birhan keskin

entry266 galeri24 video1
    116.
  1. "Kanımı ben bir kıl çadırda,
    bir bozkır akşamında bıraktım.
    Ve bilmiyorlar, barışacak mı bende
    yeryüzünün ilkel'i, çağın meşru zihniyle
    -gül sen gül-
    korkmakta haklılar."
    2 ...
  2. 115.
  3. "boynundan başlayan o ipek
    uçurumdan atladım, uçurum demek
    ikiye bölünmüş bir bütün
    oysa ben senin için
    değiştirilecek bir şeydim
    bu yüzden yüzüme tuttuğun rüzgâr
    parçalarıma verdiğin asit
    seni de yaralayacak
    beni olduğu kadar."
    1 ...
  4. 114.
  5. "lethe ve mnemosyne. yıkandım ben mihrimah, ikisiyle de.
    yıkandım ama unutmak ne kelime, hatıra ne!"
    0 ...
  6. 113.
  7. "Uzun uzun bir yağmuru okudum,
    Uzun ıslığını taşıdım rüzgârın,
    Uzak bir kıyıya mektup yolladım.
    "Döndüm, derinde dövdüm kendimi.
    Duydum, kırıldı içimde tuz sesi
    Bir derine ağladım.

    (Keder saldı içime bir denizden bir midye,
    Taşı gördüm ağırlık indi dilime)

    Engin de kendinden uzağı özlermiş
    Ufuk bir şey değilmiş bana, gördüm.
    Hayal kıvamıymış aşk,
    Gülün kokusunu bademin neşesini
    istedim.

    Ah bilemedim de nasıl geniştim,
    Koşup kapaklanayım bir kucak istedim."
    2 ...
  8. 112.
  9. ''çocukluğumdan kesilen saçlarımı geri istiyorum berberlerden'' dizesiyle bile insanı hüzünlendiren ender kadın şairlerden.
    0 ...
  10. 111.
  11. "Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
    Buldum buluşturdum kendime geldim
    Tek eksik sensin! incecik, çilli bir dille
    sen de gelsen."
    2 ...
  12. 110.
  13. "Kendimi acıya teslim ettiğimde hatırladım,
    Ölünmüyordu, hatırladım."
    2 ...
  14. 109.
  15. "ikiye bölünmüş bir bütün gibi yaşadım
    bir yanım öbür yanıma düşman
    sağımda kızgın kumlar gezdirdim
    solum üşüyor eski bir anıdan"
    2 ...
  16. 108.
  17. "her gün hiçbir şeyi anlamadığımı düşündüm, her gün her şeyi anladığımı düşündüm. güvercinleri yolculadım. her gün, günlere dayanamadığımı düşündüm. kitapları alt alta dergileri kıvırarak yan yana dizdim. ne idüğü belirsiz yerler benimle yürüdü. gördüğüm her "cümle" bana bir bıçak gibi battı, anlamadım. her gün bir taş parçası söktüm içimden. her gün uyku beni koynuna alsın diye yalvardım. her gün, gün bitiyor gece bitmiyor dedim. her gün işlerin beni avutmadığını gördüm. ayrılık günlerini sonradan niçin sisli bir perde gibi hatırlarız diye sordum. öfkeni unutma dedim kendime her gün, unutursan düşersin dedim. her gün en az bir saati ayakta durmaya, dimdik durmaya ayırdım. her gün ömür sözcüğünü bir kez kalbimden geçirdim. her gün ömür sözcüğü kömür gibi tınladı içimde."
    3 ...
  18. 107.
  19. "Ben size bunu o kadar açık söylemişken:
    sonsuzluk, bilmiyoruz ki belki de
    şefkatli bir şeydir, ne bileceksiniz.
    taş karışmıştır dilime de çoktan bağışlayın.

    Ağrım geçer, nehirler üstüme akar üstüme
    Umdumdu. bu dünyada,
    bazen benim sanırım
    bazen hiçkimsem yok.

    Uzun uzun, karıştırarak, onu bunu, bilirsiniz
    zaman sıkıntılılar için hiç geçmeyen şeydir.

    Bana uzak diyarların taşlarını topladığınızda
    teşekkür edemedim size bir ara; bağışlayın.
    ben o topladığınız tüm taşların baş ağrısıyım.

    Çok eskimiş bendeki ve bir o kadar katı
    uzun uzun oturdum bugün dediğime bakmayın
    siz bana yine de güzel bir şey anlatın.

