bir otel katibi

entry1 galeri0
    1.
  1. Anlamadığım şu
    Ben neden bir otel katibiyim
    Eskiyim, renksizim, kimsesizim
    Yontulmuş kalemlerden, sosisli sandviçlerden iğrenirim
    Papazlardan, homoseksüellerden iğrenirim
    Kız kurularından ve saldırgan dullardan
    Ve yaşlı adamların sararmış dudaklarından
    Ve deli saraylılardan, onların aybaşı kokularından
    Kendimden kendimden
    Ve nedendir ki ben
    Sararmış bir sürahide kirli bir su gibi bekletirim.

    Günlerden ne? Pazartesi iyi bilirim
    Ama gün nedir bilmem
    Çiylerle çiçeklerle çamlarla doldurulmuş gün
    Göğsü bir martı göğsü gibi denizlere değen
    Parklarda bahçelerde göz dolduran gün
    Bir çocuğun gözlerinden gözyaşı içen
    Sesini bir ayin gibi uzaklardan duyduğum
    Gün nedir.

    Kokular vardı ayrı ayrı, ben unutmuşum
    Hepsi şimdi bir otelin kokusu
    Kullanılmış çamaşırların ve bavulların kokusu
    Ve telefonların ve kapısı açık helaların
    Ve hasta soluklarının, tozlu yer halılarının
    Sabahlara kadar yanan ampullerin kızgın
    Birbirine karışmış, değişmeyen kokusu.

    Ruhunda kasvetin suyunu buldu
    Kimdir
    Olsa olsa bir otel katibidir
    Bir otel katibi her yerde bir otel katibidir
    Gözlüklü ve tedirgindir
    Hiç yıkanmamış gibidir, parmakları sarıdır
    Ön dişleri çürüktür, avuçları terlidir
    Yıllar var ki bir kumaş düşler kendine
    Ve bu yüzden olacak sanki biraz terzidir.

    Sorarım - ki otel katipleri sorar - bir terlik nedir
    Terliğin yenisi yoktur
    Geçmişi yoktur, geleceği yoktur
    Yeri ve kimliği zaten yoktur
    Bir terlik bir terliktir o kadar.

    Bilirim kötünün kötüsü bir oteldir burası
    Odalarında hamam böcekleri, sinekler
    Pis yataklar, lekeler, sararmış çatlak lavabolar
    Peki bir insan nedir
    Sorarım - ki otel katipleri sorar -
    Bir gün gittikçe ufalıyordum
    Düş müydü, gerçek miydi, iyi bilemem
    Oturmuş bir küvete kuruyup kayboluyordum.

    Şarkıcılar, sokak çalgıcıları gelir en çok
    Sokak kadınları, serseriler
    Evet, ara sıra Ruhi Bey de gelir
    Kan renginde gelir, yolunu şaşırmış bir böcek gibi gelir
    Sapından eğilmiş bir gelinciğin öğle uykusu gibi
    Çocuksu hafif

    Tam bizim otelliktir
    Sanırım elbisesiyle yatar, ayakkabılarıyla
    Sabah olunca erkenden kalkar
    Ve kalkar kalkmaz başlar içmeye, doğrusu pek anlayamam
    Uçak saatlerini sorar, lüks lokantaları sorar bir de
    Pek anlayamam
    Şu var ki, kendiyle eğlenir gibi sorar
    Elinde vapur tarifeleri, kataloglar
    At yarışı listeleri
    Yanaşır pencereye, ışığa tutar birer birer hepsini
    - Otel her zaman loştur -
    Bakar bakar bakar.

    Nemli bir havlunun yere bırakılışı gibi
    Çöker bir iskemleye sonra
    - Çoğu zaman böyle yapar -
    Sokağa bakar aralıksız
    Öyle bakar ki, sokakta bir şeyler olmuş sanırsınız
    Sanki bir cinayet işlenmiş, biri parasını çarptırmış
    Ya da terkedilmiş bir kadın yakalamış kocasını
    Bağırıp çağırıyordur gebe karnını göstererek
    Nerdeyse
    Hani nerdeyse polisler gelecek
    Nerdeyse
    Hani nerdeyse polisler gelecek
    - Gerçi her türlü olaya tanığızdır bu sokakta -
    Oysa işte Ruhi Bey
    Görerek bakmıyordur ki bir şeyler anlasanız

    içer bardağındaki son yudumu da
    Topundan boşalan bir kurdele gibi
    Sarı bir kurdele gibi
    Çekip gider az sonra.

    edip cansever
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük