çoğu zaman hüsranla biten inanç. insanların ne zaman ne yapacağını ve senin hakkındaki asıl düşüncelerini asla bilemezsin. açıkçası biraz temkinli davranmazsan her türlü kazığı kabullenmek zorunda kalırsın.
insan duygularında bir öncelik sırası var büyük ihtimalle henüz keşfedilememiş olsa da şöyle ki; nefret sürekli sevgiden önce gelebiliyor. Çıkarları koruma güdüsü ,ya da adı her ne ise, tüm bu sıralamayı bozuyor, mevcudiyeti halinde her zaman ilk sırada yer alıyor. Haliyle, bir insana güvenmek yersiz, muhtemelen çıkarını koruma güdüsü ortya çıktığı ilk halde tercih ettiği siz olmayacaksınız.
yaşayabilmek için en önemli detaydır bir insana inanmak. yaşamı anlamlaştırır, mutlu kılar , huzurlu yapar.
körü körüne bağlılıkla, inanmayı ayırt edebilen insan hakkettiği güzellikleri mutlak bulacaktır.
sıkıntısız olur inanan insan, çok detaycı olmaz, buhramlara da girmez öyle.
hem sevebilmenin başlangıç aşamasıdır, hem sadakati pekiştirir. gözler kapalı değil, açık olmalıdır , inanmak şarttır hayatın güzelliğini yaşamak için...
güzeldir. ama her güzel şeyin olduğu gibi bunun da büyük bir bedeli vardır. hayatta hiçbir şey inandığınız insan konusunda yanılmış olmak kadar yıkmaz sizi. yine de inanmak güzeldir be çocuğum, hele ki bir insana inanmak. inanabileceğiniz insanlarla karşılaşmanız dileğiyle.
bir insana inanmak yürek ister. herkes bu yüreğe sahip değildir. birine sorgusuz sualsiz inanmak ise sadece gözü karalık ister. bir insana inanmak için önce kendine inanmak gerekir. kendine inananın da pek fazla olduğu söylenemezz.
dünyanın en kolay işidir,defalarca yaptım biliyorum,sigara bağımlılığı gibi,sigarayı bırakmaya karar vermek gibi.
her seferinde bu kez bırakıyorum diyorum sonra başa dönüyorum.
her nefeste içime zehir çekiyorum,içim kararıyor,uyuyup uyanıyorum,tekrar inanıyorum...
dünyanın en zor işi,hiç bi zaman yapamayacağımı/yapamadığımı bilmek canımı yakıyor,kendime değil hala başkalarına inanıyorum.