kırılmaz dememek lazım, bazen kırılır, hatta sık sık kırılır da kırılmayı maddi bir faaliyet olarak gördüğümüzden pek anlamayız. şöyle gelişir her şey, bir düşünce gelir zihninize olup olmadık bir zamanda olup olmadık bir yerde (namazda yaratıcının varlığını sorgulamak gibi). beyin bedene yaptırdığı pratikle, pratiği yapmak için kurguladığı anlam dünyasını bir arada tutamaz, birlikteliği sağlamak için kendini inanılmaz bir şekilde kasdığından olsa gerek bir süre sonra yaptığınız eylem ve sorgulama çabası beynin faaliyet alanının dışına çıkar hatta bir süre beyinde bir soğukluk ve düşüncesizlik hissedersiniz. tam o anda becerip de ismini unuttuğunuz bir şahsın ismini hatırlama gibi beyni fazlasıyla yoran bir işlemle muhatap edebilirseniz, bir süre beyinsiz kalacağınız garanti edilir, en azından kırılma yeninden kaynayana kadar.