evet, ulu sözlük ahalisi, bu kanayan yaralarımızdan, "sözlüğümüzün ekşi sözlük kadar iyi/kaliteli olmaması algısına" neden olan olan durumlardan biridir. adam yazar olduktan sonra sözlüğe giriş yapmasının üstünden 2 dakika geçmeden çat diye gündemdeyken, buralarda senelerini harcayan yazarlarımız görmezden geliniyor.
hayır, konu "nick'imin altına yazsan nolur sanki.s.s.s" tavrında bir serzeniş değildir. sadece iyi yazarlar görmezden geliniyor yahu. var mı böyle bir şey? o yazarlar da sözlüğe küsüp gitse bu sözlüğün hali n'olacak sizce? tamma, kötüyü eleştirin ama iyi olanı da övün, övelim. sahiplenelim birbirimizi, kucaklayalım, destek çıkalım birbirimize...
iz bırakıp bırakamamayla alakalıdır. insanda iyi ya dak kötü, iz bırakana karşı yine iyi veya kötü bir meyil oluşur. reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı da aynı bokun lacivertidir.
trollüğünü komando olarak yapmış bir kardeşiniz olarak söyleyebilirim ki, insanların değerleriyle oynanmadığı müddetçe fikirlere gelişine vole vurmak suretiyle bünyenizdeki potansiyel enerjiyi ortamlara salabilirsiniz.
hatta şöyle acıklı bir atasözü bile vardır hakkında:
"1. nesilliği de, gammazlığı da yerin dibine batsın. adi bir trol parsayı toplarken, ben böyle mel mel bakmak zorunda kaldıktan sonra. o yüzden, 1. nesilliğe de, efendi efendi yazmaya da lanet olsun. bundan sonra ben de öğrenecem. trollüğü de, gündeme bomba gibi düşmeyi de."
"bir efendi yazar ağlıyor;
şöhretim nerede?
trollük dururken, bu gereksiz beyefendilik ne diye?
vay
vay
(chorus)
şöhret, oy oy oy
gündeme bomba gibi düşmek oy oy oy
şöhret, oy oy oy
gündeme bomba gibi düşmek oy oy oy
şöhret, oy oy oy
gündeme bomba gibi düşmek oy oy oy"