kayıtlarda avrupalıları barbar olarak bile gordukleri bellidir.

    bir elinde kılıç, bir elinde haç olan bir papazı gören imparator. şaşırarak "ne kadar da barbarlar" yorumu yapmıştır.

    Bilenler bilir. istanbul bir ara latin istalasına uğramış ve latin krallıgı kurulmustur. Yanlıs hatırlıyor olabilirim ama galata kulesini o zaman yapmıslar. Neyse bizans sonunda durumun vehametini gec te olsa anlamış. bu konuda uzun tartısmalardan sonra türklerin safında yer almaya karar vermişlerdir. Durum ortadadır. askeri ve ekonomik olarak zayıf ama bilim ve felsefe olarak son derece medeni bir ülke olarak, sonlarının yakın oldugunu kabul edip. kültürlerini nasıl korumaları gerektigini uzun tartısmalar sonucunda vermişlerdir. bu kararda Selahaddin Eyyubinin, kudus halkına olan son derece gurur oksayıcı tavrı etken olmustur.

    latinler bunun elbette farkına varmıslar ve istanbulda yasayan pisalılar ve venedikliler çok eskiden beri istanbulda olan 2 camiye saldırmışlardır.

    ve hiç bir yardım beklemeden bizanslılar bizzat kendileri yardıma kosmus ve "vur dediysek oldur demedik" yorumlarının yapıldıgı bir sonucla bu olayı bastırmışlardır. dönemde türkler, dost olarak algılanıyordu hatta abartmıyorum bizans ordusunda paralı asker olarak çalışan türkler bile mavcuttu.

    sonrası malum. istanbul kusatılır. ve o sırada hala kararlar alınmaktadır. "teslim olunsun mu, olunmasın mı?" karar neydi bilemeyiz ancak bir dusman olarak bizans imparatorunun onurlu bir şekilde öldüğünü biliyoruz (savaşarak).

    Bizanslıların türklere yakın olmasının bir diger nedeni de ortodoks kilisesidir. cunku ortodokslar bilir ki türkler kendilerine farklı bir din olarak bakacakları icin biraz daha rahat yasayacaklardır. ancak latinler aynı seyi yapmayacaklar ve belki de ortodoks kilisesinin sonunu getireceklerdir.

    anlamadıysanız bugunden bir örnek : Muhafazakar sunni bir vatandasın, hristiyana bakıs acısı ile alevi bir vatandasa bakıs acısını dusunun... Aynı dinden farklı mezeplere karsı her zaman daha saldırgan bakılır.

    Neyse istanbul düşünce fatih sultan mehmet, kendisini yeni "roma imparatoru" ilan etmiştir. ancak her ne olmussa olsun ortodoks olan insanlar istanbuldan balkanlara, italyaya ve diger bölgelere gitmişlerdir. (tabii azımsanmayacak kadarı da kalmıstır) Özellikle italya kapital bir yükseliste oldugundan degerli bilim insanlarını cekmeyi basarmıstır. (bu bizim basarısızlıgımız, tıpkı 2. dunya savasında nazilerden kacan alman bilim adamlarının ilk turkiyeye yerleşip bir muddet sonra abd nin kapması gibi. ya da nataşa olarak kullanmak istediğimiz rus bilim kadınları gibi)

    işte bu beyin göçünü italya da rönesans haraketini başlattıgı düşünülüyor.

    özetlersek bizans bir anlamda sahipsiz bir kültür olarak kalmış ve onu üstlenenler sadece ortodoks kilisesine baglı ülkeler (en başta da yunanıstan) olmustur..
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük