erkek ve kadın için geçerli ve doğru olan önermedir. buradan geçmişini anlatmamalı gibi bir sonuç çıkmasına gerek yok. kişi kendisi anlatmak istiyorsa anlatsın tabi ki. Fakat bir geçmişin geleceğe etki etme durumu var ki çok saçma. neymiş diğeriyle hayatını birleştiriyorsa bilmesi gerekiyormuş. niye ki? geri dönüp düzeltmeye mi çalışacaksın? ya da "bi daha yapma bakiim, hmmmm, yoksa çükünü/kutunu keserim senin" mi diyeceksin? o kişi o an seninleyken mutluysan ve kişiliğini seviyorsan, geçmişin önemi hiç ama hiç olmamalıdır kanımca. düşün, diyelim ki sevgilin 2 yıl para karşılığı seks yapmış. bunu illa sana anlatması mı lazım? ne kazanacaksın? o güne kadar seni deli gibi mutlu eden bir ilişkiden yoksun kalacaksın sadece. unutmamak gerekir ki, o geçmişte sen yoktun. sen, seninle geçen zamanın kalitesine bakmalısın. gerisi ileride kavga çıkarmak için bahane olmaktan ileriye gitmez.
kaç kişiyle seks yaptı, kimlerle sevişti diye sorma, cevabını biliyorsun zaten. eğer onunla mutluysan bunu bir şans olarak gör sadece. bir de bunu diyen hayatını bakir mi geçirdi ki, bu hakkı kendinde saklıyor.
neyse çok uzatmadan tanım: herkesin geçmişi kendisine aittir. isterse açar, açmazsa kimse niye açıyorsun dememeli.
bir kadının geçmişi kimseye ait değildir. eğer isterse birden fazla erkeğe de ait olabilir. sevdiği erkek başkadır yatak arkadaşı olan erkek başkadır. (bkz: saygı lütfen)
Aslında Geçmişimde deşilmesini istemediğim şeyler yaşadım ve bunlardan duyduğum pişmanlıkların gün yüzüne çıkmasının bana verdiği rahatsızlığı feminist bir özgürlük sloganıyla saklayıp modern görünme çabası içerisindeyim demeye çalışan "bağyan" ın ağzından dökülen kelimeler. Geçmiş kimseye ait değildir, olsa değiştiren çok olurdu. Kadının geçmişi diyerek kadını ötekileştirmek de nasıl bir ayrımcılıktır arkadaş. Tespitinize..
erkek egemen bir toplumda bunların konuşulması bile ayıp karşılanırken yorum yapmak zor tabi. bu ülkede böyle adamlar olduğu için dul kalanlara ''her yola gelir'' muamelesi yapılıyor. anlaşamadığı halde boşanmak yerine kahır çekiyor kadınlar, sırf laf söz olmasın diye. bu lafı ve sözü çıkaranlar da ''tertemizdir'' güya.
çok büyük konuşmayın gençler. zaten böyle büyük büyük konuşanların olgun düşünmediği belli oluyor. belli ki acı yaşamanız gerekiyor. allah kalbinize göre verir zaten.
bu önermeye nereden baktığınıza bağlı olarak yanlışlanabilir ya da doğrunabilir. ancak bu fikir, erkek egemen toplumumuzda karşılık bulamaz zannımca. ayrıca hayatınızı birleştirdiğiniz insanın geçmişi, şu anki birlikteliğinizden tamamen alakasız ve bağıntısız değildir. insanın geçmişi geleceğine yön verir, bu sebebten hayatımda olan insanın geçmişi ben ilgilendirmek durumundadır ki kendisiyle sağlıklı bir geleceğin temellerini atabileyim.
aynı dili konuşmamıza rağmen hangi toplumda yaşadığını merak ettiğim insanların saçmalar saçması önermesidir. ulan o kadın senin nikahlı karın olmuş. ne demek geçmişi sadece ona aittir? sen o kadını geçmişi, geleceği, bugünü her şeyiyle bir bütün olarak alıyorsun, namusum helalim diyorsun. hangi midesi olan adam namusum dediği kadının önceden başkalarının paçavrası olmasını kabul edebilir? sadece adam da değil. hangi çocuk melek olarak gördüğü annesini o şekilde kabul eder? sonuçta bu kız birisinin bacısı. hangi abi kız kardeşine bunu yakıştırır? hangi anne baba kızının namusunu kirletmesinden dolayı yerin dibine girmez? yok öyle dava. sadece onu ilgilendirirmiş. bir kadının geçmişi o kadının üzerinde hakkı olan herkese aittir. sadece kadının kendisine ait değildir hatta. kadının geçmişi, namusu kocasının, ana-babasının, abisinin, ablasının, kardeşlerinin, çocuklarının o kadına emanetidir ve kadın da onu tertemiz tutmak zorundadır. aksini düşünen, savunan adamlara empati dahi yapamıyorum.