o kadar özledim ki içime sığamıyorum. sırf özlemim artmasın diye senle dinlediğim şarkıları dinlemiyorum, birlikte gittiğimiz yerlere gitmiyorum. oturduğumuz mekanların önünden bile geçmiyorum. seninle içtiğim içkilerin hiç birini tercih etmiyorum. artık hayata içmiyorum. birlikte yaptığımız yemekleri yapmıyorum. en sevdiğimiz tatlıyı yemiyorum. aynı çarşafları kullanmıyorum. artık dans etmiyorum. şımarıklıklar yapmıyorum. resimlerimize bakmıyorum. bunları yaparak sana daha mı az özlem duyduğumu sanıyorum? hiç birşey fark etmiyor ben yine seni anıyorum seni özlüyorum.
ilginç bir histir. o hissin özlemek olduğunu anlayamazsınız bazen. özlediğiniz kişiyi gördüğünüzde, içinizde kabaran, köpüren tarifsiz bir şeyler olur. işte budur özlemek.
''birini çok özlemek'' demek, onu her an kimsenin görmediği bir şekilde yanında yaşatmak, fotoğraflarına uzun uzun bakmak, kokusunu duyumsar gibi olmak, yalnız yürürken sol yanınızda onu da taşımak ve daha pek çok duygusallık demek... her şarkıda özlediğinizi bulmak demek, yokluk demek, yokluğuyla başa çıkmak demek...