' caner taslaman ' hocanın çok güzel yorumladığı tanrı inancı argümanlarından biri.
hocanın bir kaç özellikleri: Bilim-Felsefe-Din ilişkisi, Küreselleşme ve islam, Kuran ve Bilim, Din Felsefesi, Bilim Felsefesi, Fizik Felsefesi ve Biyoloji Felsefesi en çok ilgilendiği alanlardır.
rasyonel temel bağlamında açıklayabilir. ancak nesnel, mekanik bir formülizasyon diyorsanız, bilim; var olana nasıl sorusunu sormaktan öteye gidemez. neden? sorusunu sorduğunuz anda felsefeye geçmiş olursunuz.
caner hoca bu işin piridir.
FArklı bir bakış açısı olarak açıklanabilen durum.
Araştırmanızı tavsiye ederim;
Sağ beyin süper egodan sorumludur, hani bazen kendimi zor tuttum dersiniz ya; işte o an sizi tutan beynin sağ lobudur,
bir takım ilaçlar ve özellikle alkol sağ duyuyu ortadan kaldırır.
BAzı hormonların optimum seviyeden farklı salgılanması davranışları değiştirir;
Troid salgısı düzensizleşirse aşırı sinirlilik halinin olması gibi.
Beynin ön lobu, frontal lob denilen;
sorumluluk duygusu ile ilgilidir.
Frontal lobdaki hasar davranış değişikliklerine yol açar. http://www.eminceylan.com/pro1.asp?CatID=65
Kısaca bazı hormonlar, sentetik ilaçlar, beynin veya birtakım salgı bezlerinin düzensiz çalışması kişinin davranışlarını etkiler;
fakat tüm bunlar ahlak konusunun tabii olarak sadece alt başlıklarıdır.
Bütünü incelediğimizde bu çocuğun ahlak anlayışını kimya ile açıkla bakalım dersen;
o kadarı bende yok usta... http://www.hocam.com/foru...o_yuk_degil_kardesimquot/
sosyal antropoloji ahlakın doğuşunu, gelişimini ve değişimini açıklar. dinler var olmadan önce de bir arada yaşamanın getirdiği faydacı-zorunlu kurallar, ahlakın temelini oluşturmuştur. kant'ın ahlak felsefesinde, din ahlakı takip eder. ancak, takip ettiği ahlakı kendi kuralları çerçevesinde yeniden tanımlar. ancak, toplumun zaten kabul ettiği ahlaki prensiplere tanrısal kisve kazandırır.
çalmak, öldürmek, zina etmek gibi çok tanrılı eski mısır'da bile yasak olan eylemler, dinsel ahlak kurallarında değişip kristalleşerek, kaynağı insani olsa da, tanrısal öz kazanmıştır. bu bağlamda bilim, insan toplumlarının tarihsel gelişimi içinde ahlakı bilimsel olarak temellendirebilir.
toplumsal psikoloji denen bir bilim dalı var. muzaffer şerif de bu alanın babası kabul edilir. yaptığı deneylere ve edindiği bulgulara bakıp ahlakın babalar gibi de bilimsel olarak açıklandığı kabul edilebilir.
bilimin işi doğayı açıklamaktır, bu kadar basit. oysa ahlak, ki tanımı gereği "yapay" olmak zorundadır, bilimin alanı değildir. bilimin derdi eğer insan beyninin keyfi atraksiyonları, ya da kendini meşrulaştırma cambazlıkları tarzında fantezilerle boğuşmak olsaydı zaten bilim olarak yapabildiklerini de yapamaz hale gelirdi.
bilim herşeyi açıklayamaz zaten. bilim insanlar tarafından oluşturulmuş bişeydir. Açıklamasını da insanlar yapacağından herşeyi açıklamasını bekleyemeyiz.
bilim pozitif ve sosyal olmak üzere ikiye ayrılır. pozitif bilim doğayı açıklar, sosyal bilim insanı. ahlak da insana içkin bir şey olduğundan bilim ahlakı da pekala açıklar pekala.