Kişilere göre değişendir. ilk aylar bana gereksiz aksiyonlu gelir mesela. ilişki oturunca daha güzel ve doyurucu oluyor. Ama tabi ilişkiden ne beklediğinle orantılı bu durum. Ben pizza yerken, elimi ağzımı silen sevgili beni o an bu yaptığı ile mutlu edebiliyorken bilmem kaÇ tane kırmızı gül ile mutlu edemedi mesela. Bakış aÇısı işte.
Yaşamaya başladığınız, ilk dönemdir...
Zerafet, canımlar cicimler, verilen sözler, ilgi alaka, hülyalı bakışlar...
Sonra geçiyor...
Eeyyle bakakalıyorsunuz... Bu, O' mu diye....
ilişki dediğin sex ilişkisi ise çoktur, yok duygusal ilişkiyse hiç bir güzel anı gelmez aklınıza, beyin hücrelerini eskitmiş bir eski sevgili gibisi yoktur, unutun ve sex ilişkisine yoğunlaşın.
3 evreye bölünerek incelenmesi gerekir.
1)sevgili olmadan önceki sen, ben
2)sevgili olduktan sonraki biz
3)sevgili olayı bittikten sonraki o, bu
yaşanılması gereken en güzel duyguları sevgili olmadan önceki birliktelik yaşatır. ne o senden, nede sen ondan sorumlusundur ama ortak birşeyler yaptığında heyecan ve mutluluk uyandırır içinde. ara sıra küçük kıskançlıklar yaparsın ama birşey de diyemezsin. böyle devamlı içinde kelebekler uçuşur durur. herkese mal mal gülücükler saçarsın. keşke sevgili olabilsek diye de kendini yer bitirirsin. ipleri eline almak istersin. öyle mutlu olursun ki ağzına sıçsalar sinirlenmezsin ve hayat tüm monotonluğunu bir kenara bırakır ve sosyal bir yaşam getirir sana.
ikinci bölüm sevgili olduktan sonraki birlikteliktir. artık o mutluluk olayları biz olarak tescillenmiş ve herkese bağıra bağıra mutluluğunu anırmak istediğiniz o an gelmiştir. sen, ben artık biz olmuştur. attığınız adımlardan haberdar eder, attığı adımlardan haberdar olmak istersiniz. yanlış kararlarında karşısında durur, doğru kararlarında alkış tutarsınız hatta gurur duyarak pohpohlarsınız. gece o uyumadan uyumak istemez, sabah kalktığında ilk ona günaydın mesajı çekmeden edemezsiniz. belli bir süre bu böyle gider ve birşeyi farkedersiniz. ilişkinin monotomlaştığını ve tarafların biri artık yavaştan sıkıldığını anlamaya başlar. artık bazı konularda kutuplaşmalar ve zıtlaşmalar ortaya çıkar. çekimserlik vardır.
ve o güzel mutlu anların yerini kavgalar alır. sert sözler ve uçsuz bucaksız nefretler söylenmeye başlar. hikayenin yerini alan tek bir anı kalır. ''ayrılık anı'' unutulmaz ve seven kişiye mıh gibi işler o an ki yaşananlar ve söylenen her söz.