sevilen insanın inatçılığının ve egoistliğinin tırmanarak sürmesinden ve sürekli kendisiyle çelişmesinden ileri gelendir. ne kadar sabır gösterilirse gösterilsin, ruhların yıpranmasına, yolların ayrılmasına sebep olur. elbette kalmak, hiçbir şey olmamışçasına birlikte çaba göstermek iyidir ancak eninde sonunda herkesin bir naz çekme kapasitesi vardır.
mutlaka hayatınızdan çıkarmakla sonuçlanan güven yokluğudur. her duygunun, canlanma ihtimali vardır. ama güven sarsıldıysa, hiçbir çaresi yoktur. tekrar yerine konulamayacak tek duygudur.
güvenememek kişiye kaybetme korkusunu yaşattırır. kaybetme korkusu da sizi hataya sürükler ve o an o ilişkinin biteceğini anlarsınız. biricik sevdiceğinizi de kaybedersiniz. kısacası güvenememek, kaybettirir. güvenemiyorsanız o iş olmaz, eninde sonunda ayrılır anılarla yetinmeye çalışırsınız.
o kişi sizi ne yapmış etmiş etkilemiştir, siz de yavaş yavaş hoşlanmaya sonra da o kişiyi sevmeye başlarsınız.ancak söylediklerine inancınız bazen hiç olmaz, bir türlü güvenemezsiniz.
olması gereken durum budur a dostlar. burda sevmekten kasıt aşık olmak olmayabilir. herangi bi arkadaşınızı seversiniz, sonuna kadar güvenirsiniz. ben öyle yaparım şahsen. ondan sonra, bi terslik olduğunda sevmekten öte, güveniniz yıkıldı diye yaralanırsınız. ha seversin de güvenmezsin, ne olur? zaten temkinli davranırsın. dolayısıyla çok da acımaz canın. velhasıl, bir insani sevmek ama guvenmemek gayet yerinde bir yaklaşımdır, sevdiğin herkese güvenmek ise, hayat boyu ders alınmayan bir hatadır.
sevginin bir çok çeşidi vardır. anneni seversin, babanı seversin, kardeşini seversin, hayatına anlam katanı seversin. ama bu yalan dünyada kimseye güvenemezsin. hele bir de ilişkilere gereğinden fazla anlam yüklüyorsan babana bile güvenemezsin ihtimaller dahilinde yamuk yapma olasılığı vardır.
ayrıca sevgi tek yönlü olabilir ama güven mutlaka çift yönlü olmalıdır. aynen trafige çıkınca kimseye güvenemeyeceğimiz gibi.