canlı yayınlanacağını duyurduğu sezon finalini halen banttan yayınlamakta olan dizi. sezon finalinin finalini canlı yayınlayacaklar galiba. zaten dünyada ilkkez bir dizi canlı yayınlanacak diye bi yalan atmışlardı, bu da cabası oldu. bir bölüm için terbiyesizlik sınırlarını aşmış durumdalar.
berbat bir dizi olmasının yanı sıra çok çok büyük bir yalana da imza atmış. sağolsunlar okuyabildiğim kadarıyla 2 yazar daha önce değinmişler bu terbiyesizliğe. ben de bahsi geçen, e.r.'ın ambush isimli bölümü hakkında birkaç link vereyim. tam 11 yıl önce çekilmiş bir bölüm. 11 yıl yahu.
daha da üzerine eğilinmeli bu yalanın. eşinizi dostunuzu uyarın elinizden geldiğince ve entry girin derim diğer canlı yayınlanmış dizi bölümleri hakkında.
efendim Türk seyircisinin nasıl kek yerine konulduğunu görüyoruz. Bir ilke imza atacakmış, genel müdürden tutun senaristlere, yönetmenlere kadar herkes bunun dünya'da bir ilk olduğunu söylüyor. Ulan ayıptır, yapmayın etmeyin. Dünya'da sıkça kullanılan bir yöntem bu. Hatta size bunu kullanan birkaçının ismini verelim:
Bu kadar açık ve net örnek varken, hatta bu diziyi çekenlerin bunlardan haberlerinin olmaması imkansızken açıkça yalan söylemeleri resmen ayıp. Size iyi seyirler.
şehrazat'la onur aksal'ın düğününün hem türkiye'de hem de dünyada ilk olarak canlı yayınlanacağını duyuran yapımdır.
bir dizinin canlı yayınlanması türkiye için ilk olabilir ancak ''E.R.'' olarak bildiğimiz ve türkiye'de acil servis adıyla yayınlanan dizi ambush adli 4. sezonun ilk bolümünü canlı yayınlanmıştı, hem de o kadar aksiyonun olduğu bir bölümü. binbir gece ise baya bildiğin düğünü canlı yayınlayacak çok büyük bir haltmış gibi.
hiç izlemediğim halde öyle tesadüfen denk gelmişken saçma sapan bir olayı gördüğüm dizi. şöyle ki bir sahnede ali kemal isimli karakter maç izliyor. maç bjk- gs maçı. ama hangi bjk-gs maçı:). 2 yıl önceki efes cup finali. adam öyle bir heyecanla izliyor ki maç bu hafta oynanmış falan sanırsınız. herhalde lig tv den maç istemek zor geldi arşivlerden çıkardılar öyle. ama çok saçma geldi bana. *
bugün gayet akademik bir ortamda hocalarımızla tartıştığımız dizi.
izlemem, etmem, bilmiyorum konusu ne? tek bildiğim erkek başrol karakteri, hanım karaktere reddedilmeyecek bir teklif sunmuştur, karı da teklif etmiştir, sonra olaylar gelişmiş aşk meşke sarmıştır dizi.
hanım karakter mimarmış, erkek karakterin inşaat şirketi varmış böyle kocaman, gökdelenli neli... bizi ilgilendiren en önemli konu bu oldu ve tartışmamız bunun üzerinden gitti...
hanım karakter ile erkek karakter sürekli abuk subuk sorunlarla uğraşıyorlarmış, sürekli ama sürekli bir aile dramı, yürek parçalayıcı olaylar, klasik ben senin anan değilim oğlum teyzenim vs. gibi olaylar dönüyormuş ki her türk filminde dizisinde var bu, hani yazlık sinemalarda teyzelerimiz dikkatle filmi izler, böyle hafiften de iğrenç bir aile şokunu görür; aaaeeeiiiiii anası değilmiiiş veya aaaaeeiiii tüüüü elinize yüzünüze dermiş, filmden etkilenirmişler ya, işte o zamanlar sanırım böyle aile şoku yöntemi ile seyirciyi etkilemeyi başarılı bir yöntem zannetmiş bizim yönetmenler hala üstüne gidiyorlar... üstelik bu kez işin içine para ve ahlaksız teklif koymuşlar... her neyse konuya dönelim, bu başroldeki hanım karakter, adı şehrazat oluyor, sürekli bir takım sorunlarla uğraşır, arkadaşlarının yardımına koşar üstelik her daim süslü püslü gezer ve aşırı sosyaldir, şöyle yemeklere davetlere falan gidiyorlarmış, ve utanmadan tüm bunların üstüne başarılı bir mimar'dır... eee oha artık diyoruz...
biz mimarlık okuyoruz, anamız ağlıyor cidden. yok benim annem ağlamaya meraklı zaten, abuk subuk esra ceyhan programlarına ağlayacağına, gelsin benim derslerim için ağlasın. her neyse, cidden anamız ağlıyor. hocalarımızın kılık kıyafeti pazar malı gibi oluyor. kaliteli giyiniyorlar ama kendilerine bakmadıkları için fıs. mimarlık ofislerine gidiyoruz, hayatlarından bezmiş insanlarla dolu... sadece mimarlığa özgü birşey değil bu, inşaat işi böyle. işini doğru yapan müteahhiti, inşaat mühendisi, mimarı, amelesi, ustası, ustabaşısı, akşam evine gittiğinde yorgunluğu tüm kas liflerinde hisseder. bu yorgunluk yüzünden vurdumduymaz olurlar. yemişim kılığını kıyafetini derler. tek düşündükleri tuğla üstüne tuğlanın nasıl geleceğidir... ve bir de geçim sıkıntısı zaten onların işlerini daha da zorlaştırır...
tamam anladık bu şehrazat hanımda geçim sıkıntısı yok, zorda kalsa bi gece verir sevgilisine, 150 bin doları alır yine ama bu insan nasıl başarılı mimar oluyor. üstelik önceki bölümlerden birinde dubaiden ödül alıyormuş sanırım. çok kanımıza dokundu. hocalarında, bizimde... yapıyorsunuz bari doğru düzgün yapın şu diziyi, mimarın mühendisin adını ağzınıza almayın. mimar-mühendis mi görmek istiyorsunuz dizide, michael scofield abimize bakın... adam plan kurdu, şehrazat kim lan? böyle gezip tozup nasıl başarılı mimar oluyor?
neyse dizi ben hiç izlemedim. izlemediğim de iyi olmuş. hocalarımızın vs. çok kanına dokunmuş bu dizi. beni yerimden oynatırdı ki anlatmaları yetti, diziyi hiç izlemedim ve bu nedenle cem uzan esprilerinden şehrazat 1 ytl olacak'a uzun süre ahahahahaa efektleri ile güldüm ama kafamda bu ne lan? niye insanlara bu kadar komik geliyor diye düşünmüş durmuştum. daha sonra çekinmeyip bir arkadaşa sordum, şehrazat ne lan diye, anlatmıştı binbir gece dizisini...
aslında çok iyi bir yerden giriş yapmışlar... benimle bir gece 150 bin dolar... vay anam vay... ahlaksız teklif filmini türkiye şartlarına uyarlamışlar. robert redford, demi moore'a 1 milyon dolar veriyordu...
takip etmediğim bir dizi olmakla beraber kanallar arasında dolanırken bir anda kendimi nikahta buldugum dizi.
yalnız şöyle bir durum var; ne nedir bilmiyorum dizide, lakin sırf gerilim olsun diye önce geline "xx'i kocalıga kabul edıyor musun?" soruldu. akabinde elamana soruldu aynı soru, o da triplere girerekten "evet" dedi.
acaba hep böyle miydi bu dizi merak ediyorum, benim bildiğim; dünyanın her yerinde bu soru gelinlere en son sorulur. böyle gördük yani. ya hayır derse?
türk dizilerindeki esas oğlanla esas kızın evliliğinden sonra dizinin devamını sağlayan tek yol gayrimeşru bir çocuğu ortaya atmaktır. bu gelenek binbir gece'yle de devam ediyor ya gözümüz aydın ola.
diziyi nasıl devam ettiririm düşüncesiyle, senaristler tarafından karakterlerin seceresinin iyice kabartıldığı dizi. şimdi de onur bey in gayrimeşru çocuğu...