büyük ağrı kaplayacak rıhtımını; kaç kalibre
bilmiyorum ruhum
at geliyor ki$niyor
büyük ağrı kaplıyor
ve deniz üstüne bir$eyler giyip gidiyor
ve deniz üstüne bir$eyler
ve deniz susamı$ ona su ver
oyuğuma bi türlü yerleşmiyor a$k
a$k
ta$ıyorum yeryüzünden sana ne benim yüzümden
artık,
tenin ne olabilir ölüm varken
gel bıçağınla
taklit et kalbimi
sen saplamazsan eğer
bıçak küsecek
bıçak üstüne bir$eyler giyip gidecek
büyük ağrı kaplayacak rıhtımını ve tekne yanarak
yan yatacak çocukluğumuza doğru paslanacak su
saçları taralı delikanlıları korkutmaz çünkü
kibar rüzgarlar
şehir merkezinden uzak, dağlık bir ortamda bulunuyorsanız / kalıyorsanız / okuyorsanız sizi ürküten ama ikincisini de duymak için can attığınız; şehre indiğinizde anılarınız arasında yer alacak ses.