ardından hala acı çekiliyor, içiniz çizilmiş gibi sızlıyorsa, şarkılar hala onun ellerini, şiirler gözlerini söylüyorsa o bitmiş bir aşk değil bitmiş bir ilişki, yarım kalmış bir aşktır. bitmiş aşk içinde kimi zaman kızgınlık, kocaman bir ohh! kimi zaman, hayalkırıklığı bazen ve gözünüzün önünden elinizin tersiyle itmeye çalıştığınız pişmanlıklar, şimdi olsa asla yapmayacağınız haller, halleşmeler,halloluşlar barındırır, terkeden ya da terkedilen oluşunuzla ilintili olarak..
bir de ne terkeden ne terkedilen olma durumunuz vardır ki en güzeli, en acısızı da bu olmalıdır, adı da "tükeniş"tir muhtemelen..
buyunun bozuldugu, optugun prensin veya prensesin kurbaga donustugu an ayrıca "ask bitmez bitirir" demisti ask acısı ceken bir arkadas sanırım dogru, bitmiyor sadece icten ice sizi bitiriyor.
aşklar da tükenir hayat gibi... başladığı yerde olmaz hiç kimse...ödenecek bedeliniz varsa ve çekecek sızılarınız daha, aşk vardır sürüyordur hala... sevgili iclal aydın' ın dediği gibi;
"ne zaman eskiyor sevgiler, ödenen bedellerin acısı geçince mi"...
şişenin dibinde kalan zeytinyağı gibidir. ne ulaşılabilinir, ne yıkanıp temizlenebilir, ancak yeni ve dolu bir şişe zeytinyağıyla beraber tozlu raflara kaldırılabilinir.