kızın yeşil ışık yakıp yakmayacağı, verip vermeyeceği, kendisiyle evlenip evlenmeyeceği kararını öğrenirken takındığı ciddiyet maskesidir. maske diyorum, çünkü asıl duygu bir beklenti içerisindeki heyecan ve hayal kırıklığı olasılığıdır. olayın içinde tabii bir ciddiyet vardır ama baskın olan duygular farklıdır. bunu ayıralım.
bakkala girip ''abi bana bi kısa monte carlo'' dediği andır.hayat bi alışveriş, alırken de verirken de ciddi olacakmışız.ciddi olmazsak paranın üstü de sigara da hevesimiz de kursağımızda kalırmış...öyle masum durma haydi ciddi ol!
tuttuğu takım aleyhine verilen haksız bir penaltıdan sonra rakip futbolcu topun üzerine doğru giderken televizyonun önüne geçin ve o erkeğin size ''napıyosun ulan sen'' bakışı attığı anda fotografını çekin, televizyondan da rakibin attığı golü akrabası atmış gibi anlatan heyecanlı bir spikerin sesi gelsin. ömrünüz boyunca bundan daha ciddi bir bakış göremeyebilirsiniz. *