+ gemi yapar.
+ okumak için aldığını, yağmur başlayınca kafasına koyar.
+ evinde ayakkabılık olarak kullanır.
+ pilavın suyunu alsın diye, tencere ile kapağı arasına koyar.
+ resim kağıdı olarak kullanır. yüz resimlerine sakal, bıyık çizer.
+ soba yakar.
+ masa örtüsü olarak kullanır.
+ aldığı alkolü gazete kağıdına sarar.
+ boş vaktinde çözmek için bulmaca kısımlarını saklar.
+ kesinlikle aldığı gün çöpe atmaz. ilerde lazım olur diye, bir yere koyar ve uzun süre orada kalır.
-çerez için külah yapılıp kullanılır.
-çekirdek yerken önüne serer.
-sıcak tencere kaldırırken elini korumak için kullanır.
-mangal yellerken kullanır.
-evdeki bilimum delikleri tıkar.
-boş ev yada dükkan camlarına yapıştırır.
-yeteneği el veren zurna çalar, vermeyen formula bir arabası sesi çıkarır.
-çocuklar üç beş sayfayı buruşturup çoraba tıkarak top yapıp evin içinde oynar.
-top oyanamayanlar ufak parçalar haline getirdiği kağıdı çiğneyip, tüftüf mermisi olarak kullanır.
götünü dönebileceği alan olmasa bile istifler amansızca.
hatta duacı kalır bir kısmını boya badanada sermesi için vermiştir.
eski kitapçılar alırdı eskiden kilosuna kuruş da olsa verirlerdi. ya da eskiciler.
öğrenci perdesidir aslında gazete. komşudan şikayet geldikten sonra tabi.
mevsimlik ayakkabılar için de kalıptır aynı zamanda. her ne kadar doğru olup olmadığı tartışılsa da.
yavru köpeklerin korkulu rüyası ve işeme alanıdır aynı zamanda.