    Benim bir kalmışlığım durmuşluğum vardır zaten
    bir taş nasıl ağrır bir katılıkta,
    bu dünyada isteyip verememek nedir, benden anlayın"
    *
    2 ...
  20. 106.
  21. Tecellinin içinde ecel durur sevgilim, görmedin mi?
    adaletin içinde bir zalim oturur.
    *
    1 ...
  22. 105.
  23. Eski avluda

    Bir çiçek açtığında
    Bir eski avluda
    Diyor ki;
    Çalıda sarı bir çiğdemim ben
    Ve senin çok eski cümlen.
    Sen otursan, gitmemiş ki! olsan
    Ben sana bir eski Endülüs avlusu
    istersen serin bir Portofino getirsem
    Ya da Yedigöllerin yedisini birden.
    Bir çiçek açtığında
    Bir eski avluda
    Diyor ki;
    Her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken
    Buldum buluşturdum kendime geldim
    Tek eksik sensin! incecik, çilli bir dille
    sen de gelsen.
    Ben sana kırmızı kiremitli bir çatı
    Begonviller ve bir mavi kapı
    Ve illa amansız bir avlu getirsem.
    Dünya soğur, akşam serinlerken,
    Benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
    Kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
    Ve işte en gümüş cümlem:
    içimi açtım sana.
    içini açmak için.
    0 ...
  24. 104.
  25. "ben sana, ev bana, sen eve, ev sana
    kara kara bakar ya bazen
    ah kıyamaz hani kimse kimseye.
    evin içerlek halidir, boynu eğilir."
    3 ...
  26. 103.
  27. "geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan
    silahlar ve bellek gerektiren aşkın seramik
    teninden, itinalı ve alıngan
    yüzümün gürültüsünü unuttum
    şüpheci ve med-cezir aşkından oldu böyle
    acemi düştüm.
    yüzünün kayganlığından utanıp,
    saçlarının ritminden kaçacak kadar."
    3 ...
  28. 102.
  29. "Senin gördüğün ağzımın kenarında duran dua,
    ben ayaklarımın altındaki toprağa, döktüğüm
    gözyaşına inandım. Öyle uzun ki dünya;
    katlanmaya, kıvrılmaya, açılıp çarşaf olmaya.
    Mümkündür yol yapmaya bir ömür, yol almaya."
    0 ...
  30. 101.
  31. "Ustası olacaksın içine gerdiğin tellerin.
    Hangi sızıyla titrer içinde, hangi sesle
    Büyük bir aşk, hangi sesle ölür, bileceksin.
    Ne zamandı bilmiyorum. Yaşadıklarından sana
    Kalan tortu, seni olduğun yere çakan, olduğun
    Yerde fırtına koparan korku. Kendi sarmalında
    Döndün, döndün, sanma ki daha dönmeyeceksin
    Kalsan da bir yer için, aslında hep gidiyorsun."
    4 ...
  32. 100.
  33. unutmak için verdiğim bunca çabadan,
    geçtiğim bunca yıldan sonra,
    tam unutmaya alıştırmışken kendimi,
    artık unutmak istemediğimi fark ettim.
    -artık unutmak istemiyorum!*

    -Birhan Keskin
    1 ...
  34. 99.
  35. dürtme içimdeki narı üstümde beyaz gömlek var.

    keskin bir handır.
    3 ...
  36. 98.
  37. "Ben size söyleyeyim: Dünya yanık kokuyor."
    3 ...
  38. 97.
  39. "dediler ki, şu ağaçlar gibi bekledin, şu ağaçlar gibi hayal,
    şu ağaçlar gibi kederli.

    açıldım, kapandım, açıldım, kapandım, gördüm
    gelenler kadar gidenleri de,
    hani sabrın sonu, hani gamlı eşek, pervasız nar nerde,
    hani bahçe?"
    1 ...
  40. 96.
  41. "serin bir rüyanın hatırınadır
    çektiğim dünya ağrısı.

    bir hayalden geldim ben,
    bir hayal verdim sana
    mavi-yeşil bir hatıra: işte dünya
    ruhum! ovada sert es, yamaçta sus,
    ırmakta ağla.

    işte dünya kapısı, işte dünya kederi
    ister dağının gölgesinde dur, ister
    incirin neşesine vur
    ağrı ve kendini tamamla."
    1 ...
  42. 95.
  43. " dürtme içimdeki narı
    üstümde beyaz gömlek var " demiş olan şair.

    kendisini ve şiirlerini takip etmek için;

    http://www.facebook.com/p...an-Keskin/218715044895695

    yaşayan en iyi şairlerdendir..
    0 ...
  44. 94.
  45. "içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    çalsın şimdi valsler
    mumlar hüzün aksın
    hazırım
    eski bir konakta
    aklını yitiren kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    geçsin şimdi trenler
    raylardan gece damlasın yüzüme
    hazırım
    uzak bir şatoda geceleri dolaşan
    kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    tamamlandı
    geçsin şimdi aramızdan
    porselen sesleri ve kahya
    dışarıda yağmur gümüş ve barok yağsın
    hazırım.. rımm.. mm
    bu uzun masada, uzak
    kadının olmaya.

    içimde büyüttüğüm acı
    yanıltıyor."
    1 ...
  46. 93.
  47. usta yazar sema kaygusuz'un son kitabı 'karaduygun'un baş karakteri, zarif, altın portakal ödüllü önemli şair.
    1 ...
  48. 92.
  49. "Kalbim
    demir masanın küfü, örtünün yırtığı
    camın kırığı, patlayan freni hayatımın
    kalbim, anla, bitti mevsim
    bir başka yolcu yok sana."

    ***"bir başka yolcu" geldi kondu göğüs kafesine. varmış hala...
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük