bir şarkı dinlerken, bir resim yaparken, bir şiir okurken, fotoğrafına bakarken, attığı mesajları okurken...özlüyorsun birçok zaman. özleyince anlamsızlık anlamla iç içe giriyor. sonra bu özlemi ifade etmek istiyorsun. çünkü bu ansızın bastıran ve baya mücadele etmen gereken bir duygu. kayıtsız kalamazsın. içinde tutmak hiçbir zaman çözüm olmadı biliyorsun. biliyorum, o yüzden ellerim var. bir şeyler yapıyorum, yapmaya çalışıyorum. güzel özlüyorum.
Söylediklerini her hatırladığında anlamsızca gülümsemek ve belki de bir daha hiç bir kelimesine sahip olamayacağını düşündüğünde içine yerleşen acıyı hissetmek iliklerine kadar sonra kendine tesellide bulunmak bir şekilde kaybedecektim zaten diye ama içten içe kabullenememek bunu .Sadece özlemenin bir kısmı bence bu,sustuğum öyle çok şey var ki.
uyku tutmadı. az önce açtım attığı mesajları okudum. devamlı tartışıyomuşuz. sonra bi duruluyomuşuz. yine arada mesajlaşıyormuşuz iyi kötü. de bunları okurken en son sesini ne zaman duyduğumu hatırlamaya çalıştım ne alakaysa. kaç gün, hafta, ay, belki yıl oldu. konuşmuyoruz. "beni ara" dediydi kendini kötü hissedersen. aramadım. biriyle görüştüğünü diyince de iyce unuttum sesini. epeyce zaman geçti. yazın o tarafa gittim. şehir bomboş anlamsız geldi. mesaj attım. konuşalım diye. konuşmamak için mi neden bilmiyorum uygun değilim dedi. çağırdım gelmedi. kanıma dokundu valla. biz onla her şeyden önce iyi anlaşan birer arkadaştık. bu yabaniliğini unutuyorum bazen. sanki her şey eskisi gibiymiş de ben onu aramayı unutmuşum, işe gücü dalmış gibi hissedip özlüyorum onun sesini, sohbetini, sıcak gülüşünü. gülüşü var ya acayip sıcak. kendini de sesini de özletiyor...
Gece sık sık hatırlatır kendini.
Bir anda aklına düstüyse derin bir özlem vardır.
Şarkılar,sokaklar hatırlamamak icin direnen beyni yorar. Aslında ismini duymak bile özletir. Özlemek yorucudur vesselam.