arabaya bakar ama kaportaya değil, motoruna. (bkz: motorlar)
binaya bakar ama boyasına değil yalıtımına. (bkz: ısı transferi)
iş makinelerine bakar ama boyuna değil kayış kasnağına. (bkz: mak el)
eğer girişimci ruhu varsa, cesaretli ise, biraz da insan içine karışıp kendini müşterilerine sevdirebiliyorsa, ağzı laf yapıyorsa... bunların bir sonucu olarak da kendi işini yaptığı bir serbest meslek sahibi ise mutlu bir hayattır. kendi istediği saatte kalkar, istediği zaman tatile çıkar, bugatti veyron a binmiyosa bu sadece kendi istemediği içindir.
kişi harita mühendisi ise şayet ; koordinatlar onun hayatıdır.. istemese de analitik düşünmeye başlar.. çizimler, hesaplar ve sınırlar.. baktığı yerler artık onun için bina, yol, dağ, tünel, toprak, park değildir..
ticaret liseleri muhendisliğe puan vermediği için dolaylı yoldan mühendis olmayı kafaya koyan, bu yolda taviz vermeden, önce meslek yüksekokula gidip sonra binbir çileyle dgs yi kazanip intibakta kafayı sıyıran, üniversiteyi en erken 5 yılda bitirebilen zavallı bilgisayar muhendisinin hayatıdır.
herşeyi bilmenizin beklenmesidir. anten bozulur söz sizde, televizyon bozulur söz sizde, araba bozulur söz sizde, bilgisayar bozulur nesi vardır söz sizde. yapamayınca da öğretmediler mi olur.
yok geçende tv yi tamir ettim zaten birşeyi yokmuş açtım baktım sigortası yanmış, değiştirdim oldu da. ya düzeltemeseydim, kadın dırdırı da çeker bu meslek mensupları. en çok ona yanarım. ne biçim mühendissiniz siz. tamirci mübarek.
elektronik mühendisleri için hayat silisyumdan ibarettir. eline ne alsan silisyum çıkıyor, yakında silisyum şişme bebek fantezileri başlayacak diye çok korkuyorum. lütfen yardım edin!
endustri muhendisi icin pek tatlidir. her an kizlar, partiler, havadan gelen cuvalla para, surekli bir sosyallesme hali falan oyle boyle degil cok fena.*
sabah kalk, minibüsüne bin, proje çiz, teklif ver, teklif al, en ucuz ürünü bul, program yaz, sahaya çık, sürücü, plc, panel devreye al, yorul, minibüse bin, duş al, yemek ye, uyu