"körlerden öğrendim. çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar. basacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar... bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydali ise konuşur, yararlı ise yaparım... faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim."
benim bilgelikten anladığım doğru olduğuna inanılanı eylemlere yansıtma çabasıdır. çelişkiden bağışık hareket etmeye çalışmak ama bunu kendimiz için ödev bilmektir. başkaları için değil.
--spoiler--
bilgelik, her an yasamin ortasinda birlik dusuncesini dusunebilme, onu hissedebilme ve nefesle icine cekebilme konusunda ruhta her an var olan egilimden baska birsey, bir yetenekten, gizli bir hunerden baska birsey degildir.
--spoiler--
4 yıl önce uğultulu bir sonbahar gecesi rüyamda tanıştığım bilge bir güvercin ile üzerine konuştuğum kavram. sütbeyaz denilen bu güvercinin gözleri cam gibiydi. ve birden o soruyu sordu bana. hiç beklemiyordum.
- bilgelik nedir sence ?
güvercine baktım ne alaka dercesine. rüyaydı bu tamam ama rüyada bile bu kadar absürtlük fazlaydı. ama yine de sorusuna cevap vermeye çalıştım.
+ " bence bilgelik; hem okuyarak hem de tecrübe ederek bilgi sahibi olmak ve bu bilgiyi faydalı işlerde kullanmaktır" diye cevapladım.
güvercin kafasını iki yana salladı sanki cık cık cık hayır dercesine ve söze girdi;
- bu tanım eksik. bu tanım tam anlamıyla bilge kişiyi tarif etmiyor. bilgelik; okuyarak ve tecrübe sahibi olarak bilgi sahibi olmak, bu bilgiyi faydalı işler için kullanmak ve kendi düşüncelerinden tamamen zıt düşüncelere sahip insanlara tahammül edebilmektir. başkalarının fikirlerini önemsemeyen, onları dinlemeyen ve gücü yetiyorsa onları susturan,engelleyen kişinin bilgeliğinden söz edilemez. bu kişi iyi işler yapıyor olabilir ancak fikir hürriyetini engellediği anda, bir insanın en önemli hazinesine, zihnine kilit vurmuş demektir...