sol tarafta başlığı görünce bu ingilizler niye beş çayı içiyorlar, dedim...
alıntıyı da şöyle bırakıyorum:
5 çayı geleneğinin doğuşu ingiltere’de Kraliçe Victoria dönemine rastlar. 1800’lü yıllarda ingiltere’de kahvaltı ve akşam yemeği olmak üzere iki öğün yenirmiş. Zamanla akşam yemeği önem kazanarak daha geç saatlerde ve daha ağır bir öğün olarak yenmeye başlamış. Bir rivayete göre 7. Bedford düşesi Anna, kahvaltı ile akşam yemekleri arasındaki saatlerin uzaması ile birlikte diyabeti olduğundan ötürü ikindi saatlerinde iyice bitkin düşüyor, zaman zaman bayılıyormuş. işte bu yüzden saat 5 civarında odasına bir bardak çay ve atıştırmalık yiyecekler söylüyormuş. Bu alışkanlığından gittikçe daha fazla zevk almaya başlayan Anna, zamanla arkadaşlarını da odasına çağırarak bu etkinliği bir davete dönüştürmeye başlamış. Bu davetler Kral Edward’ın da hoşuna gitmiş olacak ki bir süre sonra o da çay partileri düzenlemeye başlamış. Sarayda doğan bu davetler önce tüm ingiltere’ye, ardından da tüm dünyaya yayılmış.
benle uzun bir yola , gittiğini farzedelim.
kandırırım kendimi ne yapayım ?
bütün hatıralarımada saygılar arz ederim.
ama unutur muyum asla, niye unutayım ? https://www.youtube.com/watch?v=VYaAY8YEp5U
bir şarkı bu kadar mı insanı derinden etkiler bu kadar mı bam teline dokunur bu kadar mı gözleri dolu dolu eder ve her dinlendiğinde aynı duyguları hissettirir? bu kadar mı sözleri insanı düşünmeye sevk ettirir.
bütün yaşananlar biter mi bitince aşk?
işte asıl sorgulanan şey.
ayrılmak o kadar kolay ki bitirmek. sen o kadar kurmak için büyütmek için çaba harca emek ver ama 2 adımda geçiyorsun yalnızlık denen tarafa.ama aşk bitince yaşananlar biter mi? yakanızı bırakır mı? her gittiğiniz yerde yaptığınız şeyleri hissetiğiniz duyguları tekrar yaşamak zorunda mısınız? aşkın bitmesiyle başka şeylerin başlayacağını ummak ve aynı zamanda hayalkırıklığına uğramak..
bütün hatıralarıma da saygılar arz ederim, ama unutur muyum asla neden unutayım..
Günn en güzel saatiyle en güzel aktivitesi birleştirilmiş beş çayı ortaya çıkmıştır.
Genelde ev hanımları pasta börek kısır kurabiyeyle süslerler bu zamanı tabi dedikodu,muhabbet de cabası.
ingiltere kültüründen kopup ülkemize kadar ulaşan bir hoşbeş saatidir. efenim hanım teyzelerimiz, ablalarımız, varsa bunların küçümenleri hep beraber bir araya gelip bir yandan 5 çaylarını yudumlarken diğer yandan tarçınlı kurabiyelerini hüpletirler. ehh tabii bir yandan da dedikodu kazanı kaynar bu muhabbette.
önceleri fransa ve özellikle hollanda da yaygın olan bahçede çay keyfi ve çay kültürünün ingilizler tarafından geliştirilmesiyle ortaya çıkmış olaydır. fakat yeni nesillerle birlikte beslenme alışkanlığının da değişmesinden mütevellit bu kültür yavaş yavaş kaybolmaktadır. benzer bir kültür ise japonya da çay seremonisi adı altında devam ettirilmektedir.