ben insanlara güveniyorum. en çok da kendime güveniyorum. kalbimdeki altıncı hislere de güveniyorum. başkalarının hatalarını sana ödetmek istemem. hem biliyorum bazen en dürüst insanlar bile çok üzebilir bir kadını. hem ben kadınım hissederim kimin beni üzeceğini. ama bazen görmezden gelirim. kalbimdeki şüphenin üstünü örterim. şimdiye kadar kim yaktıysa canımı hep bile bile ladestir. şimdiye kadar kime mesafe koyduysam aslında her şey mükemmeldir ama geçmişte canım yandığından koymuşumdur o mesafeyi. ama bir gün anladım. kötünün şüphesine belki düzelir diye şans vererek, iyiye belki altından bir kötülük çıkar diye mesafe koyarak gerçek aşk, gerçek ilişki yaşanmıyor. hayat fırsatları tepene o fırsatları artık o kadar sık yollamıyor. kendimiz ne kadar iyiyiz ki hem. ne kadar dürüstüz ki. birine , sana kalbiyle duygusuyla heyecanıyla gelen birine baştan 0 puan verip ondan kendisini ispatlamasını istemek saygısızlık hem. ben büyük ödül o da bir yarışmacı değil ki. belki bir güzel hikayenin iki başrol oyuncusuyuz. rol çalmanın anlamı yok. ben sana 10 puanını veriyorum. sen bana aşık olarak 10 puan vermişken bana başkası yakışmaz. senden beklentim karnen hep güzel gelsin..