birhan keskin

entry266 galeri24 video1
    250.
  1. 251.
  2. "kulağına, uzak zamanların sesi çalınanlar,
    bir şekilde bu sesi taklit etmeye çalışırlar.
    benim yaptığım da bu.
    insanın, kendi varlığından hoşnut olarak yaşadığı,
    kendi varlığını haklı kıldığı ve kuşku yok ki, yeryüzü
    ile barışık yaşadığı ve mutlu olduğu bir zaman vardı.
    yoksa bizler bugün bu mutluluğun imgesi için bile
    bunca telef olmazdık."
    5 ...
  3. 252.
  4. ‘O benim gözlerime niye öyle, neden öyle, hangi öyle, nasıl öyle bakmıştı ki, ben sağ elimle kalbimi yoklamıştım.‘

    Bunu nasıl yazdı ya? Yani nasıl? Herkes tatmış olabilir bu duyguyu ama birhan keskin bunu nasıl böyle ifade etti? Nasıl?

    Milimlik romantik hissediyor.

    Saygılar.
    2 ...
  5. 253.
  6. Ağaç anlatabilir kendini yağmura,
    hiç değilse fısıldayabilir, bunu biliyorum.
    Kuş nasıl tarif edecek?
    Konsa, yeryüzünde av...
    Uçsa, bir ömür boynunda vebal...
    1 ...
  7. 254.
  8. Nasılsın?
    Bugünlerde ben iyi gibiyim
    Yorgun gri kaideler arasında.
    Hüzünlü bir yeşilim…

    Birhan Keskin.
    13 ...
  9. 255.
  10. I
    Kendine kucak arayan gövde
    kendini yok eden gövde
    yitirdin kendini işte
    artık ne yurt sana
    ne varolabiliyorsun başka evde.
    Bu mum medeniyetinde
    bu metal öznede
    bu cam sözde
    ne yurt sana dil
    ne şölen yeterince.
    II
    Ben büyüdüm
    akasyalar öldü
    üzgünüm.
    dışınız çok kalabalıktı
    beni içinizdeki zindana attınızdı
    olur ya bir gün
    suyu hatırlar şelale
    şeytan utanmayı öğrenir ve
    yüzleşir yüzünüz mevsimlerle
    sırf bu yüzden büyüdümdü,
    akasyalar öldü.
    III
    Karanlık suyun dibini göze aldım
    sonsuzluğu göze aldım o yatakta
    sen gittin
    ben bu balkonlara kaldım
    metalin damara dayandığı nokta
    şimdi söylüyorum dilimdeki küfrü
    büyülü sözü kalbimdeki:
    tekrar karşılaşsak
    ölür müsün?
    IV
    Kışı neden bu kadar çok sevdiğini
    ve neden her şeyin bir sonla noktalandığını
    sorma,
    ben de bilmiyorum.
    Anı olacak bir şeyim yok
    Her şeyin dünündeyim.
    V
    içime işleyen acıyı size değil
    Bir suya bırakmayı öğrendim
    Dal olmaktan vazgeçeli çok oldu
    Bu yüzden ne bir ağacım var
    Bana beden
    Ne de çiçek açacak benden.

    *bana birhan’ı sevdirene sonsuz teşekkürler.
    6 ...
  11. 256.
  12. ‘O benim gözlerime niye öyle, neden öyle, hangi öyle, nasıl öyle bakmıştı ki, ben sağ elimle kalbimi yoklamıştım.’

    Demiş. Nasıl güzel demiş ya. Keşke ilk ben diyesiydim.

    Sevgiler, saygılar.
    3 ...
  13. 257.
  14. "Seni şimdi bir yabancı gibi karşıma alıp
    sanki senden bahsetmiyormuşum gibi yapıp
    sanki benden bahsetmiyormuşum gibi
    hatta bir aşktan bahsetmiyormuşum gibi
    fırtınayı ve huzuru anlatacağım sana

    Yılları ve yolları, limanları ve fırtınayı
    ve aşkın belki hiç adı geçmeyen kuzeyini
    aşkın bu kuzeyden nasıl düşürüldüğünü,
    artık sonsuza dek yitirdiğimizi
    büyünün bitişini,

    hiç gerekmeyen yıllarda huzur,
    çok gereken yıllarda da fırtına
    nasıl yaşanır onu anlatacağım."

    Nedense yazdığı dizeleri ilk kez okusam da ilk değilmiş gibi hissettiren şair. Tuhaf.
    8 ...
  15. 258.
  16. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2055381/+
    Anne bak, ben kime yazılmış çok eski bir mektubum
    Böyle, derine derine saklanmış kalmış.
    Dünya yerinde bir uykuya yatırılmış, hiç uyumamış.
    Kışlarda zor hatırası, yazlarda tahammül yorgunu
    Anne benim gönlümün kimyası ne bu böyle?
    ...
    7 ...
  17. 259.
  18. spoiler
    “dünya soğur, akşam serinlerken,
    benim sensiz sevinecek bir şeyim yok.
    kılı kırk yardım, altını üstüne getirdim,
    ve işte en geniş cümlem:

    içimi açtım sana.
    içini açmak için.”
    spoiler
    3 ...
  19. 260.
  20. Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata.
    0 ...
  21. 262.
  22. 263.
  23. Beni hep aynı yerimden yaralayan o eve
    Yine de döneyim döneyim istedim.
    0 ...
  24. 264.
  25. " ...
    Ben seni hep sevgilim ben seni hep
    yüzünden geçen dalgalardan okudum.
    Gözlerine sevgi okudum ellerine şefkat okudum
    Annen seni inkâr etmişti
    Aldım etime dokudum.

