bir insanın ruh halini ve yaşam tarzını çözebilmektir. insanın fikirleri ve ruh hali, yaşadığı zamana ve mekana göre değişebildiğinden zor bir olaydır. kendinizi iki sene önceki halinizle kıyasladığınızda, başkalarını nasıl anlayacağınızı kara kara düşünmektir.
sürekli empati kurarak o insanın yaşamına seninde dahil olup onun penceresinden bakabilmek. zaman zaman onun gibi düşünmek onun gibi hareket etmek gerekebilir,o yaşamın tadına vardığınızda acıyı tatlıyı ayırt edebilmektir.
yazının tamamını okumakla mümkündür sadece. içinden bir parçayı alıp bakarsanız sadece aldanırsınız.
basında örneği çoktur. hakkında sadece tek kelime duyulan insandan nefret etmek gibidir.
zordur. empati ne kadar da yapılsa; hissetiklerini, yaşadıklarını, düşündüklerini onun kadar içten hissedemez. sadece karşısındaki tatmin etmek için anlıyorum seni lafı kullanılır.
tamamen sanattır. biraz yetenek, biraz yaşanmışlık, biraz acı çekmek, biraz kazık yemek biraz da araştırma gerektirir. bunların hepsi aynı bünyede toplanıp harmanlandığında, bir anda anlayan insan durumuna gelirsiniz. sonra bir bakarsınız ki, sizden hep anlayış bekleniyor, ama kimse sizi anlamaya çalışmıyor. işte o zaman, kısır döngü yeniden başlar. bu sefer anlamayı unutup, anlaşılan olma mücadelesi başlar.
kapalı bir sandığın içinde günışığına çıkmayı bekleyen, kıymeti bilinmemiş bir define değilim ben. hakkımda soracağın her sorunun cevabı üç aşağı beş yukarı sende saklı zaten. beni keşfetmeye çalışmanı da, keşfettiğini sanmamı da istemem. tanımak zorunda değiliz birbirimizi, daha bir arpa boyu tanıyamamışken kendimizi. başkaları hakkında edinilen bilgiler, çöplükten gelişigüzel toplanmış yiyeceklere benzer. tadına varamayacak olduktan sonra, kokutmak zorunda değiliz beynimizde.. ***
yanılsamadan ibaret olan eylemdir.
anladığını sanıyorsan anlamamışsındır zaten muhtemelen.
öyle kolay değil kendi benliğimizden kopup karşıdaki insanın yerinde düşünebilmek kendimizi.
O kadar kolay değildir. Bakın su sıralar fena taktiğim bir söz var.
Bir insanın acısıni anlamak icin onunla ayni acıyı yaşaman Lazım. Ama onunla ayni acıyı yasamış olman onu anlayacağın anlamına da gelmez.
Beni anlamıyorlar diyenler haklıdır. Çünkü, Yaşadığın Acının kuvvetini bilmiyorlar. Bir laf vardır bekara karı boşamak kolaydır diye iste durum bu.
Bir insani anlamak Dünya'daki en zor empati yollarından biridir. His ile olacak birşey değildir. Onun yaşadıklarını yasamanız Lazım.
Kısacası, kaybettim Dediğiniz kişinin sıradan biri degil de Cok değerli bir Kişilik oldugunu anlatırsanız kimse anlamaz. Bunu anlayacak tek kisi, senin gibi ayni Kişilik sahibi birini kaybetmiş insandır. Ve kolay kolay boyle bir dost bulmak zordur.
öncelikle insanın bilinç altında değer verilen biri olması gerekiyor. anlamaktan kastedilen duygularının derecesini ölçmek ve sadece onun üzerine anlam yükleyebildiği ilginç ayrıntıları yakalayabilmektir. mesela tavana bakarken aniden gülen birinin gülmesine eşlik edebilmek gibi ilginç olay bu bence. düz düşününce ortada hiç bir neden yokken, onun olaylar üzerine yüklediği anlamları öğrenip aynı kafayı yaşamak bu olay. bu kimyayı tutturan insanlar yapışık ikiz gibi olur zaten, mesela yirmi kişinin bir arada olduğu, önemli bir olay konuşulurken masanın iki farklı ucunda olan siz, sadece gözlerinizle bakarak ve yavşak bir nike ağzıyla gülümseyerek destan anlatabilirsiniz birbirinize.
Anlarsınız hatta ondan bile daha iyi anlarsınız büyük ihtimalle inkar eder anladığınızı çünkü onun anlattığını değil arka planını ve nedenlerini anlarsınız.
beni boyle sevin sevecekseniz.
ben kendimi anlamiyorum siz mi anlayacaksiniz.
yani anlasilmayacak kadar duz basit onemsiz detaylarim var.
hicbir suprizim yoktur.
ondan anlasilmaz geliyorum belki.
var bir sıkıntı ama cozemiyorum.
yani bu duzlugun siradanligin altinda gizlenen hicbir sey yok.
anladığını zannetmektir aslında. çünkü insanın düşüncelerinde hep kendinden bir şeyler olur. art niyetli insanlar kötüye yorar, saf insanlar daha kolay kandırılır.
ancak benliğinden sıyrılan insanlar anlayabilir diye düşünüyorum.