    V

    Yanmamı bekleme benden
    Ben ne çok yandım, biliyorsun.
    Yanamam ben yanamam
    yanamam küllerim uçuyor.
    Rüyamda sapladığın jiletler etimde
    Kanamıyor acımıyor.
    Acımıyor
    Bu dünya buz, bu buz
    zzzzzzzzzzzda
    Hiçbir şey acımıyor.

    Bunlar yalan,
    Yalan söylediklerim
    Yalan söylediklerin
    Bunlar sadece dünyaya yakışıyor.

    Küldüm ben zaten
    Küldüm zaten küldüm zaaaateeeen
    Kalmışsa eğer
    Külün içinde şimdi insanım
    uyanıyor.
    ... "
    1 ...
  26. 265.
  27. "kim bağışlayacak beni?" kitabındaki 'Ruth' isimli şiirine bayıldığım şair.

    "Dur Ruth ,
    aşkın karanlık yüzünde dur, öylece .
    Hep.
    Böyle dursun aşk her zaman hayatında.
    Karanlık yüzünde dur aşkın,
    sus. Tamamı buydu, de.
    Bütün yavanlığıyla süren insanların
    kuytularında kal.Orda kal .
    Unut Ruth ,
    unut sen
    ben sürdürürüm kalan kısmını, hattın bu ucunu
    kervanlar ve sahrayla
    kendime de sana da ağlarım.
    Sen sus Ruth, sen konuşma,
    sen yavan hayata katıl
    orda sürdür mutsuzluğunu.
    Sahra nasılsa geçeceğin yer değil.
    Ah, Ruth,hâlâ sevgili Ruth,
    ortalıkta dönen yalanlarını hissettim, hep .
    isteseydim kolayca ortaya çıkardı . istemedim.
    Senin kendinden kaçırdığın şeyleri
    ben nasıl ortaya koyardım!
    Sen kendini kandırıyordun,
    seyircin oldum
    yalanlarını oynayışını seyrettim.
    Son âna dek .
    Kendini ikna ettiysen beni de ikna et istedim.

    Ruth, mutsuz meleğim.
    Sen inandırmakla, inandırmamak arasındaki
    o siyah noktada durdun.
    Bunun adı işte: zulümdü.
    Bu zulümde sen beni bütün uçlarımdan çarmıha gerdin.
    Ben bütün uçlarımı kanatarak kopardım kendimi ordan.
    Tekrar tekrar,
    tekrar tekrar kanattım Ruth,
    senin istediğinden fazla kanattım kendimi.
    Kendimi kendi zulmümde tuttum, orda kaldım.
    Onu çektim.
    Yapmasa mıydım Ruth?
    Bunun cevabı artık anlamsız.
    Ben zaten Ruth, bana gelecek olan o zulmü gördüm.
    Sendekini, sendekileri.
    Bendeki tamamlanmadı henüz.
    Son sözü benim söylemem neyi değiştirdi?
    Hiçbir şeyi.
    Bir çocuğun,senin çocuğunun Ruth, kendini kandırmasından başka neyi ifade eder bu?
    Hiçbir şeyi.
    Benim son sözü söylemem,
    bendekileri,
    hâlâ bende kalanları
    sana eksik gelenleri ,
    hâlâ söylenecek olanları bitiriyor mu?
    Hayır.
    Senin eksik kalanlarını, bana söyleyeceklerini tamamlıyor mu ?

    Hayır , Ruth ,
    eksik kalanlar çoğalıyor aramızda .
    Şimdi,bende kalan boşluğu doldurmak üzere borçlu değil misin- kendi mutsuzluğunu da
    benim mutsuzluğumu da borçlu değil misin bana?
    Ama bırak öyle kalsın .
    insanın yüreğinden geçmeyen borçlar ödenmezler.
    Sen Ruth , sevgilim Ruth ,
    hattın öbür ucundaki derin sessizlik !
    Sus.istediğin kadar sus artık.Öyle kal.
    Kervanları ben yalnız geçiririm sahradan
    sen yalan hayatını sula.
    Aşksız hayatın kenarında dur.
    Sana verilecekleri bekle.
    Tamamı buydu, böyle de .

    Ama Ruth , ben ,
    benim söylediklerime ,
    benim çığlıklarıma inanmayanların söylediklerine,
    onların çığlıklarına artık inanmayacağım.
    Söz Ruth .
    Sen benim çığlıklarımı duydun , bana en yakın uzaklık sendin .
    Bir tek sen duydun çığlıklarımı ,
    artık Ruth ,
    senin söylediğin hiçbir şeye inanmayacağım .
    "
    0 ...
  28. 266.
  29. bu sair bana dokunuyor. pek cok dizesinde sanki yuregime yumru oturtuyor:

    -babamin yarattigi cigin altinda kaldim.
    birhan keskin
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük